Jose Ortega Y Gasset – Kütlelerin İsyanı Kitap

Jose Ortega Y Gasset – Kütlelerin İsyanı İnceleme 

Cemiyet her zaman iki parçadan oluşur, der İspanyol Filozof Ortega Y Gasset. Bu iki parça; azınlık ve kütledir. Azınlık yönetir, kütle yönetilir.

Kütle alelade insandır. Özel vasıflardan mahrum insanların bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Kütleler kendisi için iyi veya kötü hiçbir hedef seçmeyen, kendini herkes gibi gören, herkes gibi hisseden ve bu halin kendisini düşündürmediği, gerçekte herkes gibi hissetmekle kendini mesut hisseden herkestir. Kütle adamı hayatının herhangi bir gayesi olmayan ve kendini akıntıya kaptırmış insandır; der. Ve şu örnekle gözünüzde canlandırır kütleleri:

Şehirler insanlarla dolu, evler kiracı dolu, oteller turist dolu, trenler yolcu dolu, gazinolar müşteri dolu, tiyatrolar seyirci dolu, plajlar yüzenlerle dolu… Yığınlaşma görüyoruz. Medeniyetin yarattığı herşeyi işgal eden bir kalabalık…

Her ferdin veya küçük grubun; kırda, köyde veya büyükşehir bir mahallesinde benim diyebileceği bir yeri vardı. Günümüzde ise bu insanlar karşımıza birden bire bir yığın halinde çıktılar; gözlerimizi nereye çevirirsek çevirelim karşımızda hep bu yığınlar…

Ve asıl söylemek istediğine gelir söz!

Cemiyet her zaman iki parçadan oluşur: Azınlık ve kütle… Ve tarihte ilk defa kütlenin azınlığın yerini almaya başladığını görüyoruz.

Jose Ortega Y Gasset - Kütlelerin İsyanı İnceleme 
Yavaş git, acele etme, gitmen gereken yer sadece kendin.
(camino lento, no te apresures, que a donde tienes que ılegar es a ti mismo)

Demokrasi mi, Aristokrasi mi?

Alelade insanın efendi olmasını istiyorsunuz! Öyle ise o da kendisi için hareket eder. Her çeşit zevk ve eğlence talebinde bulunur. İradesini kabul ettirmekte direnir. Uysallıktan vazgeçer.

Demokrasi bir saçmalıktır, belki saçmalıktan bile aşağı bişeydir Ortega Y Gasset için. O soyluluğa inanan aristokrat bir filozoftur.

Ben insanlık cemiyetinin aristokratik olmasını hiçbir zaman söylemedim. Söylediklerim onun çok daha ötesinde… Söylediğim ve gittikçe artan bir inançla sarıldığım tezim şu: İnsanlık cemiyeti aristokratiktir. Ve daha da önemlisi bir cemiyet aristokratik olduğu ölçüde cemiyettir.

Yazara göre aristokrasinin de içine düştüğü bazı hatalar vardır tabi. Aristokratların o gün için hayatlarını; birbirlerini davet etmek veya etmemek, olarak özetler. Ama bu boş, alelade aristokratlığın suçu da kütledir, kütlelerin basit düşünüşünün aristokrasiye bulaşmış olmasıdır. Hatta şöyle bir cümlesi vardır durumu özetleyen:

Hiçbir şey kütle kültüründeki yozlaşma kadar çabuk bulaşmaz!

Ortega Y Gasset’e göre aristokratlar yüce bir davanın seçilmiş insanlarıdır adeta. Bir heykeltıraş, el değmemiş bir mermere bakıp nasıl şekil vermek istiyorsa, der yazar, aristokratlarda kütlelere öyle şekil vermelidir. Bu aristokratların varoluş nedenidir.

Gasset tehlike çanlarını çalmaktadır. Şahsen benim için çok iyi gözüken durum, onun için bir felakettir:

Kütleler azınlıklara itaat etmiyor, peşlerinden gitmiyor ve onlara hürmet etmiyor. Bilakis onları bir kenara itip, yerlerine kendileri geçiyor.

İnsanlık Çağlar Boyunca Gerçekten İlerledi mi?

Roma İmparatorluğu
Roma İmparatorluğunun ilk devirlerinde taşralılar Roma’ya geldiklerinde, o sonsuz kudretin sembollerini, muhteşem imparatorluk binalarını gördükleri vakit yüreklerinin sıkıştıklarını duydular. Artık dünyada yeni bir şey olamazdı.

