Reşat Çiğiltepe ve Süleyman Askeri – İntihar

İntihar Eden İki Türk Askeri: Reşat Çiğiltepe ve Süleyman Askeri

Bundan bir asır önce Halide Edip’in dediği gibi Türk’ün ateşle imtihanı yaşanıyordu bu topraklarda. 1910’da Trablusgarp’ta, 12-13’de Balkan’da, 14’te Birinci Dünya Harbinde ve sonunda 9 Eylül 1922’de biten Kurtuluş Savaşıyla Türk, ateşle imtihanından geçti. Bu nice savaştan nice kahramanlar çıktı. Şimdi bu kahramanlardan askerlik şerefine halel gelmesin diye intihar eden iki Türk Subayının hikayesini dinleyelim: Süleyman Askeri’nin ve Reşat Çiğiltepe’nin hikayesini…

Albay Reşat Çiğiltepe

Reşat Çiğiltepe

Komutanının verdiği bir emri yerine getirememek intihar etmek için bir sebep midir? Belki değildir diyeceksiniz ama şunu bir düşünün: Komutanınız Mustafa Kemal Paşa, savaşınız ise Kurtuluş Savaşında Sakarya Meydan Muharebesi… Türk Milletinin kaderi size bağlı…

Saat 10:30’da Mustafa Kemal Paşa telefonda emrediyor:

Reşat Bey, bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız!

-Komutanım yarım saat içinde alacağız!

-Başarılar diliyorum.

Lakin Albay Reşat Bey Çiğiltepe’yi alamıyor. Telefon 10:45’te ikinci kez çalıyor:

-Düşmanın halen direndiğini görüyorum. Gözümüz o tepede, çok önemli!

-Komutanım düşman o tepeye bir tümen yığmış direniyorlar. Ama alacağız komutanım mutlaka alacağız.

Lakin mümkün olmuyor. Yaşlı kadınlar cepheye mermi taşırken, genç oğlanlar süngü hücumuna kalkarken, bütün millet vazife şuuru ile elinden geleni yaparken Reşat Bey’in elinden gelmiyor Çiğiltepe’yi almak.

Saat 11.00’da telefon üçüncü kez çalıyor:

-Reşat Beyi istiyorum.

-Komutanım Reşat Bey size bir mesaj bırakarak intihar etti, okuyorum komutanım: Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yerine getirememiş olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım!

Süleyman Askeri

Süleyman Askeri

Savaş kahramanları ortaya çıkarır demişti eski bir filozof. İşte Süleyman Askeri savaşın ortaya çıkardığı o kahramanlardan biridir. O dönemin diğer kahramanları gibi, Enver gibi, Mustafa Kemal gibi o da kahramanlığın stajını ilk olarak bir hayal peşinde Trablusgarb’ta yapmıştır. Daha sonra Balkan Savaşlarında Batı Trakya Türk Cumhuriyetini kuran kadroda bulunmuştur. Yurt içinde ve yurt dışında operasyonlar yapan, Osmanlı Devletinin son döneminde ittihatçılar tarafından kurulan Teşkilatı Mahsusa’nın da ilk reisidir.

Enver Paşa Trablus’ta beraber çarpıştığı silah arkadaşı Süleyman Askeri’yi Kafkasya’ya göndermeyi planlamaktadır. Görevi Kafkaslar’da Ruslar’a karşı Türkleri isyan ettirmek olacaktır. Ancak İngilizler’in Basra Körfezini işgali, Bağdat’ı tehdit etmeleri üzerine aynı planla Süleyman Askeri Irak Cephesine gönderilir. Yanında götürdüğü Osmanlı’nın ilk özel kuvvetleri olarak sayılabilecek Osmancık taburuyla bölgedeki Arap aşiretlerini de örgütleyip kendi yanına çekerek İngilizlere karşı duracaktır.

Ama işler planlandığı gibi gitmez. Trablus’taki gibi Arap aşiretler Osmanlı’nın yanında savaşmaz bu sefer. Oysa Süleyman Askeri Bey bölgedeki Arapların İngilizler’e karşı duracağına emindir. İki ayağından yaralanan Süleyman Bey savaşı sedyede idare eder. Ama yine de yenilgi kesindir. Araplardan beklediği desteği alamaması, özenle seçilen Osmancık Taburu askerlerinin İngiliz makinelileri altında erimesi ve bu büyük yenilgiyi kaldıramayan Süleyman Askeri arabasında kafasına sıkarak intihar etmiştir. Mezarının nerede olduğu bilinmemektedir.

Türk Ordusunda Kırgızlı Askerler – Ulupamir Köyü