Sarıkamış Harekatı Tarihi – Arkasındaki Gerçekler

Sarıkamış Harekatı Tarihi

Sarıkamış Harekatı Tarihi. Tarihimizde acı ve karanlık bir sayfa olarak yerini almış olan Sarıkamış’ta aslında ne oldu? Sarıkamış Harekatı nedir? Neden yapılmıştır? Almanlar ile bir ilgisi var mı? Sarıkamış Harekatının planı nasıldır? Plana uyulmadığı için mi felaketle sonuçlandı? Allahuekber Dağlarında ne oldu? 90 bin şehit bir slogan mı, yoksa doğru mu?

Sarıkamış Harekatı Nedir?

Sarıkamış Harekatı Tarihi Sene 1914… Birinci Dünya Savaşı başladı. Rus limanlarını bombalayarak savaşa girdik. Ruslar Doğu Anadolu’da karadan taarruza başladılar. Onları Erzurum Köprüköy’de durdurduk. 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa Köprüköy Muharebeleri ile 1. Dünya Savaşındaki ilk başarımızı kazandı. Lakin İstanbul’dan taarruza geçme emri aldığı halde, 10 km. kadar kazandığı mevziden de geri çekilip savunma durumuna geçti. Bunun üzerine görevinden alındı ve yerini bizzat Enver Paşa aldı.

Enver Paşa, özellikle Hafız Hakkı Paşa ile Sarıkamış Harekatını birlikte planlandı. Bölgede keşifler yapıldı. Yürünecek güzergah tayin edildi. Her şey hazırdı. 9, 10 ve 11. Kolordular ile harekat düzenlenecekti. Çevirme harekatı yapılacak, Ruslar’ın kaçmasına izin verilmeden imha edilecekti. Tek sorun aralık ayında olunmasıydı. Ama harekatın biran önce yapılması gerekiyordu.

Sarıkamış Harekatı Neden Yapıldı?

Sarıkamış Harekatının yapılmasının üç önemli sebebi vardı.

1. Almanları Rahatlatmak İçin Mi?

Sarıkamış Harekatının Almanları rahatlatmak için yapıldığı çok söylenegelen bir dedikodudur. Birçok kimse bu teoriyi savunur. Bu teoriye göre Sarıkamış Harekatı ile Rus Ordusunun bir kısmı üzerimize çekilmiş ve doğu cephesinde Ruslar ile savaşan Almanlar rahatlamıştır.

Oysa Doğu Anadolu’da taarruza ilk başta Rusların başladığından bahsetmiştik. Ve Ruslar’ın gücünü Kasım ayında Köprüköy’de kırmıştık. Ruslar, Doğu Anadolu’da yeniden eski gücünü toplamadan önce bu harekat yapılmalıydı. Savaş planımıza göre Sarıkamış Harekatından sonra Batum’a kadar gidilecek ve Ruslar’a karşı savunma hattı Batum-Ardahan-Kars arasına çekilecekti.

2. Türk Ordusunun Yiyecek Sıkıntısı

Sarıkamış Harekatının yapılmasının bir başka nedeni yiyecek sıkıntısıydı. Orduyu besleyecek yiyecek çok azalmıştı. İki ay sonra askere verilebilecek gıda maddesi kalmayacaktı. Ancak Sarıkamış’ta Rus Askerlerinin lojistik depoları bulunuyordu. Gıda maddesi boldu. Hafız Hakkı Paşa günlüğünde bu durumu şöyle yazıyor:

Ordu sür’atle taarruzla Kars-Ardahan hattını tutmalı, muvaffak olursa orada Ruslar’ın birçok erzakını da bulur. Oradan firar edecek olan Rus ahalinin bırakacağı kışlık zahire de ayrıca üzerine caba! Binaenaleyh şu bir-iki ay içinde, yani memleket erzakı bitmeden Kars-Ardahan-Batum’u zapta çalışmalıdır.

3. Stratejik Düşünme – Sarıkamış Harekatının Bilinmeyen Nedeni – Arkasındaki Gerçekler

Sarıkamış Harekatının hiç konuşulmayan ve çok bilinmeyen bir nedeni daha vardır. O da Rusları savaşlarla yenemeyeceğimiz gerçeğidir.

Ruslar’ın 1914’teki nüfusu 175 milyon, Osmanlı’nın ise 22 milyondur. Osmanlı savaş başladığında 800.000 asker çıkarmış, daha sonra bu sayı 2 buçuk milyona kadar çıkmıştır. Ruslar ise savaş başladığında 12 milyon asker çıkarabilmişlerdir. Savaşlarda asker sayısının çok önemli olduğu o dönemde -bugün asker sayısı eskisi kadar önemli değildir- Osmanlı Rusya’yı nasıl yenebilirdi? Bir savaşta yense bile, elli sene sonrasını garanti edebilir miydi? İşte Sarıkamış Harekatının stratejik, uzun vadeli nedeni tam olarak bu soru üzerine başlar.

