ABD İran İlişkilerindeki Geriliminin Gerçek Sebebi!

Son günlerde ABD’nin, İran’ın efsane komutanı Kasım Süleymani’yi drone kullanarak Hollywood tarzında bir suikast ile öldürmesi gündemde yerini korumaya devam ediyor. Konuşulanlar ise karizmatik lider Kasım Süleymani’nin geçmişi, bu saldırı sonucunda Amerikan kamuoyunda sarı ve deli başkan Trump’un seçimlerde artacağını sandığı oy oranı veya komplo teorisi olarak Üçüncü Dünya Savaşının başlangıcının ilk adımı olması üzerine… Oysa ABD-İran arasındaki gerilimin asıl nedenleri hiç konuşulmamakta… Şahısların değil de devletlerin, yani intikamın değil de çıkarların sebep olduğu bu düşmanlığın gerçek sebebine baktığımızda, ortaya hiç beklemediğimiz yeni bir aktör çıkmakta…

ABD ile İran Geriliminin Gerçek Sebebi Nedir?

Şimdi konuya biraz ortasından girelim. Ticaret açığı kavramı; bir ülkenin ihracatının, ithalatından az olması durumunu ifade eder. Yani ticaret açığı olan ülke; dışarıya az mal satmış, lakin dışarıdan çok mal almıştır. ABD ile Çin arasındaki ticari ilişkiye bakınca, ABD’nin ticaret açığının giderek arttığı görülür. ABD, Çin’e sattığından çok daha fazlasını, Çin’den alır durumdadır. Ve bu durum her geçen sene dünyanın süper gücü olma iddiasındaki Amerikan Ekonomisini tehdit eder hale gelmiştir.

Rakamlarla verilecek olursa ABD ile Çin arasındaki ticari faaliyette ABD’nin ticaret açığı 2016’da 347 milyar dolardan, 2017’de 375 milyar dolara, 2018’de 420 milyar dolara ulaşmış durumdadır. Yani bu para Amerika’dan çıkıp, Çin’e akmıştır adeta.

Amerika menşeli dünyanın en çok kullanılan arama motoru Google’un, son yıllarda akıllı telefon piyasasında kendisine küresel bir satış alanı oluşturan Çin menşeli akıllı telefon markası Huwai’ye uygulama desteği vermeyeceğini açıklaması, Amerika ile Çin arasındaki ticari savaşın görünen bir yüzüdür.

İran-ABD arasındaki gerilimini konuşurken, Çin ile Amerika arasındaki ticari savaşa, Huwai’ye, Google’a nereden geldik şimdi diye düşünülebilir. Oysa ABD’nin İran’a karşı tutumunu belirleyen şey, aslında Çin ile yaşadığı ticari savaş kavramında saklı…

Amerika Düşerken…

Lidyalılar bulduğundan beri paranın dünyadaki en büyük güç olduğu herkesin malumudur. Yuval Noah Harari’yi meşhur eden Homosapiens adlı kitapta şuna benzer bir cümle vardı: Para insanoğlunun icat ettiği en kutsal şey…

Ucuz iş gücü ile dünyanın sanayisi haline gelen Çin, her geçen sene ABD’nin süper güç olma iddiasını biraz daha çürütüyor. ABD gelecekteki bu tehdit için Çin’e müdahale etmek istiyor. Bu müdahaleler ise Amerika ile Çin arasındaki ticari savaş olarak adlandırılıyor. Ancak Çin’in önünü kesmek için başka yollarda bulunuyor ve en güvenilir yol ise İran’dan geçiyor.

Çin devasa bir nüfusa, geniş topraklara, gelişmiş bir teknolojiye, büyük bir orduya ve güçlü bir ekonomiye sahip… Ancak Çin Halk Cumhuriyetinin, tıpkı Türkiye gibi en büyük problemi, kendi enerji kaynaklarına sahip olamaması… Petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar konusunda oldukça fakir olan Çin, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını İran’dan sağlıyor.

Amerika için Çin’in yükselişini engellemenin yolu bu yüzden İran’dan geçiyor. Irak, Suudi Arabistan, Venezuella gibi dünyanın en büyük petrol ihraç eden ülkelerine tahakküm edebilen Amerika, bu yüzden Orta Doğu’da İran’ı düşman ülke olarak görüyor ve ona ambargolar uyguluyor.