Alevilik Nedir? – Hacı Bektaşı Veli’nin İlkeleri, Tarihi, Önemi

Alevi kelimesi; Ali’ye mensup, Ali taraftarı, Ali’yi seven, ona bağlı olan demektir. Alevilik, İslam’ın temel kurallarına bağlıdır. Aleviliğe göre Kuran kutsal kitaptır, Hz. Muhammed son peygamberdir. Onları farklı kılan şey ise Ali’ye olan sevgileridir.

Alevilik Bir Tarikat mı, Yoksa Tasavvufi Bir Yol mu?

Nasihatname’de yazanlara göre bir gün Hacı Bektaş-ı Veli’ye tasavvuf nedir diye sorarlar. O da şöyle cevap verir:

Tasavvuf odur ki; her ne ki kafanda varsa bırakırsın. Ve her ne ki elinde varsa verirsin. Ve kuyuya düşen ne yaparsa onu yaparsın. Yani aklına, ilmine, dirayetine değil, Allah’ın lütfuna güvenirsin. Ve servetini Allah yolunda harcarsın. Ve hiçbir şeyinden emin olmayarak kuyu dibinden kurtulmak için çırpınan insan gibi her an Allah’a sığınır ve ondan kurtuluş beklersin. 

Alevilik bir mezhep yada tarikat değildir. Mezhepler ve tarikatlar dini kendi düşüncelerine göre kurallar, yasalar, yasaklar halinde sistemleştirirler. Dini olan her pratik meseleye; mesela abdestin nasıl alınacağına, secde de nasıl durulacağına kadar cevap verirler. Oysa Alevilik mezhep özelliği göstermez. Daha çok tasavvufi bir yönü vardır. Tasavvuf ehli; metaforlar, mecazlar, hikayeler, deyişler, özlü sözler ile duygulara hitap ederek dini yaşar ve anlatır. Alevilikte sistemli bir tarikat, bir kurallar bütünü olmaktan ziyade tasavvufi bir yola benzer.

Alevilikte Can’ın Anlamı

Alevi öğretisine göre insanın en büyük savaşı kendi nefsi ile olandır. Tüm insanlar eşittir ve bir insanın bir başka insana üstünlüğü yoktur. Bu yüzden cem esnasında herkes birbirine can diye hitap eder. Gönül, can’ın kıblesidir. Yani gönül Allah’ın evidir. Bu yüzden gönül yıkılmaz, hatır kırılmaz.

Tasavvufi Öğretiler – Hacı Bektaş-ı Veli’nin İlkeleri

Çoğu Hacı Bektaş-ı Veli’nin sözlerinden oluşan Aleviliğin öğretileri şu şekilde sıralanabilir:

  1. Eline, beline, diline sahip ol.
  2. İncinsen de incitme.
  3. Her ne ararsan kendinde ara.
  4. Her şeyin anahtarını özünde ara.
  5. Yol ile giden yorulmaz.
  6. Murada ermek sabır işidir.
  7. İnsanın cemali sözünün güzelliğidir.
  8. Hiçbir milleti ve insanı ayıplama.
  9. Düşmanının da insan olduğunu unutma.
  10. Ayıpları örtücü ol.
  11. Gönül elin, sofran açık olsun.
  12. Aşına, işine, eşine sahip ol.
  13. Nebiler(peygamberler) ve veliler insanlığa Hakk’ın hediyesidir.
  14. Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.
  15. İlim, hakikate giden yolları aydınlatan ışıktır.
  16. İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
  17. Araştırma açık bir sınavdır.
  18. Ara, bul, bil, sev, ol.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin Hayatı ve Önemi – 4 Kapı ve 40 Makam isimli yazımız için tıklayın.

Aleviliğin Türk Tarihi İçin Önemi

Türkler’in 10. yüzyıldan itibaren birkaç asır boyunca aşiretler, oymaklar halinde İslam’ı kabul ettikleri hepimizin malumudur. Türkler’in Müslüman olmasında Ahmet Yesevi’nin kurduğu Yesevilik gibi tasavvufi yolların önemi büyüktür. Özellikle göçebe Türkmenler arasında İslamiyet, tasavvuf erbabı sayesinde yayılmıştır. Alevilikte bu dönemde Yesevilik gibi Türkmenler arasında yayılan tasavvufi bir yoldur.

Kurucusu belli olmayan Aleviliği, Anadolu’da iki şekilde görürüz. İlk olarak Hacı Bektaş-ı Veli başta olmak üzere Anadolu pirleri, erenleri, dervişleri… İkinci olarak da 1240 yılında Anadolu Selçuklu Devletinde başlayan Türk tarihindeki ilk dini nitelikli isyan; Baba İshak Ayaklanması ve 17. yüzyıla kadar sürecek kanlı ayaklanmalar ile…

Ama bu ayaklanmaları söyleyip, Aleviliğin Osmanlı Devleti’ne olan katkısını söylememek de eksik olacaktır. Tarihte Rumeli topraklarının Türkleşmesinde Alevi-Bektaşi Ocakları çok etkilidir. Yine yeniçerilerin ve yeniçerilerin başı sayılan padişahların Bektaşi Ocağına mensup olduğunu söylersek, konunun ne kadar gri olduğunu anlatabiliriz.

Türklerin Şamanlıktan Kalma 30 Geleneği isimli yazımız için tıklayın…