Hem nüfus hem de toprak olarak devasa büyüklükteki Rus Çarlığını durdurmak için, Orta Asya’da Rus egemenliğinde yaşayan İslam Halklarını ayaklandırmak gerekir. Ve tam tersi de geçerlidir. Osmanlı içerisinde de Ruslarla aynı inanca sahip Ortodoks Ermeniler yaşamaktadır. Eğer Ruslar Osmanlı toprağında ilerlerse dindaşları Ermenileri, Osmanlı Rus toprağında ilerlerse dindaşları olan Müslümanları ayaklandırabilir.

Hafız Hakkı Paşa’nın günlüğünde bu durum açıkça yazmaktadır:

Ruslar Osmanlı arazisini istila ettikleri vakit Ermeni ve Kürtler’i isyana teşvik edebilirler. Rus arazisine biz girecek olursak orada İslam ahaliyi ayaklandırmaya muvaffak olabiliriz.

Sarıkamış Harekatı Planı – Komutanları

11. Kolordunun Görevi: Sarıkamış Harekatı üç kolordu ve bir süvari tümeni ile gerçekleşti. Plana göre sağ taraftaki 11. Kolordu ve Süvari Tümeni Horasan önündeki Rus birliklerini sabit tutmakla görevliydi. Zaten en küçük birlik 11. Kolorduydu. Amacı ön cephedeki Rus birliklerini oyalamaktı. Horasan’daki Rus Kuvvetlerinin geriye doğru kaçıp, Sarıkamış’a destek olmalarını engelleyecekti.

9. Kolordunun Görevi: 11. Kolordu bu Rus kuvvetlerini oyalarken, 9. Kolordu küçük bir yay çizecek ve Rus Karargahının bulunduğu Karaurgan’ı işgal edecekti. Böylece 9. Kolordu, Horasan’daki öncü Rus Kuvvetlerinin arkasına düşecekti. Horasan’daki Rus Kuvvetleri 9. ve 11. Kolordular tarafından çevrilip imha edilebilecek hale geliyordu. Ama bu sonraki amaçtı. 11. Kolordunun oyaladığı Rus Birlikleri bekleyecekti. Öncelikli olan 10. Kolordu ile birleşip Sarıkamış’ı almaktı.

10. Kolordunun Görevi: 10. Kolordu 48 bin kişilik kuvvetiyle en vurucu gücü taşıyordu. Hafız Hakkı Albay’ın komutasındaki 10. Kolordu, sol taraftan büyük bir yay çizerek ilerleyecekti. Önce Oltu’yu alacak, sonra 26 Aralık’ta Bardız’da Enver Paşa’nın başını çektiği 9. Kolordu ile birleşip Sarıkamış’ı kuşatacaklardı.

Sarıkamış Harekat Planı
Resmi adıyla Sarıkamış İhata(Kuşatma) ve İmha Savaş Planı

Sarıkamış Harekatı Neden Başarısız Oldu?

Tatbik edilen, uygulanan Sarıkamış Harekat Planı

Hafız Hakkı Paşa’nın komuta ettiği 10. Kolordunun planlandığı şekilde hareket edememesi, Sarıkamış’taki başarısızlığın en temel nedeni oldu. 10. Kolordu Oltu’yu aldıktan sonra bir Rus Tugayı ile çarpıştı. Arazi şartlarından faydalanan Rus Tugayı, 10. Kolordu’ya çok vakit kaybettirdi. Hafız Hakkı Paşa Oltu’dan sonra güneye inmesi, Bardız’a gitmesi gerekirken bu Rus Tugayını Kosor’a kadar takip etti.

Hafız Hakkı Paşa ve 10. Kolordunun, 26 Aralık’ta Sarıkamış’ta 9. Kolordu ile buluşması gerekiyordu. Ama planlanan güzergahın dışına çıkmıştı. Bunun üzerine Kosor’dan Sarıkamış’a varmak için en kestirme yolu kullanmaya karar verdi. İki tümeni ile Allahuekber Dağlarından geçecekti.