Roma’ya gelen taşralılar yanılmıştı. İnsanlık Roma’dan sonra da yeni şeyler yapmaya devam etti. Ve bugünkü insanda aynı yanılgıya düşüyor, diyor yazar:

Zamanımızın insanı, kendini bütün geçmiş çağlardan daha üstün tutuyor.

Oysa kütlelerin isyanı kitabının yazarına göre hiç de öyle değildir.

Büyükbabalarımızdan daha rezil olan babalarımız, kendilerinden daha da rezil olan bizleri dünyaya getirdiler ve bizler ise, bizden sayısız nesiller dünyaya getireceğiz.

Zaman gittikçe kötüye akar yazara göre.

Biz insanın kendinde efsanevi bir yaratma kapasitesi bulunduğuna inandığı, fakat ne yaratacağını bilmediği bir zamanda yaşıyoruz. Herşeyin hakimi, ama kendisinin değil. Kendi yarattığı bolluk içinde kendisinin kaybolmuş hissediyor. Elinde her zamankinden daha fazla vasıta, daha fazla bilgi, daha çok teknik bulunmasına rağmen, dünya, dünyaların en kötüsü gibi akıntıya kapılmış, sürüklenmiş gidiyor.

Bugün bizim için herşey mümkün göründüğünden, en kötüsünün mümkün olabileceğini hissediyoruz: Gerileme, barbarlık ve çöküş!

Jose Ortega Y Gasset Sözleri

Kütle Adamının Tahlili 

Hiç kimse teneffüs ettiği hava için birine teşekkür etmez. Çünkü hava tabidir. Kütle adamı da kendisine sunulan sosyal düzenin, hava gibi tabi olduğuna inanacak kadar kafasızdır.

Kütlelerin açığa vurduğu manasız ve saçma zihni davranış ancak böyle açıklanabilir. Onlar sadece kendi refahları ile ilgilenir ve o refahı sağlayan sebeplere ilgisiz kalırlar. Medeniyetin büyük gayretle elde edilen nimetlerini, kendi tabi hakları olarak görürler.

Yani insan bir otomobil ister ve ondan zevk alır. Ama onun cennet ağacının kendiliğinden yetişen bir meyvası olduğunu sanır.

Hakiki kütle adamı medeniyetin asırlık sahnesine kulisten dalıveren ilkel biridir. Ve bu ilkel adamın davranışları hep aynıdır: Yakıp yıkmak!

Kütle adamının aç kalınca yaptığı şey, der Ortega Y Gasset, fırınlara saldırmaktır. Yada Rusyadaki bolşevik ihtilalinin hiç de yeni bir şey olmadığını, kütle adamının her ihtilali aynı şekilde yaptığını söyler:

Her ihtilal ilk başta kendi çocuklarını yer. Ilımlı bir partinin başlattığı ihtilal, aşırıların eline geçer ve kısa bir zaman sonra da bir çeşit restorasyon devri başlar.

Jose Ortega Y Gasset’in Haklı mı?

Tüm bu söylediklerinden sonra yinede Ortega Y Gasset’e kendi zamanı için hak vermek gerekir. Çünkü onun kütlelerin isyanını yazdığı 1930’lu yılların devamında başta Avrupa’da birçok faşist lider türemiştir. Mussolini, Hitler, Franco… Bu liderlerin hepside halkın desteğini almış, halkın desteğini alarak başa geçmişlerdi. İkinci Dünya Savaşı bu liderler yüzünden çıkmıştı. Belki aristokrasi hiçbir zaman iyi bir dünya yaratamadı, hatta belki böyle bir amaçları bile olmadı! Ama kütlelerin ilerleyişi dünyayı o zamana kadar gördüğü en büyük kaosa soktu: İkinci Dünya Savaşı’na…

Bugün ise artık demokrasi artık daha tecrübeli… Dünya üzerinde barışı koruyan görünmez bir denge var. Kamuoyu baskısı artık devletlerin kararlarını etkilemekte yüz sene öncesine göre çok daha etkili bir yöntem.

Teknoloji, bilim veya sanat alanında ise hiç de İspanyol filozofun dediği gibi olmadı. Her şey hala hızlı bir şekilde gelişmekte… Uzayda yeni keşifler yapılıyor, bilim insanları yeni icatlar peşinde ve kütle adamının kızı belki bir aristokrat gibi piyano çalamasa da gitar çalabiliyor. İşte bu kütlenin ilerleyişini gösteriyor.

Jose Ortega Y Gasset Konuşması Video
Ziya Gökalp Türkçülüğün Esasları Nelerdir Kitap Özeti