Pearl Harbor Savaşının İnanılmaz Hikayesi

Pearl Harbor saldırısı… Günümüzün süper gücü Amerika’ya, süper güç olmanın yolunu açan saldırı. Peki ne oldu da Amerika bu saldırıdan daha da güçlenerek çıktı? Amerika’nın, İkinci Dünya Savaşı’na girmek için böyle bir saldırı almasına gerek var mıydı? Japonlar neden Amerika’ya böyle bir baskın verdi? Tarihin en büyük kitle imha silahının, atom bombasının kullanılmasına kadar varacak olan bu savaşın gerçek sebebi neydi?

Kısaca Pearl Harbor Saldırısı Nedir ?

Öncelikle Pearl Harbor’un ne demek olduğundan bahsedelim. Pearl Harbor; inci liman demektir. Bugünlerde tatil cenneti olan Hawai takım adalarından Oahu adlı adada bulunan Amerikan Askeri üssüne verilen addır.

Şimdi kısaca Pearl Harbor saldırısına neden-sonuç ilişkisi içinde bakalım. Sonra bu baskının; nedenlerine, Pearl Harbor üssünün stratejik önemine, Japon saldırısının gerçekten başarılı olup olmadığına, saldırının uzun vadede sonuçlarına ve Pearl Harbor hakkındaki komplo teorilerinden, çekilen iki sinema filmine kadar daha detaylı bir şekilde incelemesini yapacağız.

Amaç: Japonya’nın amacı, ABD’nin Pasifikteki hakimiyetini kırmaktı. Saldırı başarıya ulaştığı takdirde Japonya, Güneydoğu Asya’yı, Endonezya takım adalarını ve Güney Pasifik’i kolaylıkla ele geçirebilecekti.

Saldırı: 23 Kasım 1941’de Japon filosu yola çıktı. 6 uçak gemisi, 2 savaş gemisi, 3 kruvazör ve 11 destroyer’den oluşan büyük bir filo… Japon Filosu Hawai’nin yaklaşık 440 km. uzağında bir noktada 7 Aralık’ta demirledi. Saldırı bu noktadan 355 uçakla, iki sefer yapılarak gerçekleştirildi. İlk Japon uçağı, adaya yerel saatle 7:55’te vardı. Saldırı yaklaşık iki saat sürdü.

Kayıplar:  Amerika’nın kayıpları çok büyüktü. Her biri Amerika’nın gücünün göstergesi olan Arizona, California ve West Wirginia isimli gemiler battı, Oklahoma alabora oldu. Maryland, Tennessee, Nevada, Pennsylvania isimli gemiler ağır hasar aldı. 140 Amerikan uçağı hurdaya döndü. 2403 Amerikan askeri ve 68 sivil öldü. Ama Amerikan’ın en stratejik öneme sahip uçak gemileri üssün dışında, eğitimde olduğu için bir zarara uğramadı. Japonların kayıpları ise 5 küçük denizaltı ve 29 uçaktı. Japonlar açısından saldırı, kayıp rakamları açısından gayet başarılıydı.

Sonuç: Saldırıda Amerikan kuvvetleri ciddi bir mukavemet gösteremedi. Japonya büyük gözüken bir başarı elde etti. Amerikan kamuoyunda, bu baskın karşısında büyük bir öfke oluştu. Ertesi gün 8 Aralık’ta ABD, Japonya’ya savaş ilan ederek İkinci Dünya Savaşı’na katılmış oldu. Asya’daki rekabet, tarihin en acımasız kitle imha silahının, atom bombasının kullanılmasına kadar sürdü.

Japonlar’ın Büyük Planı – Pearl Harbor Baskınının Nedenleri ?

Kırmızı dairenin güneşi, çizgilerinde ışınları temsil ettiği Japon Bayrağı… İkinci Dünya Savaşından sonra ışınlar saldırganca bulunduğu için kaldırılmıştır.

Japonya’nın 7 Aralık 1941’de ABD’nin Pearl Harbor üssüne yaptığı ani baskın, aslında Japonların yaptığı büyük planın sadece ilk adımıydı.

