Kızılderili Hikayeleri – Göç ve Sonsuz Yol

Derler ki;

Sonbaharda gün batımından sonra doğuda yükselmekte olan parlak yıldız, Pueblolar’ın atalarını, kuzeyden şimdi bulundukları yerine getiren Uzun Kuşak‘tır. O, herkesin tanıdığı bir savaşçıymış ve düşmanlarına karşı kendilerini savunurken, onları yönetebileceğini bildiklerinden, insanlar onun peşinden gitmişler. Düşmanlarından bazıları hep köylere saldırıyor ve tarlaları alt üst ediyormuş. Kadınları ve çocukları tutsak alıyor, erkeklerin çoğunu öldürüyormuş. Uzun Kuşak onları kurtarmaya gelinceye kadar böylece sürüp gitmiş.

-Bizi buradan götür, diye yalvarmış insanlar ona:

-Barış içinde yaşayabileceğimiz yeni topraklara götür bizi.

Çocuklarım… demiş Uzun Kuşak.

Buralardan gitmek istediğinize emin misiniz? Yaşam burada zor ama buradan başka yerlerde de kolay olmayacaktır. Göçe başlarsanız yolda da tehlikeler olacaktır. Bazılarınız hasta olacak, çoğunuz açlık ve susuzluktan ölecek. Düşünün. Böyle bir tehlikeyi göze alıp almayacağınızdan emin olun.

Her türlü güçlüğe razıyız, diye söze girmiş insanlar.

Sen sadece bizi bu karanlık topraklardan alıp aydınlığa çıkabileceğimiz ve kendi yaşamımıza sahip olabileceğimiz bir yere götür.

Sonsuz Yol

Böylece Uzun Kuşak yola çıkmış ve insanlar da onu izlemiş. Gökyüzünde beyaz bir bant gibi uzanan Sonsuz Yol’a adımlarını atmışlar. Kendilerine özgü bir yer bulana kadar izleyecekleri yol bu imiş.

İnsanlar, Uzun Kuşak’la birlikte Sonsuz Yol’da giderken, gittikçe yorulmaya ve umutları azalmaya; bazıları da birbirleriyle kavga etmeye başlamışlar. Yiyecek ve giyecekleri çok azmış. Sonunda Uzun Kuşak onları, kendisinin bile daha önce hiç gitmediği yepyeni bir ülkeye götürmüş.

Bu yeni ülkede hiç karanlık yokmuş. Her zaman güneş ışığı varmış. İnsanlar yürüyerek yola devam ediyorlarmış. Ara sıra da dinleniyorlarmış. Tabi bu arada çocuklar doğuyor, yaşlılar ölüyor; ama onlar hala yolculuklarına devam ediyorlarmış.

Karar Yeri

Kavgalar gittikçe şiddetini arttırmaya ve dolayısıyla insanlar birbirlerini yaralamaya başlamışlar. Sonunda Uzun Kuşak onlara;

-Buna bir son vermek gerek. Sizler birbirinize düşmanlarınızdan daha kötü zarar veriyorsunuz. Eğer sadece size özgü bir yere ulaşmamız gerekiyorsa aranızda asla zorbalık olmamalı. Şimdi karar vermelisiniz. Burada durup dinleneceğiz. Kadınlardan çoğu bebeklerini doğurmak üzere. Çocuklar doğuncaya ve anneler de yeterli gücü toplayana kadar bekleyeceğiz. Sonra da beni yada başka bir yolu izlemeye ilişkin kendi kararınızı kendiniz vermelisiniz.

Orada, gökyüzünde Uzun Kuşak’ın kuzeyinde bulunan çok parlak iki yıldızın bulunduğu yerde insanlar dinlenip kararlarını vermişler ve artık orası karar yeri olarak tanınmış.

İşte bugün insanlar yaşamlarının dönüm noktalarına geldiklerinde yardım umudu ile o iki parlak yıldıza bakar. Bu yıldızlar ise bize ne yapacağımızı iyi yada kötü, yumuşak veya sert hangi kararı vereceğimizi söyler.

İnsanlar dinlenip kendilerini daha güçlü hissettikten sonra, Uzun Kuşak ile birlikte daha ötelere gitmeye hazırlanmışlar. Bunu ona söylemişler. Böylece herkes onunla gitmiş. Uzun Kuşak, çocuklarının birbirlerine karşı temiz yürekli ve sevgiyle davrandıklarından emin olmak için yolculuk boyunca bazen durup onları seyretmiş ve incelemiş.

Kuşku Yeri

Uzun Kuşak da giderek yoruluyormuş. Kafasının içinde garip sesler duymaya başlamış. Kendisine bir şeyler söylemeye çalışan sesleri dinlemeye ve anlamaya çalışmış. Görünmeyen nesnelerle konuşurken kendi halkı da onu dinlemek için çevresinde toplanmış.

-Anneler ve babalar, kim olduğunuzu söylemek için bana bir işaret gösterin, diye başlamış Uzun Kuşak.

Benim halkım yorgun, ben de yaşlanıyorum. Doğru yolda olduğumuzu ve yakında ülkemize varacağımızı anlatmak için bana bir söz verin.

Sonra halkı onu korkuyla izlerken, Uzun Kuşak uyuyacak gibi olmuş. Oturmakta olduğu yere yıkılmış ve gözleri kapanmış. Halkın hepsi yanında öylece dururken, o kımıldamadan yatıyor, onlar da ne yapacaklarını bilemiyorlarmış. Gittikçe daha fazla korkmaya başlamışlar. Uzun Kuşak gözlerini açmış. Kendisi uyurken çevresine toplanmış olan insanlara bakmış.

Korkmayın, demiş.

Bana birçok söz ve işaret verildi. Yolculuğumuzun en kötü yanı bitti. Yakında sonuna geleceğiz.

Bu iyi. Teşekkür ederiz, demiş insanların hepsi de.

-Birçok insan yaşamlarında Kuşku Yeri olan bu yere gelecek, diye devam etmiş Uzun Kuşak.

-Eğer böyle olursa, size yol göstermeleri ve yardım etmeleri için gökte oturan atalarınıza dua etmelisiniz. Bunu size anımsatmak için başlığımı buraya bırakacağım.

Başlığını çıkarıp yanına koyunca, başlık parlak bir yıldız salkımına dönüşüp gökyüzüne yayılmış.

Kaynak: Kızılderililer, Bartolomea de las Casas

Bölümler Halinde Kızılderili Atasözleri – Kadim Bir Bilgelik isimli yazımızı da okuyabilirsiniz.