Homo Sapiens ve Diğer İnsan Türlerinin Tarihi

Homo Sapiens ve Diğer İnsan Türlerinin Kısa Bir Tarihi

İnsan kavramını sadece homo sapiens için kullanıyoruz. Oysa bu yanlış bir kanaat… Son on bin yıldır ortalarda gözükmeseler de insanların başka türleri de vardır. Bu sıradan bilgi tarihin en iyi korunmuş sırlarından biriydi, der Harari bu durum için. Bu yazıyı Hayvanlardan Tanrılara Sapiens isimli kitaptan derledim. Yazarı Yuval Noah Harari… Şimdi Homosapiens’in kim olduğunu, akrabalarımız olan diğer insan türlerini ve onların başına ne geldiğini beraberce okuyalım.

Tarihin En İyi Korunmuş Sırlarından Biri

Homo; insan demektir. Sapiens ise zeki anlamına gelir. Homo, cins isimken; sapiens tür ismidir. Yani bizler homo(insan) cinsinin, sapiens(zeki) olan türüyüz. Bunu şu şekilde düşünün: Aslanlar, kaplanlar, leoparlar ve jaguarlar’ın tümü Panthera(büyük kediler) cinsine mensuptur. Leo ise aslanların tür ismi… Panthera leo deyince, panthera cinsinin leo türü olarak aslanın adını söylemiş oluyoruz. Yada kaplanları ifade etmek için panthera tigris diyoruz. Bu da panthera cinsinin tigris türü demek oluyor. Sonuçta panthera; büyük kedileri tanımlayan bir cins isim oluyor.

Şimdi homo’ya, yani insana tekrar gelelim.

Harari diyor ki; homo sapiens’de bir aileye mensuptur. Bu sıradan bilgi tarihin en iyi korunmuş sırlarından biriydi. Homo sapiens uzunca bir süre kendisini diğer hayvanlardan ayrı, ailesiz(kuzeni veya kardeşi, hepsinden önemlisi ebeveyni olmayan) bir yetim olarak gördü ama durum böyle değildi.

Yani Harari’nin dediği şu ki; homo cinsinin altında, sapiens sadece bir türdür. Ama şu anda yaşayan bütün insanlar birer homo sapiens… Çünkü homo sapiens dışında bir insan türü en son on bin yıl yaşamıştı.

Tarih Öncesinde Yaşamış Diğer İnsan Türleri

Harari diyor ki; insanlar ilk olarak 2,5 milyon yıl önce Doğu Afrika’da bir maymun cinsinden evrimleşti. Yaklaşık iki milyon yıl önce, bu arkaik erkek ve kadınların bazıları anayurtlarını terk ederek Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya’nın çeşitli yerlerine göç ettiler. Kuzey Avrupa’nın karlı ormanlarında hayatta kalmak; Endonezya’nın nemli cangıllarından daha farklı özellikler gerektirdiğinden, insan toplulukları farklı yönlerde evrildiler. Bunun sonucunda pek çok farklı tür ortaya çıktı.

Böylece Avrupa ve Batı Asya’da kaslı, soğuk iklime dayanıklı Neandertaller (Homo neandertalensis); Endonezya’daki Flores adasında boyları bir metreyi, ağırlıkları 25 kiloyu geçmeyen cüce insan türü Homo floresiensis gibi insan türleri yaşadı. En son 2010 yılında Sibirya’nın Denisova Mağarasını kazarken fosilleşmiş bir parmak kemiği bulunup genetik analizi yapıldığında, bu kemik parçasının da bilinmeyen başka bir insan türüne ait olduğu keşfedildi. Bu yeni insan türüne de Homo denisova adı verildi.

Yazar burada bir konuda uyarıyor. Yaygın bir hatayla insan türlerinin birbirine evrildiği düşünülüyor, diyor. Yani önce homo bilmem ne vardı. Ardından bunlar evrimleşip daha bir ileri versiyon olan Homo neandertal’e dönüştü. En son olarak da Neandertaller evrim ile güncellenip günümüz insanına, yani Homo sapiens’e dönüştü.