Allahuekber Dağlarında 90 Bin Şehit Yalanı

Yeri gelmişken bunu da söyleyelim. Görüldüğü gibi Allahuekber Dağlarından geçmek planın bir parçası değildi. 10. Kolordunun komutanı Hafız Hakkı Albay, Oltu’dan sonra Bardız’a gitmesi gerekirken bir tümenini Bardız’a gönderip, iki tümeni ile Rus Tugayının peşinden Kosor’a gitti. Harekat planında değişikliğe gittiği için zaman kaybetmişti. Planlanan günde, yani 26 Aralık’ta Sarıkamış’ta olması gerektiği için hiç hesapta olmamasına rağmen, kestirme diye Allahuekber Dağlarından iki tümeni ile geçti.

Yani Allahuekber Dağlarından geçen asker sayısı 30 bindi. O yüzden 90 bin askerin kurşun atmadan, donarak şehit olduğu ifadesinin yalan olduğunu tekrar söylüyorum.

Peki bu 30 bin civarındaki Türk Askeri Allahuekber Dağlarından geçebildi mi?

Allahuekber Dağlarında Ne Oldu?

10. Kolorduya bağlı iki tümen gece yarısı Allahuekber Dağlarını geçmek için yola çıktılar. Ancak müthiş bir tipi başladı. Göz gözü görmez olmuştu. İki tümen birbirlerini Rus askeri sanıp çatışmaya başladılar. İki bine yakın askerimiz öylece şehit oldu. Tipiden yolunu bulamayan birçok asker kayboldu ve etraftaki köylere sığındı. Bazı askerlerimiz donarak şehit oldu.

Kaybolanlar, kaçanlar, köylere sığınanlar, donanlar, birbirlerini vuranlar… Allahuekber Dağları 10. Kolordu’nun 30 ve 31. Tümenleri için tam bir cehennem oldu. Allahuekber Dağlarına iki tümenle -yaklaşık 20 veya 30 bin kişi) giren Hafız Hakkı, çıktığında yanında 5 bin kişiyi ancak toparlayabildi.

Sarıkamış Harekat Planlarının Ruslar’ın Eline Geçmesi

23 Aralık’ta 10. Kolordu Oltu’yu zapt etmişti. Lakin kolordunun kurmay başkanı Nasuhi Bey, içinde Sarıkamış Harekat Planının da bulunduğu çantasıyla Ruslar’a esir düşmüştü. Ruslar 3 gün sonra Sarıkamış’a yapılacak olan taarruzdan böylece haberdar oldular. Ve bu durumda savaşın kaderini değiştirecekti.

Cephenin en sağında bulunan ve öncü Rus Birliklerini oyalayan 11. Kolordu ve süvari tümenini hatırlayalım. İşte planların Ruslar’ın eline geçmesi üzerine, Ruslar bu öncü kuvvetleri Sarıkamış’a geri çektiler. Hemde
9. ve 10. Kolorduların Sarıkamış’a saldırmasından bir önceki gece… Asıl vurucu güç olması gerekirken, çok zayıflamış olan 10. Kolordu ve 9. Kolordunun Sarıkamış’a yaptığı taarruz, düşmanın destek kuvvet almasıyla başarısızlıkla sonuçlandı. Ardından da geri çekilme emri verildi.

90 Bin Şehit Doğru mu?

Gerçek olan şu ki Sarıkamış Harekatının neden yapıldığını, sebeplerini, harekat planını, harekata kaç askerle girildiğini ve daha birçok detayı bilebiliriz. Lakin kaç şehit verildiği, özellikle kaçının donarak öldüğü konusu tam bir muammadır. Tarihçiler bu konuda kesin bir şey söyleyemezler. Birçok farklı kaynak, birbirinden çok farklı rakamlar vermektedir. Ancak halkımızın arasında bir dedikodu halinde yayılan kurşun atmadan donarak şehit olan 90 bin asker rakamı kesinlikle yanlıştır. Yanlış olan kısmı ise kurşun atmadan, savaşmadan Allahuekber dağlarında donarak ölme hikayeleridir. Çünkü Rusların 30 bin civarında kaybı vardır. Demek ki bir savaş gerçekleşmiştir. Ama bizim kaybımız 90 bin midir, değil midir, tartışılagelen bir konudur.

Bu konuda iki görüş var ve ikisini de burada özetlemek istiyorum.

90 Bin Şehit Yok Diyenler:

90 bin şehit yok diyen tarihçiler kanıt olarak ordudaki muharip kuvvet sayısının 75 bin olduğunu söylüyor ve 75 bin kişilik muharip kuvveti bulunan ordu, nasıl olur da 90 bin şehit çıkarır diye şaşırıyorlar. Ayrıca Rus Garnizon Komutanı Yudeniç’in verdiği rakamın: Türkler’den 18 bin ölü, 6 bin esir; Ruslar’dan ise 32 bin ölü, 10 bin esir olduğunu söylüyorlar.

