Seri Katil Marcel Petiot kimdir ? Cinayetleri İşlerken Savaşı Nasıl Kullanmıştır ?

Marcel Andre Henri Felix Petiot Kimdir ?

Marcel Petiot 17 Ocak 1897’de Auxerre, Fransa’da doğdu. Çocukluk ve gençlik döneminde ciddi davranış sorunları sergilemiştir. Bazı komşularının yaptığı açıklamalara göre çocukluk döneminde hayvanlara işkence ettiği söylenmiştir. Okulda da bir çok kez anormal şiddet eğilimleri gösteren Petiot, bu dönemlerde okuldan birçok ceza almış ve uzaklaştırma cezası ile karşılaşmıştır. Eğitimini tamamlamadan önce çeşitli okullardan birkaç kez kovulmuştur. En son babasının ısrarları ile, eğitimini 1915 Temmuz’unda Paris’te ki özel bir akademide bitirmiştir.

Suçla İlk Tanışması

İlk suçla tanışması 17 yaşında iken olmuştur. Bir posta kutusunu soymak suçundan yakalandı ve mahkemenin psikiyatri değerlendirme talebinden dolayı uzmanların karşısına çıkarıldı. Uzman doktorların verdiği rapor doğrultusunda ruhsal sağlığı yerinde olmadığı gerekçesi ile dava düştü. Daha sonra babasının zorlaması ile Paris’te ki özel bir okulda lise eğitimini tamamladı. 1916 yılında Birinci Dünya Savaşı zamanında orduya alındı. Şiddetli çarpışmalara maruz kalan Petiot’un ruhsal sorunları tekrar ortaya çıktı. Askeri hastanede tedavi görüp tekrar cepheye geri döndüğünde bu sefer hırsızlığa başladı. Ordu battaniyeleri, ilaç, morfin ve diğer askeri malzemelerin yanı sıra cüzdanlar, fotoğraflar ve mektupları çaldığı ortaya çıkınca askeri mahkemeye çıkarıldı ve hapis cezası aldı. Tekrar psikolojik problemler yaşadığı için, çeşitli akli dengesizlik teşhisleri ile hapis yatmaktan kurtuldu.

Ancak ruhsal problemlerine rağmen 1918 yılında tekrar orduya alındı. Bir kriz anında kendini bacağından vuran Petiot bu olaydan sonra yatırıldığı bir klinikteki doktorun raporu ile askerlikten bağını koparmasını sağladı. Askerlikle işi biten Petiot savaş gazilerine yönelik hızlandırılmış tıp eğitimi programına girdi. Sekiz aylık eğitimin ardından bir akıl hastanesinde stajyer olarak görev aldı. Stajının sorunsuz tamamlanmasından sonra Aralık 1921 de tıp diplomasını aldı.

Tıp diplomasının ardından Villanueve-sur-Yonne taşınan Petiot, ilk olarak halkın gözüne girmek için herkese fazlaca yardımda bulunmuştur. Daha sonraları resmi evraklarda usulsüzlük yaparak hem hastalardan hem de devletin yardım fonlarından para almıştır. Sadece bununla yetinmemiş o dönem yasak olan kürtajı, kendisinden talep eden herkese gizli gizli uygulamıştır. Reçetesiz ilaç ve morfin sağlamakta bir diğer yasak hizmetidir.

İlk Kurbanı

1926 yılında yaşlı bir hastasının kızı ile birlikte olmaya başladı. Birkaç ay sonra kız ortadan kayboldu ve yapılan incelemede, komşuları Petiot’u büyük bir valizi evden arabasına yüklemeye çalıştığını gördüklerini ifade etmişlerdir. Fakat başka delil bulunamadığı için Petiot suçlanmamıştır. Aynı yıl belediye başkanlığına adaylığını koyan Petiot, mevcut belediye başkanı kötülemek için parayla bir adam tutmuştur. Çeşitli karalamalarla rakibini zayıflatan Petriot seçimden galibiyetle ayrılır. Seçildikten kısa bir süre sonra hakkında çeşitli yolsuzluk suçlamaları artmaya başlar.

1927 yılında Georgette Lablais adlı kızla evlenir ve bir yıl sonra oğlu dünyaya gelir. 1931 yılında yolsuzluk ve hırsızlık ile ilgi birçok şikayet olduğundan dolayı Petiot görevden alınır. Birkaç ay sonra köy konseyine seçilen Petiot, bu sefer kaçak elektrik kullanmaktan suçlu bulunur ve bu görevinden de ayrılmak durumunda kalır.