Japonya, Asya’da sömürgeci büyük bir devlet olmak istiyordu. Coğrafyası buna müsaitti. Etrafında sömürge alanları vardı. Fransız sömürüsü altındaki Çinhindi (Vietnam, Laos, Kamboçya), İngiliz sömürüsü altındaki Singapur ve Filipinler…

Avrupa’daki devletler gibi büyük bir sömürgeci imparatorluk kurmak isteyen Japonların ilk hedefi bunlardı. Ve artık büyük Japon İmparatorluğunu kurmak için uygun olan zaman gelmişti. 

İkinci Dünya Savaşı yaşanıyordu. Ancak savaş henüz Avrupa’daydı. Çinhindi’den Avrupalı devletler askerlerini çekmeye başlamıştı. Fransa’nın düşmesiyle beraber, Almanya’nın üstünlüğü belirginleşmişti. Fransa savaştan çekileli bir seneyi geçmişti. İngiltere, Almanlara karşı kendi adasını korumakla uğraşıyordu. SSCB’nin 1941’de Asya’daki sömürgelerle uğraşabilecek bir hali yoktu. O tarihlerde ülkelerinin üçte biri Alman işgali altındaydı. Asya’daki sömürge yarışında Japonya’ya rakip olabilecek tek bir devlet vardı, o da dünyanın yeni süper güç olmaya aday ülkesi Amerika Birleşik Devletleri.

ABD, Japonya için ciddi bir tehdit oluşturuyordu. Japonya’da petrol bulunmuyordu. Enerji kaynaklarını dışarıdan almak zorundaydı. Amerika, Japonya’nın petrol ithalatına ambargo koymuştu. Aynı zamanda donanmasının büyük kısmını Hawai’de, Pearl Harbor’a yığmıştı ki; bu Asya’ya müdahale edeceğini gösteriyordu.

Pasifikte sular ısınırken, Japonya bir baskın yaparak savaşa avantajlı başlamak istiyordu.

Pearl Harbor Haritası – Hawai’nin Önemi

Hawai Takım Adalarının Konumu – Pearl Harbor Askeri Üssü Hawai’deki Oahu adlı küçük bir adada bulunmaktadır. 

Hawai, Japonya ile Amerika arasında, Pasifik Okyanusu’nun ortasında yer alır. Takım adalardan oluşur. Amerika’ya en son katılan eyalettir. Hawai, Kaliforniya kıyılarına yaklaşık 4.000 km, Japonya’ya ise 6.000 km kadar uzaklıktadır. 

Pearl Harbor devasa bir askeri üs olarak Hawai’de bulunur. Hawai, bugünlerde tatil cenneti olarak ünlenmişse de 1940’lı yıllarda daha çok stratejik bir öneme sahiptir. Hawai, Amerika’nın pasifikte ön cephe hattıdır.

İkinci Dünya Savaşı henüz pasifikte başlamamıştı. Fakat Amerika’nın Pearl Harbor’a önemli miktarda deniz gücünü yığması, yakında savaşın pasifikte de başlayacağını gösteriyordu. Pearl Harbor’a yığılan her gemi, Japonya için bir tehdit oluşturuyordu. Japonlar pasifikteki tek rakibinin Amerika olduğunu anlamışlardı.

Pearl Harbor Baskını Başarılı Bir Operasyon mu?

Hawai’deki Pearl Harbor askeri üssüne gizli bir baskın vererek, Amerikan donanmasını, uçaklarını, uçak gemilerini, denizaltılarını imha etmek, böylece Amerika’yı daha savaşa girmeden saf dışı bırakmak amaçlanıyordu. Aslında bunun bir benzerini 20. yy’ın başında Çarlık Rusya’sına yapmışlar, Ruslar’ın Asya’daki donanmalarını ani bir baskınla yok etmeyi başarmışlardı. Ama bu sefer öyle olmadı.