90 Bin Şehit Var Diyenler:

90 bin şehit olduğunu iddia eden tarihçiler ise kaynağı iki yerden alıyorlar. Bunlardan ilki aşağıdaki tabloyu verip, savaştan geri dönen askerlerin sayısını ve harekattan önceki sayıları karşılaştırıyorlar. Tablodaki zaiyat; sadece şehitleri değil, yaralı, esir, kaçak ve yitikleri(kaybolmuş) de göstermekte… İkincisi ise Köprülü Şerif Bey’in çok tartışılan hatıratı…



Asker SayısıGeriye DönenZaiyat
9. Kolordu36.700– (hiç yok)36.700
10. Kolordu48.9002.20046.700
11. Kolordu27.0005.20021.800
2. Süvari Tümeni8.4001.5006.900
Toplam121.0008.900112.100

Şerif İlden(Köprülü Şerif) Sarıkamış Hakkında Doğru Mu Söylüyor?

Sarıkamış Harekatı Osmanlı’nın yaptığı ilk taarruzdur ve başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Devlet bu başarısızlığı saklamıştır. Sarıkamış Harekatı basına yapılan sıkı sansürle halkın duyması engellenmiştir. Bu gayet de mantıklı bir harekettir. Çünkü savaş halindeki memlekette Sarıkamış Harekatındaki başarısızlığı anlatmak, halkın ve askerin moralini düşürmekten başka bir şeye yaramaz.

Sarıkamış Harekatının tekrar gündeme gelmesi ise 1921 yılında Köprülü Şerif Bey’in gazeteye verdiği tefrikayla olur. Şerif Bey Sarıkamış Harekatında 9. Kolordunun Kurmay Başkanıdır. Savaşta esir düşmüş ve daha sonra esir mübadeleleri ile vatana tekrar dönüş yapmıştır. Gazeteye 1921 yılında verdiği tefrika ile halk bir anda Sarıkamış Faciasını ve 90 bin şehit olayını duymuş ve günümüzde bile popüler bir konu haline getirmiştir.

Köprülü Şerif’in Zamanlaması – Enver ve Mustafa Kemal Paşalar

Lakin bu tefrikanın çok manidar bir zamanlaması vardır. 1921 yılında Enver Paşa Batum’dadır ve Anadolu’ya geçme planları yapmaktadır. Anadolu’da ise Mustafa Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşı verilmektedir. Enver Paşa Anadolu’ya geçmek ister, lakin geçerse ikilik çıkacağı için Mustafa Kemal gelmemesini istemektedir.Bunu Enver Paşa’nın, Mustafa Kemal Paşa’ya yazdığı mektuplarında şöyle görüyoruz:

Şimdi sen, ben başta olmak üzere arkadaşların memlekete gelmemesini istiyorsun değil mi? Sebep de güya bizim gelmemizle memlekette bir ikilik çıkacak diyorsun, öyle mi? Halbuki ben ve arkadaşlarım o kanaatteyiz ki, eğer biz memlekette bulunsaydık, belki de bugün devam eden lüzumsuz tazyiklere hiç gerek kalmayacaktı. Çünki herkes görecekti ki, biz tazyik edilenleri aleyhinize teşvik değil, teskin edecek ve daha kolaylıkla birlikte yürüyecektik.

Mustafa Kemal Anadolu’daki mücadelenin lideridir. Enver’in Anadolu’ya geçmesini istemez. İstanbul merkezli İttihatçı gazeteler ile Ankara merkezli Kuvvacı gazeteler arasında bir propaganda savaşı başlar. İşte bu propaganda savaşının bir ürünüdür Şerif İlden’in Sarıkamış Hatıraları. 1921 yılında gazetede tefrika halinde çıkmış, 1922’de de kitap halinde basılmıştır. İçinde Enver Paşa’ya hakaret yağdıran onlarca ifade vardır. Amaç halkın gözünde Enver Paşayı küçük düşürmektir.

Bunu Ankara’nın gözüne girmek için yapmış olabilir Şerif İlden. Belki de emir almıştır. Belki de tamamen içten gelerek yazmıştır. Ama Sarıkamış hakkında yazılan bu ilk metnin zamanlamasına bakınca, Şerif İlden’in niyetine dair şüpheli yaklaşmak gerekir.

Sarıkamış Harekatı İle İlgili Bir Belgesel

Enver Paşa Kimdir? – Bir Kahramanın Biyografisi

Balkan Savaşları hakkındaki yazımız için tıklayın.