Dolandırıcılık Yöntemleri – Başınıza Gelebilir

Dolandırıcılık Yöntemleri

Bazısı bizzat başıma gelen, zeka ve oyunculuk gerektiren, ahlaki dereceleri kışın Erzurum’daki hava sıcaklığından bile düşük olan dolandırıcılık türlerini sıraladık.

Kör Numarası

Bu anlatacağım bizzat başıma gelmiş olup, kör numarası yapıp dilenmenin bir tık üstüdür. Dolmuş durağında elinde değneği ile bekleyen kör adam, gözüne kestirdiği birinden yardım ister. Diyelim ki kuzeye gidecektir, ama o güneye giden taraftadır. Siz de ona yanlış tarafta beklediğini söylersiniz ve az ilerideki üst geçitten karşıya geçirirsiniz. Yolda size önce teşekkür eden kör adam, ardından hep aynı cümleleri kurar. Bende yurtta kalıyorum, 80 lira(2016 fiyatı buydu) kiram var, ödeyemedim, ne yapacağım… falanlar filanlar… Koluna girdiğim ve az önce kör olan adamın, sağlı sollu çıkan üst geçidin merdivenlerinde kendi kendine yönünü bulması beni şüphelendirince sordum:

Abi senin gözler açıldı galiba, iyi yürümeye başladın. 

Böyle söyleyince bir anda kör olduğunu hatırlayan adam, bu sefer dönüşü alamayıp dümdüz gitti. Bende numara yaptığını ancak o zaman anladım.

Bir başka başıma gelen dolandırıcılık olayı ise testereciler…

Testereciler Yada Doğudan Geldimciler

Bu tipler iki şekilde de görülür. Sırtlarında bir elektrikli testereyle yada sadece eskimiş elbiseleriyle… Ama ikisi de; selamün aleyküm, deyip ellerini uzatırlar. Eğer aleyküm selam derseniz, hele bir de elini sıkarsanız, dolandırıcılar müşterilerini bulmuş demektir. Bunların da klişe senaryoları şudur ki; doğudan gelmişlerdir ve aç kalmışlardır. Belediyede ağaç kesmede çalıştıklarını, işten atıldıklarını veya hiç işe alınmadıklarını, kesecek ağaç bulamadıklarını … derler ha derler.

Bir gün bunlardan biri bana üç gündür aç olduğunu söyledi. O kadar içtendi ki inandım ve cebimdeki tüm para olan 80 lirayı adama verdim. Ama adam bununla yetinmedi. Hemen ikinci yalanına geçti. Erzurum’a gitmesi gerekiyordu. Bana çocuklarının resmini bile gösterdi. Bir de otobüs bileti parası verirsem memleketine geri dönecek, çocuklarına kavuşacaktı.

Bir Dilencinin Dolandırıcı Olup Olmadığını Anlamak

Bir dilencinin, dolandırıcı mı yoksa gerçekten ihtiyaç sahibi mi olduğunu anlamanın yolunu keşfettim o anda. Para verince daha fazlasını istiyorsa, o gözü doymak bilmeyen bir dolandırıcı olabilirdi ancak. Yine de bu bilgiyi öğrendim diye 80 liramı, yani tüm paramı bu dolandırıcıya kaptıracak değildim.

Sen onu ver, ben sana tüm vereyim o zaman, dedim.

200’lük çıkacağını uman dolandırıcı 80 liramı verdi. Sonra da adamı hafif küfürlerle uğurladım.

Telefon Dolandırıcılığı – Banka Hesabınız Teröristlerin Eline Geçti

Koskoca Profesör Canan Karatay’ı bile dolandırdılar bu şekilde. Hikaye genel olarak aynı: Kendisini polis ve savcı olarak tanıtan kişiler, hesabınızın terör örgütü tarafından ele geçirildiğini söylüyor. Polisin büyük bir operasyon başlattığını, kimseye bir şey söylememeniz gerektiğini, telefonu asla kapatmamanız gerektiğini söylüyorlar. Polisle beraber terör örgütüne karşı mücadele eden siz ise, o heyecanla neden polisin size bankanızdan para çektirip, poşetler içinde parkların gizli yerlerine attırdığını sorgulamıyorsunuz.

Canan Karatay Dolandırıldı

Komik olan ise Canan Hocayı dolandıranlar, bindiği taksiden fiş almasını bile tembihlemişler. Bu iş bittiğinde devlet Canan Hoca’ya taksi parasını geri ödeyecekmiş çünkü.

Gramofon Satıcıları

Üç beş öncesine kadar revaçta olan bir dolandırıcılık türü de gramofon satıcılarıydı. Bu mahluklar ellerindeki seyyar arabayla gramofon taşımalarıyla ünlüydü. Kendilerine hurdacı, eskici süsü verip; arabaların sıkça geçtiği yollarda bulunurlardı. Eğer birisi gramofonun fiyatını sorarsa asla net bir cevap alamazdı. Size uzun uzun aletin eskiliğinden, yanan bir köşkün içinden çıktığından, köşk sahiplerinin paşa filan olduğundan bahsedip, gramofonun antika değerine sahip olduğunu düşünmenizi isterlerdi. En son artık fiyata gelince beş bin liradan başlayıp, elli liraya kadar bıraktıkları olurdu.

Üç beş sene öncesi demişken, birde aklıma mazideki bir dolandırıcılık türü geldi.

Mazide Kalmış Bir Dolandırıcılık: Çamaşır Makinesi Kazandınız!

Özellikle doksanların dolandırıcılık türüdür çamaşır makinesi veya fırın kazandınız yöntemi. Hafta içi evde yalnız ev hanımının bulunduğu iş saatlerinde kapıyı çalan dolandırıcılar; yeni açılan mağazalarının tanıtımını yaptıklarını söylerlerdi. Ev kadınlarına bir zarf çektirir ve çamaşır makinesi veya fırın kazandırırlardı. Ancak, müşterinin ona özel bu hediyeyi almak için, dolandırıcının elindeki katalogdan bir şey alması gerekiyordu.

Cep telefonunun olmadığı zamanlardı. Kimse kocasını arayıp; ben çamaşır makinesi kazandım, ama bunun için küçük bir fırın almam gerekiyor, diye soramıyordu. Satıcı, yani dolandırıcı bu fırsatı bir daha yakalayamayacağını söyleyerek baskıyı arttırıyordu. Ayağına gelen bu fırsatı kaçırmak istemeyen, çamaşırlarının makinede yıkanacağını hayal eden kadınlar imzalardı önüne koyulan senetleri. Oysa ne açılacak bir mağaza vardı, ne de hediye verilen bir çamaşır makinesi. Gerçek olan ise borç senetlerinin altına atılan imzaydı.

Egm – Dolandırıcılık

Türk Milli Eğitim Sistemimizin Sorunları ve Çözüm Önerileri isimli yazımız için tıklayın!