Küçük Prens Hakkında – Kitap Tanıtımı, Yorumu ve Özeti

Dünyanın en çok satan üçüncü kitabıdır Küçük Prens. 140 milyonun üzerinde basılmıştır tüm dünyada. Fransız yazarın ve Küçük Prens’in resmi 50 frang’a basılmıştır. 210 ayrı dil ve lehçeye çevrilmiştir. Falanlar filanlar.

Büyükler böyledir işte.
…sayılara bayılırlar.

deseniz ki, ”kırmızı kiremitli güzel bir ev gördüm. Pencerelerinde saksılar, çatısında kumrular vardı.” Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama ”yüz bin liralık bir ev gördüm” deyin, bakın nasıl ”Aman ne güzel ev” diye haykıracaklardır.

Çocuk kitabıdır güya Küçük Prens. Oysa baya baya insanı eleştiren ama bunu çocukların anlayacağı şekilde yazan bir kitaptır. Büyükler anlamaz bazı şeyleri. Kıyafetini değiştirince ciddiye alınan Türk gök bilimci vardır mesela. Eğer çocukça bakabilirseniz, hemen anlarsınız ki büyükler, istemedikleri bir kıyafeti giymiş gök bilimcilerin dediklerine inanmazlar. Ancak kendi istedikleri gibi giyinirse, o zaman inanırlar.

Büyükler böyledir işte.

Küçük bir çocuktur Küçük Prens. Bütün masumiyetiyle, soru sormaktaki ısrarcılığıyla… O bir kere bir soru sordu mu, cevabını alana kadar tekrar tekrar sorar. Yalnız bir keresinde bu ısrarından vazgeçmiştir. Yolculuğu sırasında uğradığı ‘kendini beğenmişin’ gezegeninde.
Küçük Prens: Peki şapkayı eğmek için ne yapılacak? 
Kendini beğenmiş duymadı bile. Çünkü kendini beğenmişler yalnız övgüleri dinler.

Küçük Prens büyükleri anlayamaz. Her şeyi yönettiğini sanan kral vardır mesela. Tüm yıldızları, kağıtlara sayı halinde yazıp onların sahibi olduğunu düşünen iş adamı vardır. Bir sarhoş, yönetmeliğe harfi harfine uyan bir fener bekçisi ve hiç gezmemiş bir coğrafyacı. Hepsi anlaşılmaz adamlardır.

Fakat sadece insana yaptıklarının ne kadar saçma olduğunu hatırlatan bir eleştiri değildir Küçük Prens. Küçük bir çocuğun sevgisini de anlatır içinde.

Küçük Prens, geceleyin gökyüzünde yanıp sönen milyarlarca yıldıza bakar. O yıldızlardan biri kendi evi, kendi gezegenidir. Ya da bizim dilimizle Astreoid B-612.

İşte o gezegende bir gül vardır. Ve şöyle der Küçük Prens:

Bir yıldızda yaşayan çiçeği seversen geceleri gökyüzüne bakmak güzel gelir.

İki Farklı Başlangıç ve Bitiş

Son olarak, iki başlangıcı ve iki bitişi var diyebiliriz Küçük Prens’in. Birincisi boğa yılanının resmi ile başlar ve sarı bir yılanın Küçük Prensi sokup öldürmesiyle biter. Bu yılan ile başlayan ve yılan ile biten hikaye büyükler için olan kısmıdır sanki.

Oysa ikinci bir başlangıcı ve bitişi daha vardır aslında Küçük Prens’in. Yazarın çölün ortasında uçağı düşmüştür ve umutsuz bir halde kumların üstünde geceleyin uykuya dalar.

Gün doğup da tuhaf incecik bir sesle uyandığım zaman nasıl şaşırdığımı varın siz düşünün artık. Ses:
”Lütfen,” diyordu, ”bir koyun çizer misin bana.”

Yine bir hayvandır başlangıç. Bu sefer koyundur. Ve bitişi de koyunla olacaktır. Yazar Küçük Prens’e istediği koyunu çizmiştir. Fakat tasmasının kayışını çizmeyi unutmuştur.

Şimdi Küçük Prens eğer kendi gezegenindeyse ve ya koyun çiçeği yediyse…

Gökyüzüne bakın ve sorun kendi kendinize: Evet mi, hayır mı? Koyun çiçeği yedi mi, yemedi mi? Bakın nasıl her şey değişecek…

Ve hiç bir büyük, bunun ne denli önemli olduğunu anlamayacaktır!