İnsanların Hayali Bir Düzene İnanmasını Sağlamak

İnsanların Hayali Bir Düzene İnanması

Etkili hikayeler anlatmak kolay değildir; zorluk hikayeyi anlatmakta değil, herkesin hikayeye inanmasını sağlamaktadır.

Bu sözler Yuval Noah Harari’nin Sapiens kitabından… Peugeot Efsanesini bilir misiniz? Bildiğimiz Fransız araba markası olan Peugeot, Harari’ye göre aslında hayali bir kurgudur. Şöyle ki; Fransız yasalarına göre, sertifikalı bir avukat tüm gerekli prosedürleri ve ritüelleri uyguladığında, gerekli tüm yeminleri ve sözleri güzelce süslenmiş bir kağıda yazdığında ve dokümanın altına kendi şatafatlı imzasını attığında, hokus pokus, yeni bir şirket kurulmuş olur. Armand Peugeot, 1896’da şirketini kurmak istediğinde bir avukata para ödeyerek, tüm bu kutsal aşamaları geçmesini sağladı. Avukat tüm gerekli prosedürleri ve ritüelleri uygulayınca, yeminleri ve sözleri alt alta yazınca milyonlarca Fransız, Peugeot şirketi gerçekten varmış gibi davranmaya başladı.

Hayali bir düzen inşa etmek mümkündür. Hatta büyük çoğunlukla hayali bir düzende yaşıyoruz. Peugeot, büyük bir inançla kutsadığımız değerler, yasalar, kurumlar, frozen içtiğim kafe… Hepsi hayali düzenin bir parçası…

Tarihin Yalancıları

Tarihin Hammurabi’den sonra belki de ikinci büyük yalancısı, hayali bir düzen inşa etmeye çalışan Filozof Platon’dur. Platon’a göre insanlar üç cevher üzerine doğar. Altın cevherinde doğanlar yönetici, gümüş cevherinde doğanlar asker, bakır cevherinde doğanlar ise köledir. Tabi ki insanlar altın, gümüş, bakır diye belli özellikler üzerine doğmaz. Bazılarımızın diğerlerinden yetenekli olduğu doğrudur. Fakat bu yeteneğin sürekli babadan oğula geçtiği yoktur. Platon’un söylediği şey ise altın cevherli sayılan soyluların, soylu olmalarının sorgulanmamasıdır.

Platon bunu söyleyerek bir hayali düzen yaratmaya çalışır. Eğer insanların eşit doğduğunu söylerse, bir kölenin çocuğu ile yöneticinin çocuğu aynı seviyede kabul edilecek demektir. Oysa köle bir genç, bakır cevherli köle babası gibi kaderini kabul etmelidir. Platon’un bu yalanı, çalkantılı bir siyasi hayatları olan Yunan Şehir Devletlerinde isyanları engellemek için iyi bir amaç taşır. Ama sonuçta insanları inandırmaya çalıştığı hayali bir düzen yaratmaya çalışmıştır.

Platon üç cevher yalanını isyanları engellemek için uydurur. Lakin insanları buna inandırmak için bunun Tanrı’nın Yasası olduğunu söyler. İnsanların üç cevher üzerine doğması Platon öyle söylediği için değil, tanrılar öyle yarattığı içindir. İşte bu, tam bir hayali düzen inşa etme çabasıdır. Çünkü inşa ettiği hayali düzenin yaratıcısını kendisi olarak değil de Tanrı olarak göstermek bu işin temelinde vardır.

İlk yazılı yasalar olan Hamurabi Kanunlarında insanlar üstün, sıradan ve köle olarak üçe ayrılmıştır. 4 Temmuz 1776’daki Amerikan Bağımsızlık Bildirgesinde ise tanrının insanları eşit yarattığı, bu yüzden tüm insanların eşit haklara sahip olduğu söylenir. Hamurabi, yasalarını Tanrı Enil ve Tanrı Marduk’a; Thomas Jefferson ise Amerikan Bağımsızlık Bildirgesini Hristiyan Tanrısına dayandırır.

hayali düzen

İnsanların eşit olmamasının sebebi Hamurabi öyle söylediği için değil, Enil ve Marduk Tanrıları öyle buyurduğu içindir. Yada insanların eşit olmasının sebebi Thomas Jefferson’un Amerikan Bağımsızlık Bildirgesinde öyle söylediğinden değil, Tanrı onları öyle yarattığı içindir. Serbest piyasanın en iyi ekonomik sistem olmasını sebebi de Adam Smith’in öyle buyurması değil, bunun değiştirilemez doğa yasası olmasıdır.

Etkili hikayeler anlatmak kolay değildir; zorluk hikayeyi anlatmakta değil, herkesin hikayeye inanmasını sağlamaktadır. Tarihin büyük kısmı şu soru etrafında döner: Birileri milyonlarca insanı tanrılara, milletlere veya sınırlı sorumlu şirketlere inanmaya nasıl ikna eder? Bu başarıldığında insana olağanüstü büyük bir güç verir. Çünkü milyonlarca yabancının ortak bir hedef uğrunda işbirliği yapmasını ve birlikte çalışmasını sağlar.

Yeni Dünya Düzeni Nedir? 1648’den Günümüze Tarihi