Psikolojik Savaş Nedir ? İstihbaratın Önemi ve Tarihi

Psikolojik Savaş Nedir ?

Psikolojik savaş; düşman devletin karar alıcılarının, seçkinlerinin veya kamuoyunun; fikirlerine müdahale etmek, ama bu müdahalenin fark edilmeden yapılmasını sağlamaktır. Sıcak savaşa göre maliyeti ucuz ve karşılığında bir yaptırım görme riski az olduğundan 20.yy da çokça kullanılmış ve geliştirilmiş bir savaş türüdür.

Psikolojik savaş, düşman tarafın moral gücünü kırmak, iradesini zayıflatmak, gücünün verimliliğini azaltmak, düşman saflarında şüphe, memnuniyetsizlik ve karışıklık yaratmayı amaçlamaktadır. Ayrıca psikolojik savaş, propaganda ve örtülü operasyonlarla beraber yürütülmektedir.

Savaş zamanlarında hedef daha çok askerler iken, barış zamanında psikolojik harbin hedefi siviller yani kamuoyudur. Burada amaç düşman devleti, kendi kamuoyunun baskısı ile karar alıcılarına etki etmesini sağlamaktır.

İstihbaratın Önemi

Psikolojik savaşta en önemli şey istihbarattır. Hedef alınan ülkenin siyasi, toplumsal, askeri, ekonomik, sosyal, kültürel, teknolojik vb. her yapısının güçlü ve güçsüz yönleriyle bilinmesi gerekir.

Özellikle toplumsal psikolojiyi bilmek, psikolojik savaş için çok önemlidir. Bunun için her ülkede gerginlik noktasını oluşturan farklı kültürel veya ırksal yapıları, dini inançları iyi incelemek gerekir.

Psikolojik Savaşın Tarihi

Psikolojik savaşın tarihini, adını tarihe geçirmiş güçlü hükümdarların yaşadığı zamana kadar geri götürebiliriz. Ama belli bir coğrafyada ortaya çıktığını söyleyemeyiz. Afrika’da Kartacalı Hannibal ordusundaki büyük filleriyle korku salarken, Avrupa’da Sezar düzenli Roma birlikleriyle, Asya’da ise Moğollar acımasızlıkları, kana doymazlıkları ile aynı psikolojik savaş aracını, korku’yu kullanmışlardır.

Tarihte Psikolojik Savaş ve Propaganda Örnekleri adlı makalemizde korku’nun psikolojik savaş aracı olarak nasıl kullanıldığının örneklerini görebilirsiniz.

Psikolojik savaşın sistematik bir bilgi, bir bilim haline gelmesi her ne kadar İkinci Dünya Savaşı ile olsa da Sun Tzu’nun ”Savaş Sanatı” ve Machiavelli’nin ”Prens” adlı kitaplarında psikolojik savaşın önemine ve nasıl yapılacağına dair ipuçları bulunmaktadır.

Soğuk Savaş

Soğuk Savaş, ABD’nin başını çektiği batı bloku ile SSCB’nin başını çektiği doğu bloku arasında 1945’ten 1991’e kadar süren gerginlik durumudur. İki taraf arasında sıcak bir çatışma olmadığı için soğuk savaş olarak adlandırılmıştır.

Soğuk Savaş, dünya tarihinde psikolojik savaşların en yoğun yaşandığı dönemdir. Özellikle ABD’nin psikolojik savaşı SSCB’den önde götürdüğü söylenebilir. ABD; hoolywood filmleri, afişler, kitaplar (George Orwell’ın Hayvan Çiftliği) gibi şeyleri birer psikolojik savaş aracı olarak kullanmıştır.

Yine silahlanma yarışı, iki tarafın birbirine karşı korku oluşturmak ve müttefiklerine güven vermek amaçlı kullandıkları bir araç olmuştur.