Mehmet Orhan Osmanoğlu Kimdir? Bir Sürgün Öyküsü

Emekli parasıyla, Fransa Nice’de küçük bir dairede, eski bir radyoyu dinleyerek, yalnız yaşayan, 8 dil bilen, gezmediği ülke kalmamış, Osmanlı Hanedanının son reislerinden Mehmet Orhan Osmanoğlu’nun ilginç hayat hikayesini sizler için derledik.

Mehmet Orhan Osmanoğlu Kimdir?

1909 doğumlu Mehmet Orhan Osmanoğlu 2. Abdülhamit’in torunuydu. Enver Paşa’nın şehzadeleri eğitme politikası onun çocukluğunda başlamıştı. Şehzadeler için yapılan Harbiye Mektebine gitti. Sonra bir gün kendisini 14 yaşındayken sürgün edilmiş buldu. Annesi ile babası ayrıydı. Babasıyla arası da hiçbir zaman iyi olmadı. Sürgündeyken bu yüzden Peşte’de(Macaristan), babasının yanında fazla kalmadı. Amcasının yanına Beyrut’a(Lübnan) gitti. Burada yazıldığı mektepte bir papazla kavga etti ve okuldan kovuldu. Amcasını severdi ama bu yaptığından dolayı daha fazla orada kalamadı. Tekrar Peşte’ye döndü.

Mehmet Orhan Osmanoğlu Harbiye Mektebinde

Harbiye Mektebinde

Orhan, Peşte’de fazla durmadı. Fransa’nın Nice şehrine, halası Naime Sultan’ın yanına gitti. Halasının yanında da fazla durmayan Orhan, bugün Arjantin’in başkenti olan Buenos Aires‘e vapurdan ikinci mevki bir bilet alıp gitti. Şehre indiğinde cebinde 8 frank vardı. Buenos Aires’te bir fabrikada iş buldu. İlk aylarda hamallık yapıyordu. Orada çalışan dört Kayserili ile ahbap oldu. Kürt Bayram Ağa’nın; ”sen 50 kilo, çuval 70 kilo. Ben bu işe çok şaşti.” dediğini hiç unutmadı.

Fabrikada 6 ay çalışmıştı. Sonra bir garajda iş buldu. Otomobil tamirinde çalıştı ve araba sürmeyi öğrendi. Bir sene şoförlük yaptı.

Halife’nin Engellediği Evlilik

Son Halife 2. Abdülmecid

Son Halife 2. Abdülmecid

Burada bir kızla tanıştı. Lübnanlı zengin bir ailenin kızıydı. Osmanlı Hanedanından olduğunu söyleyince bu fakir adama, babası kızını vermeyi kabul etti. Ama hanedandan olduğunu ispatlamasını şart koştu.

Mehmet Orhan, müstakbel kayın pederinin, o sırada Fransa Nice’ta bulunan hanedanın reisi, son halife Abdülmecid’e telgrafla kendisini sormasını istedi. Ama halife bir cevap yazmadı. Yalancı durumuna düşen Orhan’da kızdan ayrıldı. Yıllar sonra halifeye neden cevap atmadığını sorunca; ”borcun vardı sandım, o yüzden” cevabını aldı.

Buenos Aires’te yaklaşık iki buçuk sene zaman geçiren Mehmet Orhan, oradan ayrılıp önce Amerika’ya gitti. Sonra Nice’ye geri döndü. Halasının yanında kaldı. Sonra Mısır’a, akrabalarının yanına gitti. Mısır’da eski İstanbul ailelerinin yakından tanıdığı Prens Yusuf Kemal’i buldu. Ondan bir otomobil almak için borç istedi. Prens onu kırmadı. Üstüne bir de küçük bir maaş bağladı ki bu maaş 1940 yılına kadar dünyanın neresine giderse gitsin hiç kesilmeden geldi.

Mısır’da Mahkemelik Oluyor

Orhan, Mısır’da bir Plymouth araba aldı. Bu ilk arabasıydı. Beyrut, Şam, Bağdat arasında uzun yol yapıyordu. Plakasında Arapça ‘Prens Mehemmed Orhan’ yazıyordu. Bu sırada Mısır’da gazeteciler 2. Abdülhamit’in torununun şoförlük yaptığını yazdılar. Mısır polisi ona trafik cezası yazmıyordu. Bir gün yanlış bir yola girdiği için mahkemelik oldu. Hakim hanedandan olduğunu öğrenince mahkemeyi kapatıp, beraber yemeğe gittiler.

Mehmet Orhan, bu sefer Mısır’dan ve şoförlükten sıkıldı. Arabasını satıp, tekrar Nice’ye gitti. Burada ilk evliliğini yaptı. Bir de kızı oldu. Ama bir yıl yedi ay sonra boşanacaktı.

