Dede Korkut Hikayelerindeki Hatalar -Müslüman mı?

Dede Korkut Hikayeleri

Bütün Türk Edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u diğer gözüne koysanız, yine de Dede Korkut ağır gelir.

Fuat Köprülü

2019 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası Listesine kabul edilen Dede Korkut Kitabının en büyük özelliği, Türkler’in eski zamanlardaki yaşayışını anlatan yegane eser olmasıdır. Sözlü olarak yüzyıllarca kuşaktan kuşağa aktarılan Dede Korkut Hikayeleri, ancak 15 ve 16. yüzyıllarda yazıya geçirilmiştir. Hikayelerin bilinen iki nüshası vardır. Dresden ve Vatikan’da bulunan bu nüshalar 19 ve 20. yüzyıllarda ortaya çıkarılmıştır.

Dede Korkut Kimdir?

Resul Aleyhisselam zamanına yakın Bayat Boyundan Korkut Ata derler bir er ortaya çıktı. Oğuz’un evvel kişisi, tam bilicisiydi. Ne derse olurdu. Gaipten türlü haberler söylerdi. Hak Teala onun gönlüne ilham ederdi.

Kitabı Dede Korkut

Dede Korkut aksakallı, Oğuz Boylarınca saygı duyulan, bilge ve ermiş bir kişidir. Kerametini Bamsı Beyrek hikayesinde, Deli Karçar’ın ona vurmak için kaldırdığı elinin taş kesilmesi üzerine görürüz. Erkek çocuklar kahramanlık yapınca ismini o koyar. Düşmanlar arasında hakemlik vazifesini o görür. Kim akıl ararsa ona sorar. Aynı zamanda aşıktır. Her hikayenin sonunda elindeki kopuzu çalarak hem olanları anlatır, hem dua eder.

Dede Korkut’un gerçekten var olduğunu söylemek güçtür. Onu halkın ürettiği bir masal kahramanı olarak anlamak daha doğru olacaktır. Eğer gerçekten Dede Korkut diye biri yaşadıysa bile, muhtemelen hikayelerde anlatılan Dede Korkut’tan çok daha farklı biri olması gerekir.

Dede Korkut Hikayelerindeki Hatalar

Dede Korkut Hikayeleri yüzyıllarca dilden dile söylenerek yaşamış, en sonunda 15 ve 16. yüzyıllarda yazıya geçirilmiştir. Bu yüzden çokça değişime uğramıştır.

Dede Korkut Müslüman mıydı?

Değişimin en belirgin olduğu ve en çok kafa karıştıran noktası Dede Korkut’un ve hikayelerdeki Oğuzlar’ın Müslüman olmasıdır. Oysa hikayeler zaman olarak Türkler’in İslam’a girmeden önceki yaşantılarını anlatmaktadır. Buradan çıkan sonuç, hikayelerin değişime uğradığıdır. Yazıya geçirildiği 15. ve 16. yüzyıla dek sözlü edebiyatta değişime uğramış ve hikayelerdeki Oğuzlar Müslüman gibi kabul edilmiştir.

Coğrafya Problemi

Bir başka kafa karıştıran nokta da hikayelerin geçtiği coğrafyadır. Dede Korkut Hikayelerinde geçen Bayburt Kalesi, Mardin Kalesi, Pasin, Trabzon, Gürcistan gibi yerler Oğuzlar’ın Doğu Anadolu’da yaşadığı izlenimini uyandırır. Oysa Dede Korkut Hikayelerinin zaman bakımından Orta Asya’da geçmesi gerekir. Yine bu durum sözlü edebiyatla gelen değişmenin sonucudur. Hikayeler, yer isimleri değiştirilerek anlatılagelmiştir.

Dede Korkut Hikayeleri Sesli Dinle – Eba

Dede Korkut Hikayeleri Özeti: Dirsehan Oğlu Boğaç Han(1)