Machiavelli Sözleri – Fortes Fortuna Aiduvat

Bilgelik çok az kişiye verilmiştir, der ünlü siyaset düşünürü Machiavelli. Ve o bilgelerden birisi de kendisidir. O gerçekten de dünya tarihine etki etmiş çok az kişiden biridir. Yazdığı küçük bir kitap yani Prens yüzyıllardır kralların, padişahların başucu kitabı olmuştur. Bugün ise hala siyaset bilimi derslerinin değişilmez konusudur. Machiavelli bir fikir adamıdır, bir öğretmendir. Cesur bir öğretmen… Ve fortes fortuna aiduvat. Yani talih cesurlara yardım eder.

Fortes Fortuna Aiduvat: Talih Cesurlara Yardım Eder

Asıl dikkate alınması gereken şu: İnsanlar kazanılmalı yahut kökleri kazınmalıdır.

Savaşın çıkmasını önleyemez, yalnız erteleyebilirsiniz.

Gerçek yaşamla, düşlenen yaşam birbirinden o kadar uzaktır ki olanı bırakıp, olması gerekenin arkasından giden kişi elindekinden de olur.

İnsanlar öylesine saftırlar ve anlık ihtiyaçlara öylesine çabuk boyun eğerler ki aldatmayı alışkanlık haline getirmiş biri, aldatacağı birilerini her zaman bulur.

Başka devletlerin güçlenmelerine neden olan hükümdar, kendi devletini yıkıma götürür.

Şansına daha az güvenen, daha uzun süre tutunur.

Eğer zorluklar uzaktayken önceden sezilirse çaresi kolaydır, fakat yaklaşması beklenirse tedavisi gecikmiş olur.

Ne kadar silaha sahip olursanız olun, bir ülkeyi egemenliğinize katmanız için, o ülke halkının sizden taraf çıkmasına gereksinim duyarsınız.

Atılgan olmak sakıngan olmaktan iyidir.

İnsanlar hafif baskılara karşı intikam almaya kalkışır, ağır baskılara ise karşı koyamazlar. Bir insana baskı uygulandığında öyle bir yol izlenmeli ki, öç almayı düşünmeye fırsat bulamasın.

Çünkü insanlar, itiraf etmek gerek, ana babalarının ölümlerini unuturlar da topraklarının elden gidişini unutmazlar.

O halde bir prensin yapacağı şey, zafer kazanmak ve egemenliğini korumaktır. Bu durumda prensin kullanacağı yöntemler herkesçe övülecek ve saygıyla karşılanacaktır. Çünkü sıradan halk hep görünüşe ve başarıların cazibesine kaptırır kendini. Dünya ise sadece sıradan insanlardan ibarettir.

Sana kusursuz gözüken bir yol felaketin olurken, tam tersine, kusurlu gözüken bir yol sana güven ve esenlik sağlayabilir.

Eğer hükümdar sevilen biri mi, korkulan biri mi olsun diye sorarsanız; ikisi de iyidir derim. Ama birini seç derseniz; korkulan olmasını tercih ederim. Çünkü insanlar bencildir, sadece kendi çıkarlarını düşünür, onları ancak korktukları biri yönetebilir. Hükümdar, isminin acımasıza çıkmasından çekinmemelidir.

Çünkü üç çeşit zeka vardır. Biri kendiliğinden anlar, öteki başkalarının kendisine anlattıklarını anlar, üçüncüsü ise ne kendiliğinden anlar ne de başkalarının anlattıklarından. Birincisi çok değerli, ikincisi sadece değerlidir, üçüncüsü ise bir işe yaramaz.

Ele geçirilen bir devleti korumanın en iyi yolu orayı yakıp yıkmaktır. Özgürce yaşamaya alışmış bir devleti ele geçiren fatih bunu yapmazsa, o devletin kendisini yıkma girişimlerine hazır olmalıdır. Şundandır ki, bu tür bir devlette özgürlüğe duyulan özlem, halkı sürekli başkaldırıya yöneltir; ta ki yeni bir egemen iyilikleriyle toplumsal bellekteki anıları silinceye kadar…

Parayla satın alınan dostluklar, karşılıkları ödenmiş olsa bile kazanılmış dostluklar değildir ve gerekli oldukları zaman onlardan yararlanılamaz.

İnsanoğlu genelde ellerinden ziyade gözleriyle yargılar. Çünkü herkes görebilir; ancak çok az insan hissedebilir. Herkes, görmek istediği şekilde görür; fakat çok az insan gerçekten sizin kim olduğunuzu anlar.

Musa’nın ortaya çıkması için İsrail halkının Mısır’da baskı altında tutulması ve köle olması, kölelikten kurtulması için de, Musa’yı izlemesi gerekiyordu. Romulus’un, Roma’nın kurucusu, kralı olması için Alba’dan kaçırılması, doğduktan sonra terk edilmesi gerekiyordu. Keyhüsrev’in ortaya çıkması içinse, Perslerin Med İmparatorluğunun baskılarından bıkması, Medlerin de uzun sürmüş bir barış döneminden dolayı rehavete dalmış olmaları gerekiyordu. Atinalılar darmadağın olmasalardı Theseus yeteneklerini gösterme fırsatı bulamayacaktı. Değindiğim şahsiyetlerin yüzlerini güldüren bu fırsatlar oldu. Yetenekleri bu fırsatları ülkelerinin huzur ve mutluluğunu sağlamak için değerlendirmelerine yaradı.

En zor, başarı şansı en az, uygulanması en tehlikeli olan şey yeni bir düzendir. Çünkü eski düzenden çıkarları olanların hepsi düzeni değiştirenlere düşman kesilirler. Yeni düzenden fayda sağlayacak olanlarda yalnızca gevşek bir destek oluştururlar. Bu desteğin yeterince güçlü olmamasının nedeni, hem eski düzeni savunanların düşmanlıklarından korkmaları, hem de insanların yeniliklere duydukları güvensizliktir. Bundan çıkarsanabilecek sonuç şudur: Düşmanlar sürekli şiddetle saldırır; diğerleri gevşekçe direnirler. Sonuçta hükümdar sürekli tehlike de olur.

Bir yöneticinin zekasını belirlemenin ilk yolu; etrafındaki insanlara bakmaktır.

Güçlü ve cesur bir prens halkına kimi zaman kötülüğün uzun sürmeyeceği umudunu, kimi zamansa düşmanın zulmünün korkusunu vererek, sonra da fazla küstah olduğunu düşündüğü kişilere karşı kendisini usta bir biçimde koruyarak tüm bu tehlikelerin üstünden gelecektir.

Her zaman gerçek şudur: Dostun olmayan, senden taraf tutmamanı; dostun ise onun yanında savaşmanı ister.

İnsanların ortak kusurudur bu: iyi havada fırtınayı hesaba katmamak…