11 Eylül Saldırısını Kim Yaptı? – Tuhaflıklar

11 Eylül 2001…

Dünya tarihinin en büyük terör saldırısı o zaman yapıldı. İlk defa sivil yolcu taşıma uçakları, intihar eylemi için kullanıldı. 3 bine yakın insan hayatını kaybetti. Bu ABD’ye dışarıdan gelen ilk terör saldırısıydı ve Orta Doğu’nun kaderi böyle değişti.

Ancak 11 Eylül saldırısında bazı tuhaflıklar vardı. Her şey teröristler için o kadar yolunda gitti ki, bu durum akıllarda birçok soru işareti bıraktı.

George Bush 11 Eylül

ABD Başkanı Bush, Kötü Haberi Çocuklara Kitap Okurken Alıyor…

11 Eylül Saldırısındaki Tuhaflıklar

1. Genellikle 11 Eylül saldırısında kullanılan uçakların Arap ülkelerinden havalandığı düşünülmektedir. Oysa hepsi Amerika’dan havalanmışlardır. Saldırıda kullanılan dört uçakta toplam 19 Arap terörist vardır. İlk tuhaflıkta burada karşımıza çıkar. Daha önce Afganistan’a gittiği, Usame Bin Ladin ile görüştüğü iddia edilen teröristlere Amerika nasıl vize vermiştir.

2. 19 Arap terörist, dört farklı uçağa biner. İddia edilen durum, uçak kaçırma eylemini, yanlarında taşıdıkları bıçaklar sayesinde yaptıklarıdır. Tuhaf olan durum şu ki, bir tanesi bile güvenliğe yakalanmadan, üstlerinde taşıdıkları bıçakla uçağa nasıl binebilmiştir.

3. Uçaklar havalandıktan sonra, her uçaktaki 4 veya 5’er kişilik terörist gruplar, pilotları öldürerek uçağı ele geçirir. Bir başka tuhaf durumda buradadır. Çünkü pilot kabinleri ancak içeriden açılabilir. Ama dört uçakta da teröristler, bir şekilde pilot kabinine girmeyi başarır.

4. Teröristler yolcu uçağını kendileri kullanmaya başlarlar. Teröristlerin basit uçaklarda uçma dersi aldıkları varsayılsa bile, ilk defa kullandıkları boeing yolcu uçaklarında hedeflerine nokta atışı gitmeleri yine tuhaf bir durumdur.

5. Olaydan sonra şüphe çeken bir başka durum daha yaşanır. Bir terörist eylem yapıldığı zaman, teröristler bu eylemi üstlenirler. Oysa bu saldırıyı başta kimse üstlenmedi. Hatta ABD, bir ay kadar sonra saldırıyı yapanın Usame Bin Ladin liderliğindeki grup olduğunu söyleyince, Bin Ladin bunu reddetti. Çok sonra ise saldırıyı kendisinin yaptığını kabul edecek, hatta eylemcileri bizzat kendi yetiştirdiğini söyleyecekti.

Usame Bin Ladin - El Kaide

Usame Bin Ladin

6. Terör eylemleri genel olarak aynı amaçla yapılır. Bu amaç; karşı tarafın kamuoyunda, yani Amerika’nın kamuoyunda, bir korku oluşturmak ve hükumetlerine geri adım atması için baskı yapmalarını sağlamaktır. Oysa bu eylemde tam tersi bir durum gözlenir. Amerikan kamuoyu, intikam istemektedir. Kısa zamanda Bin Ladin’in bulunduğu ülke Afganistan işgal edilir. İşte bir başka tuhaf durum daha… Bin Ladin’in amacı neydi? Afganistan’ın, Amerika tarafından işgali mi?

7. Olaydaki bir başka gariplikte sanki eylemin Usame Bin Ladin ve uçaktaki teröristlerden ibaret olduğu algısıdır. Oysa tarihin akışını değiştiren böyle büyük bir eylemde, daha fazla kişinin olması gerektir. Teröristlere uçak kullanmayı öğretebilecek kadar başarılı bir örgütün geri kalanı nerededir? Uçağı keşfe giden, güvenlikten nasıl geçileceğini öğrenen, örgütün istihbarat elemanı kimdir? Teröristlerin uçakta kullandığı bıçaklar, içeriye nasıl sokulmuştur? Bu planı kuranlar kimlerdir?

Bunların hiçbirisinin sorusu cevaplanmadı. Her şeyin suçlusu Usame Bin Ladin, 11 Eylül saldırılarından 10 sene sonra, Pakistan’da bir köşkte öldürüldü. Uçaktaki teröristler zaten saldırıda ölmüşlerdi. Olay tam olarak hiçbir zaman çözülemedi.

