Her Anı İlham Verici Tom Hanks Filmleri

Tom Hanks Filmleri


1. The Terminal

İMDB : 7.3
Yapım Yılı : 2004
Süre: 2 sa/ 8 dk
The Terminal Filmi

Bir üçüncü dünya ülkesi Kronezya’dan Amerika’ya yolculuk eden Bay Victor Navorski uçaktan inmiş, havalimanı terminalinde vize işlemlerini halletmeye çalışmaktadır. Ancak ortada büyük bir problem vardır. Victor uçaktayken Kronezya’da askeri bir darbe olmuş ve Amerika’da bu darbeyi tanımamıştır. Bu yüzden Tom Hanks’in canlandırdığı Bay Navorski’ye vize verilemez ve bu durum dışişlerine bildirilir. Ancak dışişlerinden haber gelmesi aylarca zaman alabilmektedir. Kronezya Devleti, Amerika Birleşik Devletleri tarafından tanınmadığı sürece Bay Victor Navorski’nin New York’a girmesi imkansızdır. Bu yüzden eline birkaç yemek fişi verilip terminalde beklemesi söylenir. Ve bu çılgın Kronezyalı Keçi Victor’un havaalanındaki yaşamı böylece başlar.

Vatansız kalan, pasaportuna el koyulan kahramanımız Tom Hanks havaalanı tuvaletlerinde duş alır. Bir hikaye kitabı alıp İngilizce öğrenir. Market arabalarını yerine götürerek 25 cent kazanır. Kaybettiği yemek fişlerinin yerine, kazandığı 25 centlerle hamburger yiyerek karnını doyurur. Ancak onu havalimanından uzaklaştımak isteyen yeni müdür olmuş kel kafalı bürokrat, market arabalarını toplaması için birine görev verir. Victor’un aç kalıp Amerika’ya kaçak gireceğini umarken, Bay Navorski yemek karşılığında çöpçatanlık yaparak yaşamına devam eder.

Gün geçtikçe terminal Victor’un evi haline gelmeye başlar. 67 numaralı kapıda kendine bir oda yapmıştır. Bir gece yarım kalan inşaattaki duvarı örer ve artık havalimanı müdüründen bile çok kazandığı bir işi olur. Babasına ilaç götüren bir Rus’a tercümanlık yapar ve evrakları eksik olduğu için ilaçları keçiye götürdüğünü söyleyerek bürokrasideki açığı bulur ve hasta adamın hayatını kurtarır. Bundan sonra havalimanı terminalinde bir kahraman olarak görülen Victor’a bir de lakap verilir: Keçi Victor!

Bazen kuralları yok saymak gerekir bürokraside. Havalimanı terminalinin yeni müdürünün bir türlü anlayamadığı bir şeydir bu. Ve basit şeyler için olsa bile insanlar sözlerini tutmalıdır. Bay Victor Navorski Kronezya’dan New York’a ne için gelmiştir? Bir söz için… Yanında taşıdığı tenekede saklı bir söz… Onu da artık filmi izleyince öğrenirsiniz.

2. The Green Mile – Yeşil Yol

Yeşil Yol Filmi
İMDB: 8.6
Yapım Yılı: 1999
Süre: 3 sa/9 dk

-Seni buradan çıkartmamı ister misin? Kaçmana göz yumabilirim. Uzaklara gidebilirsin.

-Neden böyle aptalca bir şey yapasın ki?

-Yargılanacağım gün, Tanrı’nın önünde durduğumda, bana gerçek mucizelerinden birini neden öldürdüğümü sorarsa, ona derim? İşim olduğunu mu? Böyle mi söyleyeyim! Bu benim işim mi diyeyim!

Tom Hanks’in boş rolünü oynadığı ilham verici en iyi filmlerinden biridir Yeşil Yol. İyi veya kötü rollerinde bütün karakterler muhteşem bir iş çıkarmıştır. 3 saatin üzerinde olan film alıp götürür insanı, farkına varmazsınız.

John Coffey karanlıktan korkan, mucizevi güçlere sahip, masum, saf, ancak iki küçük kıza tecavüz edip öldürmekle yargılanan devasa bir zencidir. Zaten siyahilerin pek sevilmediği 1930’ların Amerika’sında kolayca idama mahkum olur.

Yeşil yol, mahkumların elektrikli sandalyede idam edilecekleri yere gittikleri, yeşil parke taşlarından yapılmış yola denir. Elektrikli sandalyenin de bir adı vardır mesela: Yeşil kıvılcım…

Gardiyanlar kısa zaman sonra yeni mahkum John Coffey’deki mucizevi güçleri farkederler. Sonra onu hapishaneden kaçırıp, tanıdıkları birinin ölmek üzere olan karısının kafasındaki tümörü iyileştirmesini sağlarlar.