Son olaydan sonra ailesi ile Paris’e taşınırlar. Alt tarafını muayenehane, üst katını ev olarak kullandıkları bir eve yerleşirler.  Burada da yasa dışı hizmetleri ile ün kazanmaya başlamıştır ve çevrede herkesin geldiği bir doktor olmuştur. Köydeki gelirinden çok daha fazlasını kazanmaya başlamıştır artık. İşlediği çeşitli suçlara rağmen başına neredeyse hiç ciddi sıkıntı gelmeyen Petiot, kitap çalarken yakalanmış ve mahkemeye çıkarılmıştır. Bu sefer de psikiyatri kliniğinde tedavi görmesi şartı ile hapse girmekten kurtulur.

Petiot ‘un Savaştan Faydalanmaya Başlaması

İkinci Dünya Savaşının çıktığı yıllarda kendisine farklı bir gelir kapısı arayan Petiot, kendisini Alman işgaline karşı direniş faaliyetlerinde göstermiştir. Alman güçleri ile başı derde giren herkesi savaştan uzak ülkelere kaçırabileceğini iddia ederek ortaya çıktı. Çalışma kampına götürülmek istenen gençlere sahte çürük raporları veriyordu. Direnişçileri tedavi ediyordu. Söylentiler yayılmaya başlayınca ülkeden kaçmak isteyenlere, çok çeşitli masrafların olduğunu ve kendisinin bunlardan kar etmediğini sadece yardım için yaptığını iddia ederek, gelenlerden 25 bin ile 40 bin frank istiyordu.

Yaktığı Cesetlerden Geriye Kalan Küller

Gelen müşterilerine ilk önce tifüs aşısı yapılması gerektiğini söylüyor ve onun yerine siyanür enjekte ediyordu. Daha sonra dışarı çıkıp gözetleme deliklerinden içeriye bakıyordu. Çırpınmaya başlayan kurbanın çırpınışlarını izliyor, öldüğünden emin olduğunda ise cesedi başka bir odadaki sönmemiş kireç dolu bir çukura atıyordu. Cesetler belli bir sayıya ulaştığında büyük fırında yakmaya başlıyordu. Son olarak ise, insanlardan geriye kalan eşyaları inceliyor ve işine yarayanları alıyordu. İlk dönemlerde başvuranlar arasında en çok Yahudiler bulunmaktaydı. Fakat her kesimden insan ülkeden kaçırılmak için Petiot’un kapısını çalıyordu. Gestapoya karşı direndiği düşünüldüğü için insanlar tarafından kahraman olarak görülüyor ve kimse ondan şüphe etmiyordu.

Yakalanışı ve Yargılanması

1944 yılında, komşusu fark ettiği kokudan dolayı polis ve itfaiyeye haber verdi. Olay yerine geldikten bir süre sonra içeri giren ekipler yanmakta olan büyük bir fırın gördüler ve biraz incelemeden sonra etrafta çeşitli elbiseler, biraz ilerideki kireç çukurunda ise parçalanmış insanları fark ettiler. Yedi ay saklanarak yaşayan Petiot sakal bırakmıştı ve gündüzleri dışarı çıkmaz olmuştu. O dönem Almanya’nın gücünü kaybetmesinden dolayı ortalık çok karışık bir hal almıştır. Almanlar’ın şehri terk etmesinden sonra Fransız polisi tekrar yükselmişti. Petiot ise bu kargaşadan yararlanarak, Henri Valeri sahte ismiyle, Fransız İç Emniyet Kuvvetlerine ( IFF ) katıldı. Daha sonra avukatı aracılığı gönderdiği bir mektup ile Petiot’un hala Paris’te olduğu anlaşılır ve soruşturma tekrar başlatılır. Artık bundan kurtulamayacağını düşünen Petiot kaçmak üzereyken metro istasyonunda yakalanır.

Polislerin bulduğu belgelere göre 63 kişinin ölümünden sorumlu olduğu düşünülmektedir. Fakat bunlardan sadece 27 kişinin kimliği belirlenebilmiştir. Davanın sonucu Petiot’un giyotin ile idam edilmesi ile sonuçlanmıştır ve 1946 yılında idam edilmiştir.

Kurbanlarına Ait Bavullar Mahkemede Delil Olarak Kullanılıyor