Arnavut Topraklarında

Arnavutluk'un Bir Dönem Kralı Zogo

Arnavutluk’un Bir Dönem Kralı Zogo

Nice’den sonra bir tanıdık vasıtasıyla Arnavut Kralı Zogo’nun yanına, bugünde Arnavutluk’un başkenti olan Tiran’a gitti. Kralın yaveri oldu. Yüzbaşıydı. Bu sırada uçak kullanmayı öğrendi. Daha çok akrobasi uçuşları yaptı.

Arnavutlukta isyan çıkınca Mehmet Orhan, Kral Zogo’yu önce Arnavutluktan, sonra da Fransa Alman işgaline uğrayınca Paris’ten kaçmasını organize etti. Sonra da Paris’te yaşamaya devam etti.

Paris’te bir Fransız kadınla ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten bir oğlu oldu. Ama anlaşamadığı için iki sene sonra yine boşandı. Çocukları ile arası hiç olmadı.

İstihbarat Görevlisi

Savaş zamanında bir dönem İngiltere’deydi. Amerikalılar’a pilotluk yapıyordu. Ancak bomba atmadı. Keşif amaçlı uçuşlarda bulundu. Bu sırada üç defa İngilizler için istihbarat görevinde de bulundu. İşgal altındaki Fransa’ya paraşütle inip, ne olduğunu anlatmadığı gizli görevler yaptı. Fransa’da sahte kimliklerle dolaşıyor, işi bitince de önce İspanya’ya, oradan Portekiz’e, en sonda İngiltere’ye dönüyordu.

Mehmet Orhan üçüncü evliliğini bir İtalyan soylusu ile yaptı. Ondan da bir kızı oldu. Yedi sene evli kalıp boşandılar.

Mezar Bekçisi

Orhan, savaş bittikten sonra ülke ülke dolaştı. Hindistan’a kadar gitti. Burada Hintli Prenslerle evli hanedan kadınları vardı. Buradan Bombay’a, Karaçi’ye, İspanya’ya, İskenderiye’ye gitti. Yine hanedan sürgünlerinin merkezi sayılabilecek Nice’ye döndü. Burada yine şoförlük yaptı. Sıfır araçları alıp, Avrupa’nın çeşitli yerlerine götürür, teslim eder, sonra da evine trenle dönerdi. Sonra bir tanıdık vasıtasıyla Nice’de Amerikan elçiliğinde bir iş buldu. Burada mezar bekçiliğinden emekli oldu.

Memleketine Hoşgeldin, Senin Vatanın Burası

Mehmet Orhan Osmanoğlu Türkiye'de Röportaj Verirken

Mehmet Orhan Osmanoğlu Türkiye’de Röportaj Verirken

1992 yılında Türk Konsolosluğuna başvurarak tekrar Türk Vatandaşı oldu. Osmanoğlu soy adını aldı. Aynı yıl Murat Bardakçı’nın teşvikiyle İstanbul’a geldi. Burada iki hafta kaldı. Boğaz köprüsünde hava almak istemesi üzerine arabayı sağa çektiler. Polisler, köprüde araba durması yasak olduğu için yanlarına geldi. Gazeteden Mehmet Orhan Osmanoğlu’nu tanıyan polisler; ”memleketine hoş geldin” dedi. ”Gazete, Fransa’ya geri döneceğini yazıyor. Senin vatanın burası. Burada kal.”

Ve üçü birden Mehmet Orhan Osmanoğlu’na selam durdu.

Ve Ölümü

Mehmet Orhan Osmanoğlu hızına yetişilmesi zor, maceralı bir hayat sürdü. Bu hayatı 1994 yılında, 85 yaşında, Nice’de son buldu. Mezarı da orada bulunmaktadır.

Mehmet Orhan Osmanoğlu Türkiye'de Röportaj Verirken-2

Emekli parasıyla, Nice’de küçük bir dairede, eski bir radyoyu dinleyerek, yalnız yaşayan Osmanlı Hanedanının Reisi Mehmet Orhan Osmanoğlu’nun hayat hikayesinin özetini, Murat Bardakçı’nın yaptığı röportaj ve çıkardığı ”Son Osmanlılar” adlı kitaptan faydalanılarak yazdık. Kendisine teşekkür ediyoruz.

Mehmet Orhan Osmanoğlu, Murat Bardakçı Röportajını izlemek için tıklayın

Konuyla ilgili olarak buraya tıklarsanız; ”Hanedanlığın Sonu – Osmanoğulları, Romanovlar, Habsburglar” adlı makalemizi de okuyabilirsiniz.