Numantia Kuşatması (Savaşı) – 1 İhtimal Daha Var

Bazen her şeyin bittiği sanılan o anda, bir ihtimal daha vardır. Ve o ihtimal tarihi sıradanlıktan kurtarır. Numantia Kuşatması tam da tarihi sıradanlıktan kurtaran büyük ve coşkulu bir kahramanlık hikayesi… Küçük bir dağ köyünde yaşayan insanların özgürlükleri için dünyanın en büyük imparatorluğuna nasıl kafa tuttuğunun ve sonunda hiçbir çareleri kalmayınca topluca intihar etmelerinin hikayesi…

Numantia Kuşatması (Savaşı)

Milattan önce 2. yüzyılda, bilinen dünyanın en büyük devleti Roma İmparatorluğuydu. Önce Makedon İmparatorluğu, sonra da Büyük İskender’in ölümünden sonra parçalanan devletin komutanlarından biri olan Seleukos’un Anadolu’dan Hindistan sınırlarına kadar geniş topraklarda kurduğu Selefki İmparatorluğu Roma tarafından yıkıldı. Yunanistan’ın küçük ama gururlu şehirleri Roma’ya boyun eğdi. Roma’nın en büyük rakibi olan Kartaca dumanları tüten bir yıkıntıya çevrildi.

Roma bu büyük zaferlerini yaşarken, İspanya’nın kuzeyindeki bir dağ köyü nispetinde olan Numantia’yı neredeyse on senedir hakimiyeti altına almaya çalışsa da başarılı olamıyordu. Sonunda Roma Senatosu dağlarda kurulan bu küçük kenti almak için, Kartaca’yı harabeye çevirmiş olan Komutan Scipio Aemilianus’u görevlendirdi.

30 bin kişilik ordusuyla harekete geçen komutan, çorak topraklara sahip değersiz Numantia’nın daha fazla Romalı Askerin ölümüne sebep olmaması için şehri kuşatmakla yetindi. Yiyeceği veya suyu bitince şehir kendiliğinden teslim olacaktı. Gereken tek şey zamandı.

Bu zaman yaklaşık bir sene kadar sürdü. Yiyecek ve su tükendi. Artık önlerinde tek bir seçenek kalıyordu: Teslim olmak! Numantialılar tüm umutları söndüğünde kimsenin aklına gelmeyecek o ikinci ihtimali devreye soktular. Önce şehirlerini ateşe verdiler. Ardından da Roma’nın kölesi olmamak için canlarına kıydılar.

Numantialıların yenilerek kendi canlarına kıyması onları tarihten silmedi. Tersine onların sonsuza kadar hatırlanmasını sağladı. Şairler kanının son damlasına kadar savaşan kahramanlar için zafer şarkıları kaleme aldı. Ressamlar tuvallere kuşatmanın görkemli betimlemelerini yaptı. Don Kişot’un yazarı Cervantes Numantia Kuşatması adlı bir trajedi yazdı. 1882 yılında kasabanın yıkıntıları İspanyol Hükumeti tarafından ulusal anıt ilan edilecekti. Böylece Numantia yıkıntıları İspanyol vatanseverler için özgürlük savaşçılarının kutsal ziyaretgahı oldu.

Numantia Kuşatması tarih taşına adını kazıyan bir dağ köyü olarak şunu gösterir. Bazen her şeyin bittiği sanılan o anda, bir ihtimal daha vardır. Ve o ihtimal tarihi sıradanlıktan kurtarır.

Broken Hill Savaşı Nedir? 1915 Tren Saldırısı

Pearl Harbor Savaşı Nedir? İnanılmaz Hikayesi