Oysa durum böyle değildir. Düşünün ki bugün dünyada ayı cinsine ait pek çok tür aynı anda yaşamakta… İşte Harari diyor ki; bundan on bin sene öncesine kadar dünya pek çok insan türüne aynı anda ev sahipliği yapmıştır.

Yani Homo sapienslerin, homo neandertallerle birlikte var olduğu bir dünya… Eşek ve atların beraber yaşadığı dünyadan çok da farklı değil aslında…

Diğer İnsan Türlerine Ne Oldu? Nesli Tükenen İnsanlar

Yok Olan Bir İnsan Türü: Homoneandertalensis

Yok Olan Bir İnsan Türü: Homoneandertalensis

Homo sapiensler’in kökü Doğu Afrika’dır. İlk defa burada ortaya çıkmışlardır. Yaklaşık 70 bin yıl önce Doğu Afrika kökenli Sapienslerin Arap yarımadasına doğru yayıldıkları ve oradan da tüm Avrasya’ya dağıldıklarına inanılıyor.

İşte bu göç hareketi, diğer insan türlerinin bir şekilde sonunu getirdi. Bunun nasıl olduğu sorusuna karşı ise iki teori var ve şu ana kadar ortaya çıkan deliller ikisini de haklı veya haksız çıkarmaya yetmiyor.

İlk teoriye göre Sapiensler, Afrika’dan dünyaya yayıldıktan sonra diğer insan türleriyle birbirlerine karıştılar. Onlarla evlendiler, melez çocuklar doğdu. Avrasya’ya göç eden Homosapiensler Homoneandertaller ile, Çin ve Kore tarafına göç eden Homosapiensler ise Homoerectuslar ile kaynaşıp melezleştiler. Buna ırk karışımı teorisi deniyor.

İkinci bir teoriye göre ise; Sapiensler ve diğer insan türleri farklı anatomilere sahip ve birbirleriyle karşılaştıklarında çiftleşseler bile üretken çocuklar yapamayacaklardır. Tıpkı eşeklerin ve atların çiftleşmesinden, üreme özelliği olmayan katırların doğması gibi…

İnsanların birbirleriyle karşılaştıklarında dostça beraber yaşamasından ziyade, birbirleriyle savaştıklarını, diğer insan türlerinin bu savaşlar sonucunda soykırıma uğradığı düşünülüyor bu teoride. Bunun adı da yerine geçme teorisi

2010 yılında yapılan bir deney ise iki teoriyi de hem haklı hem haksız çıkarmayı başardı. Fosillerden yeterli miktarda bozulmamış Neandertal DNA’sı toplayan genetikçilerin yaptığı araştırma sonucunda; günümüz Ortadoğu ve Avrupa insanı DNA’sının yüzde 1 ila 4’ünün Neandertal DNA’sı olduğu ortaya çıktı. Birkaç ay sonra Denisova’daki fosilleşmiş parmaktan alınan DNA’nın haritası çıkartıldığında günümüz Melanezyalıların ve Avustralyalı Aborjinlerin DNA’sının yüzde 6’ya varan oranda Denisova DNA’sı kökenli olduğu görüldü.

Bu deneyin sonuçları açıklıyor ki; diğer insan türleri tam manasıyla bir soykırıma uğramamışlar. Ama sadece az bir kısmı Homosapiensler ile birlikte olmuş ve üretken yavrular doğurmuşlar ve bugünkü insana kadar DNA’larını aktarabilmişler. Bu deneyin çıkardığı sonucu Harari şöyle açıklamış:

Hoşgörü Sapiens’in baskın özelliklerinden biri değildir. Modern zamanlarda bile ten rengindeki, lehçe veya dindeki bir farklılık bir grup Sapiens’in başka bir grubu yok etmeye çalışmasına sebep olabiliyor. Eski Sapiensler tamamen farklı bir insan türüne karşı hoşgörülü olabilir miydi? Sapiens Neandertaller ile ilk karşılaştığında, ortaya tarihteki ilk ve en büyük etnik temizlik harekatının çıkmış olması gayet mümkündür.

İnsan ve Hayvan Arasındaki En Büyük Fark: İletişimin Sonucu

İnsanların Hayali Bir Düzene İnanmasını Nasıl Sağlarsınız?