Küresel Isınma Nedir? İklim Değişikliği Etkileri

İklim Değişikliği – Küresel Isınma Nedir?

Küresel ısınmanın ne olduğunu anlayabilmemiz için, öncelikle “sera gazı etkisi” diğer bir adıyla “sera etkisi” nedir onu anlamamız gerekir. Karbondioksit, su buharı, metan, azot oksit (nitrojen oksit) ve ozon gazı vb. gazlar sera gazlarıdır. Bu gazlar Dünya’daki ısının uzaya kaçmasını engelleyerek, Dünyamızı yaşanabilir halde tutmaktadır. İşte bu ısıyı tutma olayına sera gazı etkisi ya da sera etkisi denir. Sera gazlarının eksik olması, Dünya’nın soğumasına neden olacakken, fazla olması da takdir edersiniz ki aşırı ısınma yani Küresel Isınmaya yol açacaktır.

Sanayi Devrimi sonrasında 1750’li yıllardan itibaren en önemli sera gazı olan karbondioksit in salınımı aşırı derece arttı. Buda Dünyamız için bazı geri döndürülemez sorunlarına yol açabilir. Sera Gazları sayesinde Dünya’nın ortalama sıcaklığı 15 dereceyi yakalar ve bu sıcaklık Dünya’daki canlıların yaşaması için ideal bir sıcaklıktır. Uzun zamandır bu ortalama sıcaklıkta ciddi artışlar gözlenmektedir, bu artışın 2 dereceyi aşması geri döndürülemez yıkımlara sebep olabilir. Sera Etkisi ile Dünyamızın ortalama sıcaklığındaki artış ve bunun Dünyamıza ve bizlere olan etkisine İklim Değişikliği ya da Küresel Isınma denir.

Küresel Isınmanın Sonuçları Nelerdir?

Küresel ısınmanın, Dünya’ya birçok etkisini yaşayarak görüyoruz. Buzullardaki erimeler, yağış miktarlarındaki anormal artışlar, deniz seviyesindeki yükselme, fırtına ve sel hasarlarının artması, tundraların erimesi ve kuraklık gibi.

İklim değişikliği, doğal afetlerin verdiği zararlar, biyolojik çeşitlilikteki azalmalar hatta az gelişmiş bölgelerde açlık ve susuzluk gibi ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Üstelik bu sadece bizleri değil, insanlığın tüm geleceğini de tehdit etmektedir.

türkiye çölleşme , küresel ısınma

Küresel Isınmanın Türkiye’deki Etkileri Nelerdir?

Afrika, Asya ve Avrupa’nın da bazı bölümlerini kapsayan, Ülkemizinde içerisinde bulunduğu “Akdeniz Havzası” Dünya üzerinde iklim değişikliğinden en çok etkilenebilecek, en hassas bölgelerinden biridir. Akdeniz Havzasında  2 dereceyi aşacak ortalama sıcaklık artışları, beklenmeyen hava olaylarına ve kuraklık gibi sonuçlara yol açabilir. Buda doğal olarak tarım,turizm,biyolojik çeşitlilik gibi durumlarda ciddi sıkıntılara yol açacaktır.  İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planın da Türkiye’deki yıllık ortalama sıcaklıkta 2,5 derece ile 4 derece  arasında bir artış olacağını bununda daha sıcak, daha kurak ve belirsiz bir iklim yapısına sebep olacağı öngörülmüştür.

Yapılan araştırmalara göre iklim değişikliği bu hızda devam ederse, yaz aylarında Türkiye’nin batı bölgelerinde sıcaklıklar 5 ila 6 derece, Orta ve Güney Doğu Anadolu ile Doğu Anadolu bölgelerinde ise 3 ila 4 derece yükselecektir. Ayrıca kış aylarında da sıcaklıkların 2-4 derece arasında yükselecektir.

Küresel ısınma denildiğinde aklımıza genelde kuraklık gelir ama yapılan araştırmalara göre ilerleyen yıllarda, Karadeniz bölgesinde yağışlarda %20 kadar artış beklenmekte iken, Güney’de %30 bir azalma beklenmektedir. İklim değişikliği aslında en çok zararı, belirsiz iklim yapısına sebep olması ile vermektedir. Bu yüzden eskiye oranla beklenmeyen hava olayları çok daha fazla ortaya çıkmaktadır. Örneğin; bir bölgenin bir yılda alacağı yağışı bir günde alması veya hiç hortum, fırtına gözlemlenmeyen yerlerde bu hava olaylarının gözlenmesi gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.

türkiye iklim değişikliği ve küresel ısınma

Sonuç itibariyle küresel ısınmadaki artış bu hızda devam etmesi durumunda, ülkemizdeki su kaynaklarında ciddi derecede azalma, kuraklık ve beraberinde çölleşme, tarımsal verimde ciddi düşüşler, orman yangınlarının artması ve biyolojik çeşitlilik kaybını getirecektir.

 

Ne Yapmalıyız?

İklim değişikliği küresel bir problemdir. Bunun için öncelikle devletler eliyle müdahale edilmesi gereken bir problemdir. Peki bireyler olarak bize düşen görevler nelerdir ?

Küresel Isınmaya karşı yapılması gereken en önemli değişiklik, Petrol, doğalgaz, karbon gibi fosil yakıtları sınırlayarak, yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına ağırlık vermektir. Bu bağlamda, yediğimiz ve satın aldığımız tüm şeylere dikkat etmek, otomobile ve uçağa binme sayısını azaltmak, ‘yeşil’ enerji üreticilerine yönelmek, birey olarak alabileceğimiz önlemlerdir. Örneğin; elektrikli taşıtların kullanımına geçmek bir adım olabilir.

Unutmayalım ki küresel ısınma ile tüm dünya dönüşü olmayan bir felakete doğru gidebilir. Bu felaketi belki bizler göremeyeceğiz ama çocuklarımız, torunlarımız, gelecek nesillerimizi çok zor zamanlar bekliyor olabilir. Doğa her zaman kendini, kendine zarar verenlerden arındırır. Doğa anayı daha fazla kızdırmamak ve insanoğlu olarak kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. Biz doğayı koruyup ona gereken saygıyı gösterirsek oda bize güzel bir yaşam alanı sunmaya devam edecektir.

 

Doğayı Korumak Zorundayız

Yararlanılan Kaynaklar:

WWF ORG

Meteoroloji Genel Müdürlüğü

Boğaziçi Üniversitesi Web