Amerika’da Siyahiler Neden Hep Kötü Olarak Kalmak Zorunda?

Yukarıdaki resimde basit bir suçlamadan ötürü Amerikan Polisinin George Floyd adındaki siyahi vatandaşı diziyle boğarak öldürdüğünü görüyoruz. Bu durum, benzeri binlerce vakadan biri… Ancak Floyd’un ölümü toplumsal bir isyanı körükledi ve Amerika’da isyanlar hala son bulmadı. Tabi bu durumda Başkan Trump’un da payı büyük ve hakkını vermek gerekir. Twitter’dan isyancıların annelerine küfretmesi ve orduyu çağırırım tehdidinde bulunması herhalde kendi siyasi rantı için bir işe yaramıştır. Benim bahsetmek istediğim şey ise bu gündelik yaklaşımlardan çok daha uzak… Yuval Noah Harari’nin Sapiens adlı kitabında bahsettiği, Amerika’da siyahilerin neden hep kötü olmak zorunda kalacakları hakkındaki ilginç bulduğum bir yazıdan bahsetmek istiyorum.

Öncelikle Amerika’daki siyahilerin atalarının, aslında 16 ile 18. yüzyıllar boyunca Afrika’dan getirilen köleler olduğunu biliyorsunuz. Bu milyonlarca siyahi köle, Amerika’ya geldiklerinde madenlerde ve çiftliklerde zor şartlarda çalıştırıldı. Siyahiler birer köle olarak insani haklardan mahrumdu. Hatta Amerikan Bağımsızlık Bildirgesinde her insanın eşit doğduğu, eşit haklara sahip olduğu yönünde imza atanların çoğu köle sahipleriydi. Bildirgeyi hazırlayan Thomas Jefforsan’da buna dahil… Ve attıkları imzadan sonra hiçbiri kölelerini özgür bırakmamıştı. Çünkü insan haklarının siyahilerle bir alakasının olmadığını düşünüyorlardı. Köleliğin Amerika’da kaldırılması kararı, Bağımsızlık Bildirgesinden yaklaşık yüz yıl sonra gerçekleşecek, hatta bir iç savaşa neden olacaktı.

Ama asıl üzerinde durulması gereken ne iç savaştır ne de Bağımsızlık Bildirgesi… Afrika’dan Amerika’ya iki yüzyıldan fazla süre boyunca zorla köle olarak getirilen siyahilerin, neden köle olduğuna dair bir hayali gerçeklik yaratıldı. Üstelik bu gerek dinsel, gerek bilimsel kanıtlarla sağlandı. İlahiyatçılar insanlığın ikinci babası Nuh Peygamberin, Ham, Sam ve Yafes adında üç oğlu olduğunu; Afrikalılar’ın Ham’ın soyundan geldiğini, Nuh Peygamber’in oğlu Ham’ı, çocuklarını köle yaparak lanetlediğini anlattılar. Bilim adına konuşan biyologlar ise siyahların beyazlardan daha aptal olduğunu, daha az geliştiğini öne sürdüler. Din ve bilim, siyahilerin de tıpkı beyazlar gibi sadece insan olduğu fikrine karşı birleşmişlerdi.

Bana Bir Ön Yargı Verin Dünyayı Yerinden Oynatayım

Bu Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Gabriel Garcia Marquez’in meşhur bir sözüdür. Ve galiba tam da siyahiler hakkındaki ön yargı için kullanılabilir.

19. yüzyılın başında, önce güneşi batmayan İmparatorluk olan Britanya köleliği kaldırdı. Amerika’da da bundan sonra kademeli olarak kölelik kaldırılmaya başlanmıştı. 1860’larda köleliği kaldıracağını söyleyen Abraham Lincoln başkan seçilince iç savaş patlak verse de, Lincoln’ün içinde bulunduğu Kuzey savaşı kazandı ve Amerika’da kölelik kaldırıldı. Ancak bir sorun vardı. Köleler özgür kalsalar da, köleliği haklı göstermek için süregelen ırkçı mitler, ırk ayrımı, ırkçı yasalar ve toplumsal gelenekler yaşamaya devam etti. Çünkü herkesin inanmasını sağladıkları büyük bir hayali gerçeklik yaratmışlardı. Şimdi bu sahte gerçeklikleri, ön yargı olarak yaşamaya devam edecekti. Siyahilerin, beyazlara göre daha aptal, daha vahşi, suça daha fazla meyilli olduğu hakkında insanların kanıksadığı bir mit, bir ön yargı vardı.

Bu ön yargı siyahilerin her zaman bir adım geride olmasına sebep olacaktı. Bir iş yeri eleman alacağı zaman aynı özelliklere sahip bir beyazı mı yoksa siyahiyi mi işe alacağı konusunda bugün bile genellikle aynı kararı verir ve beyazı seçer. Bunun sebebi siyahilere karşı oluşmuş ön yargıydı.

Bu kısır bir döngüydü. Kendi kendini besleyen bir sebep sonuç ilişkisiydi. İki yüz yıllık kölelik, siyahların beyazlara göre daha fakir ve eğitimsiz olmasını gayet normal olarak getirdi. Siyahilere, beyazlarla eşit haklar tanındıktan sonra bile uzun süre üniversite gibi yerlere gidemediler. Siyahiler daha fakirdi. Daha eğitimsizdi. Ve üstlerine yapışmış az gelişmişlik damgasıyla toplumda kolay kolay iyi bir yere gelemiyorlardı. Artık özgür olmalarına rağmen toplumda hala iyi bir yere gelememeleri; ırkçı biyologların, yobaz din adamlarının iki yüz senede ürettiği ön yargı yüzündendi.

İnsanların köleliği meşrulaştırmak için ürettikleri siyahilerin az gelişmişliğine dair inanç, köleliğin kaldırılmasının üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen kalkmamıştı. Mevcut ön yargılar zaman geçtikçe daha derinlere kazındı. Tüm iyi işler beyazlar tarafından kapılmış olduğundan, siyahların düşük seviyede olduğuna inanmak daha kolay hale geldi.