Hedeflere Ulaşmak Mutluluk İçin Yeterli mi?

Hayat ve Mutluluk

Hayatın hep olumsuzlukları üzerine düşünüp, hareket eden kişi bir noktadan sonra bunlardan hiç kurtulamaz oluyor. Bunlar şüphe ile birleşip daha da boğucu bir hal alıyor. Kişi ” ben işimi kış tutayım yaz çıkarsa bahtıma ” düşüncesine bağlı olduğunda ve bunu hayat felsefesi yapıp çoğu eyleminde bu bakış açısı ile hareket ettiğinde, ister istemez hayattan daha az tat almaya başlayacaktır.

Mutluluk

Herkes haliyle her istediğine sahip olamaz. Başına birçok olumsuzluk ve sıkıntı gelebilir. Fakat, klişe gibi olsa da, bu sıkıntılar içinde güzel şeyleri görmek zorundayız. Hayatın en büyük mutlaklarından birinin, kişinin sadece kendi çıkarı için hareket etmesi olduğunu düşünüyorum. En büyüğünden en küçüğüne tüm istekleri bu şekillendiriyor. İster dünyayı yönetme düşüncesi, ister tüm dünyayı ağaçlarla süsleme düşüncesi. İster karnını doyurmak için bir hayvanı öldürme düşüncesi, isterse aç kalma pahasına bile bir hayvana zarar verememek. Yeter ki kişi, o an istediği şeyi gerçekleştirebilsin. Onu gerçekleştirdiği an ise mutluluğa ulaşılmış olunuyor. Tabii kavram olarak. Gerçekten mutluluk getirip getirmediği şüpheli.

Peki, hedeflerine ve isteklerine ulaşamamış insanların mutlu olma olasılıkları yok mu?

Günümüzde mutluluk, çoğunlukla bu durum üzerine ilerliyor. Kişi, oluşturduğu hedeflere ulaşması sonuncunda mutlu olacağını düşünüyor. Fakat bu hedeflere bir zorunluluk olarak bakıldığı için, hedefe ulaşmak için gidilen yolda bile sıkıntılardan bağımsız hareket etmek zorlaşıyor. Hedefe ulaşıldığında ise mutluluk yerine tatminsizlik hissi ön planda oluyor ve hayatta her ulaşılan hedef aynı sonuçlar doğuruyor.Belirlenen hedeflerden kastettiğim daha çok para, lüks, güç vs. için oluşturulan hedefler.

Doğa ve Mutluluk

Ne yazarsam yazayım mutluluğa ulaşmak için ne yapılması gerektiğini bulamıyorum. Düşündüklerim sadece mutsuz olmamak için kaçındığım şeyler. Sadece, mutsuz olmamak mutluluğu getirmiyor. İnsan, her zaman bir şeylerin eksik olduğu düşüncesi ile hareket ediyor. Bu bilgi ve gelişim için olmazsa olmazdır. Fakat mutluluk için sürekli bir şeyleri eksik hissetmek, bir noktadan sonra, insanı arayıştan vazgeçirebilir.

Mutluluk sadece elde edilenler ile hesap edilmemesi gereken öneme sahip olmalı. Asıl hedef elde edilen değil mutluluk olmak zorunda. Ünlü düşünür Nietzsche ise mutluluk arayan insanı hoş karşılamamış ve asıl önemli olanın güç olduğuna inanmıştır.

Bu deneme yazısı şahsi görüşüm ve yorumumdur. Herhangi bir tavsiye niteliğinde değildir.

Çoban mı Daha Mutludur, CEO mu Daha Mutlu?