Japonlar birçok zırhlıyı kullanılamaz hale getirseler bile, Amerika denizlerdeki hakim gücünü tekrar sağladı. Saldırı sırasında Amerikan uçak gemilerinin pasifik açılarında eğitimde olması da Japonlar için büyük bir şanssızlıktı. Japonya bu saldırıda bir başarı elde etti, lakin bu başarı yenilgiye atılan ilk adımdı. Amerika, atom bombası attığında bile Pearl Harbor saldırısını bahane edebildi. Eğer Amerika, Çarlık Rusya’sının yaptığı gibi Asya’dan uzaklaşsaydı, evet Pearl Harbor saldırısı başarılı oldu, denilebilirdi. Oysa Pearl Harbor saldırısı, Japonya için kaybedeceği bir savaşı başlatan ilk adım oldu.

Amerikan Başkanı Roosevelt’in Savaş İlanı – Süper Güç’ün Doğuşu

Amerikan kamuoyu İkinci Dünya Savaşı karşısında geleneksel tecrit politikasını sürdürmekten yanaydı. Amerika kurulduğundan beri sadece 1. Dünya Savaşı sırasında, kısa bir süreliğine dünya işlerine müdahale etmişti. Haricinde dünyadan kendini soyutladığı infirad politikası ile kabuğunda yaşamayı tercih etmişti. 7 Aralık 1941’deki Pearl Harbor baskınından sonraki gün, Amerikan Başkanı Franklin D. Roosevelt’in, kongredeki herkesin ayağa kalkarak alkışladığı bir heyecanlı konuşmasıyla Japonya’ya karşı savaş ilan edildi. Bu konuşmanın, Amerika’nın ileride süper güç olmasını sağlayacak ilk adım olacağını o gün hiç kimse tahmin edemezdi.

Birkaç gün sonra diğer miğfer devletleri olan Almanya ve İtalya, Amerika’ya savaş ilan edecekti. Amerika 2. Dünya Savaşı’na kaçınılmaz bir şekilde katılmıştı. Amerika’nın kendi kabuğundan çıkıp, tüm dünyaya etki eden bir süper güç haline gelmesine neden olay Pearl Harbor olacaktı.

Amerikan Başkanı Franklin D. Roosevelt’in, tarihin dönüm noktalarından biri olan savaş ilanını buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Pearl Harbor Saldırısı Sonrasında Ne Oldu ? – Atom Bombasının Kullanılması

Japon Heyet, Amerikan Zırhlı Gemisinde Teslim Anlaşmasını İmzalamayı Beklerken…

Japonya Pearl Harbor baskınından sonra 1942’nin sonuna kadar pasifikte üstünlüğünü korudu. 1942 yılında yapılan Midway Deniz Savaşı ile pasifikte Japon ilerlemesi durduruldu. Bundan sonra pasifikte üstün deniz gücü tekrar Amerika oldu.

1945 yılında stratejik önem taşıyan Okinawa ve İwa Jima adaları da Amerikalılar tarafından ele geçirildi.  Mayıs ayında Almanya teslim oldu. Japonya için de teslim olma zamanının geldiği görünüyordu. Artık İkinci Dünya Savaşı sonrasının düzeni için galip devletler Postdam konferansında görüşüyorlardı. Konferans 2 Ağustos’ta sona erdi ve Japonya’ya kayıtsız şartsız teslim olması mesajı verildi. Sadece 4 gün sonra tarihin en hızlı kitle imhası gerçekleştirildi. 6 Ağustos’ta Hiroşima’ya atom bombası atıldı. Amerikalılar bombaya bir de isim takmışlardı: Little Boy… Yani küçük çocuk. 9 Ağustos’ta Nagasaki’ye ikinci atom bombası atıldı. Artık yapacak hiçbir şeyi kalmayan Japonya teslim oldu.

7 Aralık 1941’de Pearl Harbor baskınıyla başlayan sömürgeci büyük bir Japon İmparatorluğu kurma hayali hüsranla sonuçlandı. Japonya, yüzlerce yıllık tarihi boyunca ilk defa işgal edilecekti.

