İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Bilinmeyenler

İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Bilinmeyenler

1- Teşkilat-ı Mahsusa’da Bir Şair

İstiklal Marşının yazarı Mehmet Akif Ersoy sadece bir şair değildi. O vatanın parçalanmakta olduğu bir zamanda yaşamıştı ve vatanın kurtuluşunda ona da bir çok vazife düşmüştü. Mehmet Akif henüz Birinci Dünya Savaşı yaşanıyorken Teşkilatı Mahsusa’da İttihatçılar ile birlikte çalışıyordu. Onu dünya savaşı yıllarında Almanya’da görmek mümkündü. Almanların esir aldığı Müslüman askerlere İslam’i propaganda yapıyordu. Daha sonra da Arabistan’a gönderilecek, Arapları Osmanlı lehine çevirmek için vaazlar verecekti.
Teşkilat-ı Mahsusa

2- Kurtuluş Savaşında Kuvvayi Milliye Kalemşörü

15 Mayıs 1919’da Yunanlılar’ın İzmir’i işgali Anadolu’da isyan kıvılcımını ateşleyecekti. Kısa zamanda Kuvayi Milliye ruhu memlekete hakim olmuştu. Mehmet Akif’de Kuvayi Milliye ruhunun taşıyıcılarından biriydi. Balıkesir’deki camilerde halkı galeyana getiren, direnişi öğütleyen vaazlar veriyordu. Sebilülreşad adında bir dergi çıkarıyor, millete umut aşılıyordu. Kuvayi Milliye hareketi bir lidere, Mustafa Kemal’e kavuşunca, Mehmet Akif Ersoy bir kuvvacı olarak Ankara’ya gitti. Dergisini de yanında taşımıştı. O bir silahşör değildi, lakin iyi bir kalemşördü.

Çerkez Ethem

Kuvayi Milliye Kuvvetleri(Mustafa Kemal’in solunda duran Çerkez Ethem)

3- Duvara Yazılan Mısralar

İstiklal Marşı sadece iki gün içerisinde yazılmıştır. Maarif Vekaletinin(Milli Eğitim Bakanlığı) açtığı para ödüllü yarışmaya, İstiklal Marşını yazmanın ödülü olmaz, diyerek karşı çıkan Mehmet Akif katılmamıştır. Ancak Maarif Vekili Hamdullah Suphi gelen şiirleri beğenmeyerek Mehmet Akif Ersoy’dan yazmasını istedi. Mehmet Akif bunun üzerine iki gün boyunca sokakta, camide, milletvekili olduğu mecliste, yürürken, hatta kaldığı Taceddin Dergahında uyurken İstiklal Marşını yazmakla meşgul oldu. Bu baskı altında bir gece aniden uyandı, kağıt aradı, bulamayınca kurşun kalemiyle yer yatağının sağındaki duvara marşın; ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, mısrasıyla başlayan kıtasını yazmıştı.

Tacettin Dergahı Müzesi

Mehmet Akif’in Ankara’dayken ikamet ettiği Tacettin Dergahı bugün müze olarak kullanılmakta.

4- İstiklal Marşı Neden Korkma Diye Başlıyor?

İstiklal Marşı ilk defa yazıldığında ona karşı çıkanlar olmuştu. Bunlardan önemli bir kısmı marşın korkma! diyerek başlamasını eleştirmişti. Çünkü şair korkma! diyerek, Türk Ordusunun ve Milletinin aslında korktuğunu ele vermiş oluyordu. Oysa ya istiklal ya ölüm sloganıyla hareket eden vatanperverlerin korktuğunu söylemek ne kadar doğruydu?

