Ömer Hayyam’ın Şiirlerinde İşlediği Konular

Ömer Hayyam’ ın çok yönlü yapısından bu yazımızda bahsetmeyeceğim, sadece şiirlerinin ve düşüncelerinin üzerinde durmak istiyorum. Filozof ve bilim insanı olmasının yanında şair kimliği ile tanınmaktadır Ömer Hayyam. Fakat şiirlerinde işlediği konular yüzünden büyük bir kesim tarafından keyif insanı olarak görülmektedir. Aslında bu şiirlerinin hiç birini kendi eliyle yazmamıştır Hayyam. Dörtlükleri ölümünden sonra birer ikişer bulunup yazılmıştır ve ancak 15. yüzyıldan kalma kaynaklarda toplu halde görülmektedir. O yüzden hangi dörtlükler Hayyam’ın, hangileri başkalarınındır kesin olarak bilinememektedir.

Hayyam’ın aşırı saldırgan olan şiirlerinin, Hayyam’ın olamayacağından çoğunlukla kuşkulanılmaktadır. Rıza Tevfik ise; düpedüz şarabı öven dörtlüklerin Hayyam’ın olamayacağına inanmaktadır. Hayyam, ay yüzlü sevgiliye hitaben yazdığı şiirlerinde tam bir aşık; şaraba yazdığı şiirlerinde espirili, samimi ve sıcak bir keyif insanı; hayatı, dini, insanları eleştirdiği ya da sorguladığı şiirlerinde ise sert dilli bir şair olmuştur.

Fakat, her ne kadar şiirleri ile ilgili kesin bir çıkırım yapılmasa da, asıl önemli olan felsefesinin, düşüncelerinin ve sanatının Ömer Hayyam’ı oluşturmasıdır. Ondan etkilenen kişilerin, bu sanat ve düşünce bütünlüğü içinde kendi sözlerini Hayyam’ın zihninden söylemişlerdir.

Ömer Hayyam’ın şaraba yazdığı dörtlükleri

İki Batman şarap, bir buğday ekmeği;

Bir koyun budu, bir de ay yüzlü sevgili;

Daha ne istenir bilmem şu dünyada:

Padişah daha iyisini bulabilir mi?

Dilerim ölünce şarapla yıkanayım

Şarap şiirleriyle talkınlanayım

Mahşer günü arayan olursa beni

Meyhanenin önündeki topraktayım .

Dedim ben artık vın kızıl şarabı içmem;
Üzümün kanıymış bu, ben kan dökmek istemem.
Gün görmüş aklım şaşırdı: Sahi mi? Dedi;
Yok canım, dedim; şaka, ben nasıl içmem?

Hayyam’ın hayatı sorguladığı dörtlükleri

Vefası dünya diye yakınıp durma;

Dünya elindeyken tadını çıkarsana!

Herkese vefalı olsaydı bu dünya

Sıra mı gelirdi senin yaşamana ?

Ben kendimden geçtikçe kendime gelirim;

Yücelere çıkar, alçalmayı bilirim.

Daha da garibi, varlığın şarabıyla,

Ne kadar ayıkta olsam sarhoş gibiyim.

Canların canı dost, gel etme, dinle beni.

Küsme feleğe, değmez, yeme kendini;

Çekil, otur gürültüsüz bir köşeye,

Seyret bu hengamede olan biteni.

Gökleri yarıp darma dağın ettiğin gün,

Pırıl pırıl yıldızları kararttığın gün,

Sen sorguya çekmeden ben soracağım sana:

Ey Tanrı, hangi günahım için beni öldürdün?

Tanrı gönlünce yaratır da her şeyi

Neden ölüme mahkum eder hepsini?

Yaptığı güzelse neden kırar atar

Çirkinse suçu kim kime yüklemeli?

Hayyam’ın sevgiliye yazdığı şiirleri

Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin;

Şimdi: Çekil önümden, diye ferman edersin;

Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez;

Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin?

Dün gece usul boylu sevgilim ve ben,

Bir kıyıda gül rengi şarap içerken;

Sedefli bir kabuk açıldı karşımızda;

Sabah müjdecisi çıkıverdi içinden.

Ömer Hayyam Eserleri – İdefix

Ömer Hayyam Rubailerinden Örnekler