Cumhuriyeti Kuran Kadro Nasıl Yetişti?

Cumhuriyeti Kuran Kadro

Yakın tarihimizde bir kurmay subaylar kadrosu vardır ki, bunlar, bilhassa 1908 ihtilalinden sonra adları daima duyulan, devletin ve milletin kaderinde müdahaleleri olan bir avuç aktif insan, bir avuç Önderler hatta kahramanlar kadrosu olarak sivrildiler. Enver gibi, Mustafa Kemal, İsmet, Karabekir veya Ali Fuat Paşalar ve Fethi Okyar gibi, sayıları nihayet iki elin parmakları ile sayılabilecek üstün insanlar… Şevket Süreyya Aydemir

Tarihimizde Cumhuriyeti kuran bir nesil vardır ki, o nesil başkadır. İmparatorluğun askerleri, Cumhuriyetin kurucuları olan o nesil dünyanın farklı coğrafyalarında; Asya’nın ücra köşelerinde, Afrika’nın çöllerinde, Balkanlar’da, Orta Doğu’da ve nihayetinde Anadolu’da savaşlarla yetişmiş bir nesildir. Ama ondan önce hepsinin eğitimlerini aldığı bir yer vardır: Harbiye Mektebi yahut Harp Akademisi…

Harp Akademisi- Cumhuriyeti Kuran Kadro
Mektebi Harbiye – İstanbul

Kahramanlar Yetiştiren Bir Okul: Erkanıharbiye Mektebi (Harp Akademisi)

Osmanlı denilince aklımıza 1453 gelir. Yahut Yavuz’un çölü geçtiği Mısır Seferi, veya Kanuni’nin Mohaç Seferi, Barbaros’un Preveze Deniz Savaşı… Ancak son yüzyılı pek gelmez aklımıza. Hatırlanacak büyük zaferleri yoktur çünkü. Osmanlı son yüzyılında çağ dışı kalmış bir imparatorluktur. Sanayi devriminin uğramadığı, teknolojik açıdan geri kalınan, kurumları yozlaşmış, borçlar içinde bir imparatorluk… Yada Rus Çarının ona taktığı isimle Hasta Adam…

Bu hasta adamın içinde hala düzgün çalışan bir kurum varsa, o da Erkanıharbiye Mektebi, yani Harp Akademisi denilebilir. Orduya subay yetiştiren bu eğitim kurumu için Almanya’dan hocalar getirilmiştir. Buradan çıkan subaylar askeri ateşemiliter olarak yurt dışında görev alacaklarından yabancı dili çok iyi bilmekte, vals yapmakta, hatta resim çizmektedirler. Yani çok yönlü bir eğitim almaktadırlar.

Osmanlı Harp Akademisinde Bir Savaş Tarihi Dersi

Tabi harbiyenin en önemli dersi ise savaş tarihidir. İsmet İnönü’nün Harbiye Mektebi ikinci sınıfındayken yaptığı bir ödev, harbiyenin nasıl öğrenci yetiştirdiği hakkında da bize fikir verir.

Dersin adı Meşhur Osmanlı Muharebeleri dersidir. Verilen vazife 1787-1792 Osmanlı-Rus harbine aittir. Yani bir harp tarihi dersidir. O harpte Avusturya ve Rusya müttefiktir. Öğrencilerden istenilen sadece 1787-1792 harbinin hikayesinin özeti değildir. Öğrencilerden istenilen, eğer bu harp sahnesinde kendileri kumandan olsalar ne yapacaklarıdır. Soru budur. Askerin konuluşu, ordu ve ordu gruplarına verilecek emirler… Romanya’da Prut nehrine kadar uzanan bir alanda yayılış, dağılış, hücum istikametlerinin tayini, kalelerin korunması, kaybedilenlerin geri alınması, yani kurtarılması bahis konusudur. Ve ordu merkezi Tuna’nın kuzey kollarından birinin kenarında, İbrail’dedir. Genç kurmay adaylarından beklenen hem Avusturya hem Rusya ordularına karşı, Osmanlı ordularını bir Serdar-ı Ekrem(Başkumandan) olarak en iyi şekilde yaymaları ve muzaffer olmalarıdır.

Orduların el altında tutulması, coğrafyanın şartları, yollar, mesafeler ve İstanbul’dan o kadar uzakta büyük bir ordunun, muazzam düşman orduları karşısında yiyeceği, içeceği, silahı, ikmali gibi her şey en ince detayına kadar hesaplanmalıdır. Daima değişen vaziyetlerde kağıt üzerinde işlenmelidir.

İşte Harbiye’de Türk Subayı böyle yetişir. Eğitim böyle verilir. Bu eğitimi alan mesela Enver Paşa Balkanlar’da ve Trablugarp’ta, Mustafa Kemal PaşaTrablusgarp’ta, İsmet Paşa Yemen’de adeta staj yapmışlar ve 1. Dünya Savaşına tecrübeli subaylar olarak katılmışlardır.

Cumhuriyet Sonrası Siyasi Tarihimizden İlginç Diyaloglar Sözler