Pearl Harbor’ın Öğrettikleri – Uçak Gemilerinin Öneminin Anlaşılması

Uçak Gemileri Günümüzün Önemli Savaş Araçlarındandır.

Pearl Harbor baskınıyla, zırhlı gemiler artık dünya çapında önemini yitirdi. Çünkü küçük uçakların devasa gemileri kolayca batırdıkları görüldü. Zırhlı gemiler yerine, uçak gemileri dönemi başladı. Bundan sonra devletlerin uluslararası gücünü, uçak gemilerine sahip olması belirlemiştir ki, bu durum günümüzde de böyledir.

Amerikan Komplosu mu?

Konu Amerika’nın savaşa girmesi ise komplo teorisi konuşulmadan geçilmez. Çünkü Amerika’nın her savaşa girişinde mutlaka işin içinde bir bit yeniği oluyor.

Örneğin en son Irak Savaşı… 2003’te Irak’ı; Saddam’ın elinde kimyasal silahlar var, diyerek işgal eden Amerika hala o kimyasal silahları bulamadı. Ondan önce 2001’de Afganistan’ı işgal ettiğinde 11 Eylül saldırılarını bahane etmişti. Ama 11 Eylül saldırıları da henüz hala tam olarak çözümlenemedi. Ve bu saldırıların arkasında, ABD’nin içindeki derin devletin parmağı olduğuna dair kuvvetli şüpheler var.

Ve ABD’nin 1. Dünya Savaşı’na girmesi… Alman Dışişleri Bakanı Zimmerman’ın, Meksika’ya attığı bir telgrafı ele geçiren İngiliz İstihbaratı ve Amerika’nın 1. Dünya Savaşı’na girmesi… Bunların üzerine bir de Amerika’nın 150 yılık kısa tarihinde 4 başkanının suikast ile öldürülmesi, Amerika için komplo teorilerine adeta tuz ekiyor.

Pearl Harbor Hakkındaki Komplo Teorisi

Gelelim Pearl Harbor’a… Pearl Harbor’ın komplo teorisi olma ihtimali, olaydaki iki mantıksızlık üzerinden mantıklı hale getirilmeye çalışıyor. Birincisi Amerika’nın gelişmiş teknolojisine rağmen; uçak gemileri, savaş gemileri, destroyerleri ile koca bir Japon filosunun kendine doğru geldiğini fark edememesi… Oysa Japonya ile Amerikan ilişkileri günlük güneşlik değildi. Böyle bir saldırıyı, çok düşük bir ihtimal bile olsa beklemeleri gerekirdi. Oysa Amerikalılar tamamen hazırlıksızdı. Binlerce askeri, yüzlerce uçağı, onlarca gemiyi ana karasından çok uzakta, Hawai’de toplamışken, pasifikte sular kaynıyorken bu tedbirsizlik niye..

İkincisi, ise Amerikan donanmasının en değerli üç uçak gemisinin, saldırı yapıldığı sırada üslerinde bulunmaması… Bu üç uçak gemisi, eğitimde olduğu için pasifik okyanusunda bir yerlerde dolanıyorlarmış. Böylece saldırıdan uzak kalmışlar.

İşte bu iki durum, komplo teorisyenlerine göre Pearl Harbor saldırısından Amerika’nın haberi olduğunu gösteriyor. ABD’nin bu saldırıya, haberi olmasına rağmen neden karşı koymadığını ise şöyle açıklıyorlar: Japonlar’ın savaş ilan etmeden, baskın vererek masum Amerikan askerlerini öldürmesi, Amerika’nın bundan sonra Japonya’ya karşı atacağı her adımda ona meşruiyet sağlayacak. Tarihin gördüğü en hızlı kitle imhasını, Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarını atmak için sebep bulacak.

