Mutlu Yaşam Üzerine(Seneca)-Erdem Haz ve Mutluluk

Herkes mutlu olmak, mutlu yaşamak ister. Oysa gerçekler genellikle tam tersi yöndedir. Peki bunun sebebi ne olabilir? Milattan sonra üç yılında Roma’da doğduğu tahmin edilen filozof Seneca’nın bu konuda bir fikri var. Mutlu Yaşam Üzerine adlı kitabıyla iki bin yıl sonra hala okunan yazarın bu konuda etkileyici ama bir o kadar da basit bir fikri var. Ve o fikir aslında kitabın ilk cümlesine sığmış durumda.

Herkes mutlu yaşamak ister, ancak yaşamı mutlu kılan şeyin ne olduğunu görmek konusunda zihinleri kördür.

Seneca’nın Mutlu Yaşam Üzerine isimli kitabı Kardeşim Gallio diye başlar ve yukarıdaki cümleyle devam eder. Herkesin mutlu yaşam istediği doğrudur da, bizi mutlu kılan şeyin ne olduğunu göremememiz nedendir?

Kalabalığı izleriz çünkü. Hayvan sürülerinin yaptığı gibi, önden gidenlerin ayak izlerini takip ederiz. Başkalarına benzemek için yaşarız. İlk bakışa aldanırız. Oysa mutlu olmak için görünüşte iyi olanı değil; sağlam, doğru ve güzel olanı seçmemiz gerekir.

Seneca der ki;

Aradığımız şey uzak bir yere konmuş değil, elini nereye uzatman gerektiğini bildiğin takdirde onu bulacaksın.

Doğruluğa önem vermek, erdemden hoşnut olmak, şansın getirdiklerinin kendisini şımartamadığı, gerçek hazzı hazları küçük görmekte bulan ve en önemlisi her koşulda kendine rehber olarak aklı seçen insan mutludur.

Şimdi ise adeta karanlıkta, arzuladığımız şeylere çarparak yakınımızdaki şeyler arasından geçip gidiyoruz.

Erdem, Haz ve Mutluluk

Sen hazzı kucaklıyorsun, ben ona gem vuruyorum. Sen hazdan hoşlanıyorsun, ben onu kullanıyorum. Sen onun en yüce iyi olduğunu düşünüyorsun, ben onu iyi olarak bile görmüyorum. Sen haz için her şeyi yapıyorsun, ben hiçbir şey yapmıyorum.

Peşinde koştuğumuz mutluluğun iki kaynağı var: Haz ve erdem… Hepimizin hayatında tattığı bir gerçek var. Hazlar insanı mutlu eder. Oysa haz, insanı en çok mutlu ettiği anda tükenmiş olur. Çarçabuk gelip geçer ve kendi sonunu getirir. Haz başlar başlamaz sonunu arar. Üstelik hazzın iyi-kötü ayrımı yoktur. İyi şeylerde olabildiği gibi kötü şeylerde de olabilir. Hazza sahip olunmaz. Aksine haz, insana sahip olur. Yokluğu işkence gibi gelir. Fazlalığı ise boğazlarını sıkar. Hazdan mahrum kalınca zavallı, hazza boğulunca ise daha zavallı olurlar.

Oysa erdemin verdiği mutluluk bundan bambaşka bir şeydir. Erdemli davranışın amacı mutluluk değildir. Ama erdemli davranınca mutluluk kendiliğinden gelir.

Tıpkı ekin için biçilen bir tarlada bazı çiçeklerin filizlenmesi göze ne kadar hoş gelse de, harcanan onca emeğin bu küçük bitkilere yönelik olmaması, tohum ekenin başka bir amacının olması ve çiçeklerin tarlada fazladan bulunması gibi; mutlulukta erdemin ne nedeni ne ödülüdür. Sadece onun bir yan ödülüdür.

Haz için uğraşan, haz peşinde koşan biri zorluklara nasıl direnebilir? Yaşamı kuşatan onca tehdide, yoksunluğa, acılara, sevdiklerinin ölümüne nasıl katlanabilir?

Seneca Kimdir?

Romalı aristokrat bir ailede M.S. 3 yılında doğan Seneca Stoacı bir filozof olarak bilinir. Eğitimli her Romalı gibi o da siyasete merak salmış ve devlet kademelerinde önemli yerlere gelmiştir. 16 yaşında Roma tahtına İmparator Neron geçince perde arkasından Roma’yı yöneten kişi Seneca olmuştur. Bu durum Seneca’yı Roma’nın en zengin adamlarından biri yapmıştır.

Oysa Seneca’nın felsefesi erdem peşinde koşmayı, lüksten, şatafattan, zenginlikten uzak durmayı öğütler. Bu da Seneca’nın çelişkisidir. Kendisini bu konuda eleştiren güzel bir metini de kitabına alır:

Niçin ihtiyacından fazla toprağın hasretini çekiyorsun? Niçin öğretine uygun yemek pişirmiyorsun? Niçin gösterişli bir mobilyan var? Niçin evinde senden daha yaşlı bir şarap içiliyor. Niçin kuş kafesi sergileniyor? Niçin gölge yapmak dışında hiçbir işe yaramayacak ağaçlar dikiliyor? Niçin karın zengin evin gelirini kulaklarına takı olarak takıyor? Niçin genç kölelere pahalı bir elbise giydiriliyor? Niçin masada muntazam servis yapmak gibi bir meziyetin var? Niçin gümüş yemek takımın hoşa gidecek şekilde yerleştiriliyor? Özenle hizmet ediliyor ve et usta biri gibi dilimleniyor? İstersen şunu da ekle: Niçin denizaşırı yerlerde arazilerin var? Neden gördüğün yerlerden fazlasına sahipsin? Tam bir rezillik!

Eleştiri öyle haklıdır ki sonraki sayfalarda Seneca kendini ne kadar ustaca savunsa da yazdığı gibi yaşamadığı gün gibi meydandadır.

Seneca 58 yaşına geldiğinde kendi isteği ile siyasetten ayrılır ve felsefe ile ilgilenmeye başlar. Yaklaşık dört sene boyunca bir dizi felsefi eser yazdığı dingin bir hayat geçirir. Ancak tarihi hikayelerde Roma’yı yakan adam olarak efsaneleşmiş İmparator Neron’a düzenlenecek bir suikast planında rol almış, ancak darbe planı açığa çıkmıştır. İmparator Neron’da Roma geleneğine uyarak darbecilerin kendilerini öldürmelerine izin vermiştir.

 

Cumhuriyetin Üzerine Kurulduğu Kitap: Türkçülüğün Esasları Ne Anlatıyor?