Tüm bunlar birleşince 11 Eylül saldırısının, Amerikan derin devletince yapıldığı teorisi ortaya atıldı.

Eski ABD Başkanı John F. Kennedy

Suikast ile Hayatına Son Verilmiş Eski ABD Başkanı John F. Kennedy

Derin Devlet Nedir? ABD’nin Derin Devleti Var mı?

Aslında derin devlet devlet denilen olgu, her devlet içerisinde vardır. Bunlar özellikle bürokraside stratejik karar alma mekanizmalarını işgal eden veya devletin politikalarına etki edebilecek güce sahip; belki bir gazete sahibi, belki bir iş adamı, belki üst düzey bir memur olan insanların oluşturduğu gruptur.

Derin devleti bir çeteden farklı kılan şey ise amaçlarıdır. Derin devlet olarak tanımlanan grubun amacı, devletin en yüksek güce sahip olmasını sağlamaktır. Tabii herkes kendi devletinin en güçlü olmasını ister. Ama derin devleti ayıran özellik, siyaset oyununu kuralına göre oynamamalarıdır. Derin devlet hiçbir değer yargısıyla düşünmez. Yaptıkları eylemin ahlaki olup olmaması, sonucunda insanların zarar görüp görmemesi önemli değildir. Önemli olan devlettir, devletin çıkarıdır.

ABD’nin kısa tarihinde dört başkanın suikast ile öldürülmesi, başkanların politikasını beğenmeyince onları öldürebilecek kadar büyük bir güce ve sürekliliğe sahip Amerikan derin devletinin varlığından şüphe duyulmasını mantıklı hale getirir.

Saldırıyı ABD’nin Derin Devleti Yaptıysa…

Peki 11 Eylül saldırısını Amerikan Derin Devleti yaptıysa, olay nasıl gerçekleşmiş olabilir ve Amerika’nın bundan çıkarı ne olmuştur?

Bir teoriye göre uçağı kaçırdığı söylenen teröristler aslında uçağı kaçırmamıştır. Hatta onlar terörist değil, muhtemelen CİA adına çalışan veya bilgi sağlayan Arap muhbirlerdir. Onlara uçak biletleri verilmiş ve Amerika’ya gitme talimatı verilmiştir. Yani onlar uçaktaki sıradan yolculardan birkaçıdır.

Kaçırılan dört uçağın hedeflerine nokta atışı gitmesi ise uçakların dışarıdan yönlendirilmesi ile olmuştur. Teknolojik ağlarla uçağın kontrolü ele alınmış ve hedeflere sürülmüştür.

Ama bu teoriye karşı, uçaktayken yolcuların yaptığı aramaların ses kayıtları vardır. Ayrıca bazı teröristlerin propaganda amaçlı eylemden önce çekilmiş videoları mevcuttur.

ABD’nin 11 Eylül’den Çıkarı

ABD, Vietnam Savaşında iken kendi kamuoyunu savaşa ikna etmekte güçlük yaşamıştı. Oysa 11 Eylül’den sonra Afganistan’ı işgalinde hiçbir muhalefetle karşılaşmadı. Çünkü Amerikan kamuoyu bir travma yaşadı. Halk, korku ve tedirginlik içerisindeydi. Sadece Amerika’da değil, tüm dünyada müslüman teröristlere karşı bir nefret oluştu. Bin Ladin’in Afganistan’da olduğu istihbaratı alınınca, Afganistan’ın işgaline, ne Amerikan kamuoyundan ne de bir başka devletten itiraz olmadı.

11 Eylül sonrasında Afganistan’ın işgali ile ABD’nin öfkesinin soğuyacağı düşünülüyordu. Ama iki sene sonra Irak’ın işgali başlayacaktı. Ardından İran ile çatışma sinyalleri verildi. Sonra, Tunus’ta Arap Baharı denilen bir süreç başladı. Libya diktatörü Kaddafi sopayla öldürüldü. Yemen, Mısır, Ürdün, Cezayir bu durumdan etkilendi. Suriye’de iç savaş hala devam ediyor.

Belki Amerikan Derin Devleti, belki de radikal bir Arap Terörist… Orta Doğu’nun kaderi böyle değişti.

Orta Doğu’da ABD yeni bir düzen kurarken Türkiye hakkındaki planları neydi, 1 Mart tezkeresiyle neler değişebilirdi, Irak Savaşı petrol için mi yapılmıştı? Tüm bu soruların cevaplarını ikinci bölümde vereceğiz.

devamı gelecek….

Afganistan