Ancak İstiklal Marşının ilk kelimesinin daha derin bir anlamı vardı ve İslam peygamberine dayanıyordu. Hz. Muhammed dostu Ebubekir ile kendisini öldürmeye gelen Mekkeliler’den kaçıyor, Medine’ye hicret ediyordu. Kendilerini kovalayan müşriklere karşı adı Sevr olan bir mağaraya sığınmışlardı. Mağarada peygamber arkadaşına şöyle söylemişti: Korkma! Allah bizimle beraberdir. İşte İstiklal Marşı’nın ilk kelimesi olan korkma! bu olaydan esinleniyordu. Tıpkı mağaradaki peygamber ve sadık dostu gibi, Türk Milleti’de dört bir yanından düşmanları tarafından sarılmıştı.

Talihin bir cilvesidir. O gün peygamber ve dostunun sığındığı mağaranın adı Sevr’di. Mehmet Akif’in İstiklal Marşını yazdığı zaman Türk Milletine dayatılan anlaşmanın adı da Sevr’di.

İstiklal Marşı - Korkma

5- O artık Milletindir

Mehmet Akif’in şiiri yarışmayı kazanmıştı. Başta yarışmaya girmemesinin sebebi olan para ödülü 500 lirayı alıp kimsesiz kadın ve çocuklara iş, sanat öğretme ve fakirlikle mücadele amacındaki Darülmesai adlı kuruma bağışladı. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı bütün şiirlerini topladığı Safahat adlı kitabına da almadı. Çünkü onu milletine hediye etmişti. İstiklal Marşı’nın milletin eseri, milletin malı olduğunu, kendisinin sadece gördüklerini yazdığını söylüyordu. Bu yüzden; o artık milletindir, diyordu.

Mehmet Akif ve Çocukları

Mehmet Akif ve Çocukları

6- İstiklal Marşı’na Karşı Çıkan Komutan: Kazım Karabekir

Mehmet Akif’in yazdığı İstiklal Marşı’na karşı çıkanlardan biri de Kazım Karabekir’di. Mustafa Kemal, Erzurum kongresi sırasında ordudan atılacağını anladığı için istifa etmişti. Gecenin ilerleyen saatlerinde Kazım Karabekir’in bir süvari alayıyla kendisine yaklaştığı haber alındı. Az sonra içeri giren Kazım Karabekir şu sözleri söyledi:

-Paşam, dün olduğu gibi bugün de bütün kolordum ile emrinizdeyim. Sizi koruması için bir bölük asker getirdim.

Bu Kurtuluş Savaşı’nın kaderini değiştiren bir andı. Ancak bu kahraman komutan Mehmet Akif’in yazdığı şiiri beğenmemişti. Akif Bey’in şiiri pek yüksek ve muhteremdir. Ancak milletin vicdanından çıkacak bir feryat değil, muhterem şairin halka hitabesidir. … Düşmanlarımız Türkler kabiliyetsizdir medeniyet kabul etmez derken milletimizi medeniyet canavardır diye bağırtmak doğru olur mu? diye Rauf Bey’e mektup yazmış, yarışmanın iptal edilmesini istemişti. Onun yerine kendi yazdığı şiirin İstiklal Marşı olmasını istedi.

Sonuç olarak Kazım Paşa fazla üstelemedi. Mehmet Akif’ Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı Meclis’te iki defa okunarak alkışlarla kabul edildi.

Kazım Karabekir Paşa

Kazım Karabekir

Kazım Karabekir’in kendi yazdığı İstiklal Marşı:

Ya istiklal ya ölüm

Ya istiklal ya ölüm

Vatanım milletim sancağım evim

İstiklalsiz yoktur yerim

Zincir vurdurur mu Türkler yurduna

Varlığı fedadır vatan yoluna

Biz tarihin Türk dediği yılmaz milletiz

Hür yaşar hür ölür nurlu ümmetiz

Ankara’da Mehmet Akif Ersoy ile dostluk kurarak İngilizler’e casusluk yapan Mustafa Sagir’in hikayesi için tıklayın.

Kaynak:

İstiklal Marşı’mızı Anlamak, Nurullah Çetin, Prof. Dr. Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü

-Tarihin İlginç ve Şaşırtıcı Olayları, Dr. Orhan Yeniaras