Amerika Türkiye’den Neden Vazgeçemez: F-35 ve Patriot Krizi

Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum birçok büyük gücün çıkarlarının kesiştiği noktada bulunur. Mesela Meksika’yı düşünün. Güney Amerika Kıtasındaki bu devlet Amerika ile ters düşmek istemez. Çünkü onu dengeleyecek başka bir güç yoktur. Oysa Türkiye ne zaman NATO’dan beklediğini bulamazsa, partneri Rusya ile anlaşabilir. Bu durumu yakın zamanda yaşanan Patriot ve F-35 krizinde görmek mümkün…

Şöyle ki Amerikan menşeli Patriot Hava Savunma Füzelerinin NATO tarafından Türkiye’den kaldırılması sonucu, bir NATO ülkesi olan Türkiye Rusya’dan S-400’ü aldı. Bu NATO için büyük bir krizin başlangıcıydı. Türkiye bundan sonra F-35 uçak projesinden atılmakla tehdit edilince, SU-35 almak için Ruslarla görüşmelere başladı. İşte Türkiye’nin dış politikada esnekliğe sahip olmasını yakın zamanda yaşanan bu örnekler çok net gösteriyor.

Türkiye’nin dış politikasında büyük güçler arasında böyle git gel yapabilmesinin önemli bir nedeni var: Stratejik konumu…

Türkiye’nin Büyük Gücü: Stratejik Konum

Türkiye Cumhuriyeti hiç şüphe duymadan söylenebilir ki bölgesel bir güç. Bu demektir bölgesindeki devletleri etkileyebilme gücüne sahip… NATO’nun ikinci büyük gücü olan devasa ordusu, askeri teknolojide son yıllarda yaşadığı büyük ilerleme, 80 milyon’un üzerindeki nüfusu, dünyanın 16. büyük ekonomisi olması, Avrupa kadar olamasa da bölgesine göre yüksek seviyedeki okur-yazarlık ve yüksek öğrenime sahip gençliği veya üç defa askeri darbe yapılmasına rağmen Türk Halkının ordusuna duyduğu derin saygı… Birde imparatorluk geçmişini, devlet geleneğini koyunca Türkiye’nin gücünü saymış oluruz. Ama Türkiye’nin bir de stratejik konumu yüzünden sahip olduğu bir güç vardır ki, şimdi ondan bahsedelim.

Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu en önemli stratejik bölgesi boğazlardır. Düşünün ki Rusya bu boğazlardan geçmeksizin Akdeniz’e inemez. Amerika veya İngiltere ise bu boğazlardan geçmeden Karadeniz’de Ruslar’a meydan okuyamaz veya tam tersi Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi yardıma gidemez. Bu yüzden boğazlar Türkiye’nin elinde dünde, bugün de önemli bir koz olagelmiştir.

Gerçi İkinci Dünya Savaşı’nda Pearl Harbor Saldırısı ile deniz kuvvetlerinin önemi azalmıştır. Hava kuvvetlerinin gelişmesi, nükleer silahlar, kıtalar arası füzeler ile deniz kuvvetleri daha da önemsiz hale gelmiştir. Amerika’nın 2003’teki Irak Savaşında attığı ilk bombaların Amerika’dan kalkan uçaklar tarafından atıldığını biliyor muydunuz? Havada yakıt ikmali yapan uçaklar için artık dünya üzerinde gidemeyecekleri bir sınır kalmamıştır. Yine de Amerika bile böyle bir maliyete hazır değil… Bu yüzden Türkiye hala önemini değişik bir biçimde de olsa koruyor.

İncirlik Üssü’nün Önemi

Eskiden gemilerin geçeceği tek yol olduğu için önemli olan boğazların azalan önemini, çok daha fazlasıyla Türkiye’de bir hava üssüne sahip olma isteği doldurdu. Türkiye, Amerika’nın gözünde Orta Doğu’da koca bir uçak gemisi konumunda… Bu yüzden İncirlik Üssü Amerika için Türkiye’nin zaman zaman kapatmakla tehdit ettiği bir koz durumunda…

Türk topraklarında bir askeri üs bulundurmak, NATO için Orta Doğu’ya veya Kafkaslar’a anında müdahale etme şansı veriyor. Körfezde bulunan petrol üreticisi ülkelere karşı Rusya’nın saldırısını durdurmak Türkiye’de üs bulundurmasına büyük oranda bağlı… Yada tam tersini düşünelim. Amerika’nın yıllardır çatışma sinyali verdiği İran’a saldırması da büyük oranda buradan mümkün.

İran’ın Önemi

Amerika’nın İran’a olan bu düşmanlığı nereden kaynaklanıyor? Petrolden dolayı mı? Evet kesinlikle öyle… Lakin düşünülenin aksine İran petrollerini kendisi için istediğinden değil… Sömürgecilik çağı geride kaldı. Milliyetçiliğin doğduğu hiçbir yerde artık sömürgecilik karlı olamaz. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyaya bakınca bağımsızlığını kazanmış yüze yakın devlet görürüz. Bunun en bariz sebebidir milliyetçilik.

Düşünün ki 17. yüzyılda İngiltere’nin Hindistan’da kurduğu koca sömürge imparatorluğu için Bombay’da 200-250 civarındaki askeri yeterli geliyordu. Eğer 200 bin-250 bin asker gerekseydi İngiltere bu maliyeti karşılayamazdı.

Peki İran’ın önemi nedir? Cevap basit: Çin… Amerika dünyada süper güç olma özelliğini kaybediyor. Dünyanın sanayisi olan Çin, ekonomik olarak Amerika’yı geride bırakıyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük sorunu ise tıpkı Türkiye gibi enerji kaynaklarının olmaması… Çin ihtiyacı olan petrolün yüzde yetmişini İran’dan temin ediyor. Eğer Amerika İran’da bir savaş başlatırsa, bu durum en çok Çin’i etkileyecek…