İnsan ve Hayvan Arasındaki Fark İletişimin Sonucu

İnsan ve Hayvan Arasındaki Fark

İnsanı hayvanlardan ayıran en önemli özellik konuşabilmesidir demek pek de yanlış sayılmaz. Aslında hayvanlarında bir çoğu konuşma yeteneğine sahiptir. Mesela balinaların, fillerin, tüm maymun türlerinin, karıncaların ve birçok böceğin birbirleriyle iletişim kurduğu bilimsel verilerdir. Papağanın ise duyduğu birçok sesi taklit edebilmesi herkesin malumudur. Ancak insanın iletişim becerisi hayvanlardan çok daha farklıdır. Ve insanın dünyaya hakim olmasını da aslında bu iletişim becerimize borçluyuz.İnsan ve Hayvan Arasındaki Fark

İnsanların Konuşabilmesinin Önemi: Kolektif Çalışma

Hayvanlar arasında ilkel sayılabilecek bir iletişim vardır. Hayvanlar arasında görülen bu iletişim sadece gıda ve tehlike üzerinedir. Bir maymunun, aslan gördüğü zaman arkadaşlarını uyarması veya bir kurdun av bulduğu zaman arkadaşlarına haber vermesi gibi… Ama insanlar arasındaki iletişim çok daha farklıdır. Ve kurduğumuz iletişim bizlere beraberce, kolektif şekilde bir şeyler yapabilme becerisini kazandırmıştır.

Şimdi bunu bir örnekle açıklayalım.

Hayvanlar arasında beraberce yapılan işler vardır. Ve bu konuda belki de insanlardan sonra en ileri düzeyde başarılı olan canlılar arılardır. Bir arı kovanında bazen yüz bine yakın arı bir düzen içerisinde yaşayabilir. Kovanda kapıları tutan nöbetçiler, bal toplayıcıları, petek hazırlayanlar, temizlikle görevli olan veya ana arıyı besleyen çeşitli görevlerde arılar bulunmaktadır. Böylece yaşadıkları küçücük kovan içerisinde kolektif çalışmanın en başarılı örneklerinden birini görürüz. Lakin arıların bu düzeni çok sert kurallara tabidir.(sakat doğan arılara yaşama hakkı verilmemesi gibi) Ve tüm bu düzen tek bir kovanda, tek bir ana arının çocukları arasında geçerlidir. Yani sayıları yüz bini de bulsa, aslında sadece kardeşler arasında bir dayanışmadır. Yabancı bir kovan, onları sadece yağmalamak için ilgilendirir.

Şimdi bir de Amerika merkezli bir telefon şirketinin, Çin’deki fabrikasında ürettiği bir CX model telefonunu, Türkiye’deki mağazasından satın aldığınızı düşünün. Amerikalı bir girişimcinin, Çin’deki fabrikada çalışan işçilerin ve Türkiye’deki satışı yapan pazarlamacının beraberce yaptığı; birbirini tanımayan, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan birçok insanın kolektif biçimde ürettiği bir mal olur böylece CX marka telefonunuz. Buradaki örgütlenmeyi hiçbir hayvan türünde göremezsiniz.

Sapiens kitabında insanların 30 bin yıl önce mızrak yapabilirken, şimdi kıtalar arası nükleer füze yapabilmesini Harari kolektif çalışmaya şu şekilde bağlamıştır:

Nasıl oluyor da 30 bin yıl önce ucu çakmak taşından yapılmış sopalarımız varken, şu an nükleer başlık taşıyan kıtalar arası füzelerimiz olabiliyor? Fizyolojik olarak geçtiğimiz 30 bin yıl içinde alet yapabilme becerimiz de  ciddi bir değişiklik olmadı. Albert Einstein eski bir avcı toplayıcıya göre ellerini kullanmakta çok daha beceriksizdi. Öte yandan, zaman içinde çok sayıda yabancıyla iş birliği yapabilme becerimiz çok ciddi biçimde ilerledi. Ucu çakmak taşından yapılmış sopa tek bir kişi tarafından birkaç dakika içinde üretilmişti ve bu kişi sadece yakın birkaç arkadaşının tavsiyesine ve yardımına ihtiyaç duyuyordu. Modern nükleer bir başlığın üretimi dünyanın her yanından, yeryüzünün derinliklerinden uranyum çıkaran maden işçilerinden, atom altı parçacıklarının etkileşimlerini tanımlamak için uzun matematiksel formüller yazan teorik fizikçilere kadar milyonlarca kişinin işbirliğini gerektirir.

İnsanlar Ne Zaman Konuşmaya Başladı?

Stadel Aslan Adam Heykeli

Günümüzden 32 Bin Yıl Önce Yapılmış Tarihin Bilinen En Eski Heykeli: Stadel Aslan Adam

İnsanın ne zaman konuşmaya başladığını bilmek, bir zaman makinesi icat edilmediği sürece imkansızdır. Lakin konuşma becerimizin gelişmesinin sebebini Aristotales’in kitabının ilk cümlesinde söylediği gibi sosyal bir hayvan olmamıza bağlayabiliriz. İnsan ve Hayvan Arasındaki Fark burada doğuyor. İnsan doğada tek başına veya birkaç akrabasıyla varlığını devam ettirmesi çok zordur. Bilim, insanların bir şekilde beraber yaşaması gerektiğini anladığını söyler. Beraber yaşamak ise, mesela birbirimizin arkasından konuşma isteği: dedikodu, bizleri daha konuşkan yapmış olabilir.

İnsanlar, doğada yaşayan diğer hayvanlara göre çok daha yaratıcıdır. Kurgu yapma yada olmayan şeyleri varmış gibi gösterme, bir anlamda yalan söyleme yeteneğine sahiptir. Yukarıdaki resimdeki Stadel Aslan Adam heykeline bakın. Bu heykelin gövdesi insan, başı aslandır. Böyle bir varlık asla dünyada var olmadı. Ama insanlar onu hayal gücünde var ettiler. Hatta belki de bu aslan başlı heykeli dini bir put olarak inşa ettiler. (İnşa ettiler derken heykelin sadece otuz santim olduğunu unutmamak gerekir.) Ve insanlarda hayal kurmayı sağlayan yeteneğin, konuşmak ile bir ilgisi olmalıdır.

Konuşmak, iletişim kurmak insanlar için o kadar vazgeçilmezdir ki, inandığımız dinler, tabi olduğumuz yasalar hep onun üzerine inşa edilmiştir. Eğer çok gelişmiş bir konuşma yetimiz olmasaydı; bırakın milyonlarca insanı yöneten imparatorluklar kurmayı, bir köyü bile yönetemezdik. İşte İnsan ve Hayvan Arasındaki Fark.

Ateşin Bulunması İnsanlığı Nasıl Değiştirdi?