Bence Pearl Harbor hakkında üretilen komplo teorileri yersiz. Ama 11 Eylül 2001’deki İkiz Kulelere sivil uçaklarla yapılan saldırıyı ele alırsak, açık bir şekilde komplodur. O konu hakkında daha önce bir yazdığım yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Pearl Harbor Saldırısına En Çok Sevinen Adam: İngiltere Başbakanı Churchill

İngiltere Başbakanı Churchill – Pearl Harbor Saldırısına En Çok Sevinen Adam

Pearl Harbor saldırısına en çok sevinen adam; 1. Dünya Savaşı sırasında donanma bakanı olan, kendisini Çanakkale’den de tanıdığımız, 2. Dünya Savaşı sırasında ise İngiltere başbakanı olan Churchill olmuştur. Pearl Harbor saldırısıyla Amerika’da İkinci Dünya Savaşı’na girecekti. İngiltere, Almanlar’a karşı yalnızlığından kurtulacaktı. Churchill daha sonra yayınlanacak günlüklerinde o gün için şöyle yazmıştır:

Yoğun duygular ve heyecanla dolduktan sonra, yatağıma giderek kurtulmuş ve müteşekkirlerin uykusunu uyudum.

Bu sözler bana İsmet İnönü’yü hatırlatır. Almanlar, 2. Dünya Savaşı’nda SSCB’ye saldırdığı vakit, hemen Pembe Köşke İsmet Paşa’ya haber vermeye gelmişler. Saat sabahın beşi… Almanların Türkiye’ye saldıracağı endişesini taşıyan Paşa’nın, bu müjdeli haber karşısında sinirleri boşalmış, kahkahalarla gülmeye başlamış. Herhalde İsmet Paşa, 2. Dünya Savaşı başladığından beri ilk kez o gün huzurlu bir uykuya dalabilmiştir. Tıpkı Churchill’in 7 Aralık 1941 gecesi uyuduğu uyku gibi…

Pearl Harbor Hakkında Çekilen Filmler

Tora! Tora! Tora! ve Pearl Harbor Film Afişleri

1. Tora! Tora! Tora!

ABD-Japonya ortak yapımı film 1970 yılında çekilmiş ve gerçekten de tarafsız olmaya çalışan harika bir iş çıkarmışlar. Zaten İMDB’de aldıkları 7.5 puanla da kalitesi tescillenmiş. Film tamamen tarihi gerçeklik üzerine kurgulanmış. Politika, strateji, bürokrasi, Pearl Harbor baskınının Japonlar tarafından neden ve nasıl yapıldığı, Amerikalıların bunun istihbaratını almalarına rağmen neden karşı koyamadıkları net bir biçimde anlatılmış. Belgesel niteliğindeki filmin en dikkat çekici yönü ise aksiyon sahneleri. 1970 yapımı filmde; o kadar çarpıcı, o kadar gerçekçi aksiyon sahneleri var ki, nasıl çekildiğine hayret etmemek elde değil.

Filmin muhtemelen çok izlenmemesinin sebebi ise içinde bir aşk hikayesinin geçmemesi, güzel bir kadının filmde rol almaması. Ama tam da bunu düşünerek hazırlanmış ikinci bir Pearl Harbor filmi var:

(Bu arada tora, Japonların saldırı şifresi. Bizim Kıbrıs Harekatında kullandığımız Ayşe Tatile Çıksın gibi.. )

2. Pearl Harbor

2001 yapımı Pearl Harbor isimli Holywood filmi, tarihi açıdan hiçbir önem taşımıyor. Üç saat gibi uzun bir sürede, bir aşk üçgeni içerisinde geçen film romantik-dramatik, aksiyon sahneleri de güzel lakin; gerçekçiliği, tarihselliği açısından Tora! Tora! Tora!‘nın eline su dökemez, yanından bile geçemez.

Pearl Harbor’un İMDB puanı ise 6.1′de kalmıştır.

Buraya tıklayarak ABD’nin Birinci Dünya Savaşı’na Girmesinin İlginç Hikayesini de okuyabilirsiniz.

Ayrıca Pearl Harbor baskını hakkında, serenti.com adlı internet sitesindeki ilginç bilgiler için buraya tıklayabilirsiniz.