Çok yorgunum patron, repliğiyle unutulmaz John Coffey. Dünyadaki kötülük onu yormaktadır. Masumların çektiği acıyı içinde hisseder John Coffey çok uzun zamandır. Yorulmuştur. Artık haksız yere de olsa elektrikli sandalyede idam edilmeyi istemektedir. Ama giderken bazı güçlerini de Tom Hanks’e vermeyi ihmal etmemiştir.

3. Forrest Gump

İMDB: 8.8
Yapım Yılı: 1994
Süre: 2 sa/20 dk

-Anne tatil ne demek?

-Tatil mi?

-Evet, babamın gittiği yer…

-Tatil bir yere gidip asla dönmemektir.

Annesi ona anlaması için her şeyi farklı biraz farklı anlatmıştır. Çünkü IQ’su birazcık düşüktür Forrest Gump’un. Vücudu da zekasından farklı değildir. Bu yüzden yürümesi için sihirli ayakkabı olarak bildiği, demir ayaklıklar takmaktadır.

Bu durum okuldaki diğer çocuklar tarafından ezik olarak görülmesine neden olmuştur. Sık sık onu rahatsız ederler, koşamadığı halde kovalarlar. Zaten dünyadaki en acımasız varlıklar herhalde çocuklardır. Ama onu kovalayan çocuklardan kaçarken koşmayı öğrenmiştir Forrest Gump. Sihirli ayakkabısı da kırılıp gitmiştir.

Forrest o kadar hızlı koşmaya başlamıştır ki, okul takımına girmesi için üniversiteye alınmıştır. Yüksek öğretimini de bu şekilde yapmıştır: Futbol oynayarak…

Forrest Gump Filmi
Annem her zaman Tanrı’nın yöntemlerinin esrarengiz olduğunu söyler.

Çocukluğunda tek bir arkadaşı olmuştur: Jenny…

Tanrım beni bir kuş yap ve uzaklara uçabileyim; diye dua eden Jenny zor bir çocukluk geçirmiştir. Şimdi şu köprüden atlasam, acaba o çocukken ettiğim dua kabul olur mu, bir kuş olup uçabilir miyim; diye düşünür. Uyuşturucu bağımlısı olmuş, ikinci sınıf gazinolarda bedenini sergileyecek kadar düşmüştür. Ama Forrest Gump hiç beklemediği anlarda onu kurtarır. Aslında yardıma ihtiyacı olan Forrest Gump, etrafına sürekli yardım eden bir mucize gibidir.

Üniversite bitince askere gitmiştir Gump. Ordu onu çağırıyordur. Vietnam’dadır. Komutanı Teğmen Dead’dir. O zamana kadar yapılan bütün Amerikan Savaşlarında Teğmen’in babası, babasının babası, babasının babasının babası ölmüştür. Şimdi sıra Teğmen’dedir. Teğmen bu sırayı bozmak istememektedir.

Ancak bu sırayı bozacak olan Forrest Gump olacaktır. Bir saldırıda Teğmen’in ve bir kaç askerin daha hayatını kurtarır. Teğmen’in hayatını kurtarmıştır ama ayaklarını kurtaramamıştır. Ve bu durum Teğmen’in hiç hoşuna gitmez. Sıra bozulmuş, Teğmen kaderini yaşayamamış ve iki ayağı olmayan bir adam olarak kendini işe yaramaz hissetmektedir.

Forrest ise kurtardığı hayatlar ve bu sırada bir kurşun yemesi yüzünden şeref madalyası almıştır. Rehabilitasyon döneminde pinpon oynamayı öğrenir. Gözünü ayırmadan topa bak dedikleri için, o sahnede hiç gözünü kırpmaz. Turnuvalara Çin’e gider. TV’lerde gece yarısı şovlarına katılır.

Ve Forrest Gump bir işe başlar. Bir reklam kampanyasından kazandığı 25 bin dolarla -verdiği bir söz için- karides teknesi alır. İskelede ayakları olmayan Teğmen de vardır. İlk başlarda hiç karides avlayamamışlardır. Lakin bir gün denizin ortasındayken Amerika’nın o ünlü kasırgalarından biri kopar. Limandaki bütün gemiler zarar görüp batarken, açıktaki Forrest Gump ve Teğmen’in teknesine bir şey olmaz. Bundan sonra karides yakalamak çok daha kolay olur. Kısa zamanda çok zengin olurlar. Paralarını da Forrest’in bir manav şirketi sandığı Apple’a yatırınca artık milyonerlerdir.

Düşük IQ’su, yarı engelli doğması, babasının olmaması gibi birçok şanssızlıkla hayata başlayan Forrest Gump; bir futbol yıldızı, bir savaş kahramanı, ülke çapında ünlü, karides gemisi kaptanı, milyoner ve üniversite mezunudur.

Bunların Forrest Gump için ne ifade ettiğini anlayabilir misiniz? Hayır… Anlayamazsınız! O yüzden filmi izleyin.

Tüm Tom Hanks Filmleri – İmbd

Son Şnitzel ve Hile – Türk Bilim Kurgu Filmleri