Türkiye Son 20 Yılda Ne Kadar Gelişti?

Bana mutluluğun resmini çizebilir misin, diye sorsalar ancak yukarıdaki tabloyu gösterebilirim. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) web sitesinden aldığım ilginç bilgileri burada paylaşmak istiyorum. Bu yazıda son yirmi yılda Türkiye gelişti mi sorusunun kültürel, sosyal, sağlık ve ekonomik anlamlarında cevaplarını arayacağız. Bunun için kütüphane, sinema, sinema seyircisi, yurt dışına gidenlerin sayısı, kişi başına düşen doktor sayısı, işsizlik oranları, gazete tirajları ve benzeri birçok rakamı göreceğiz.

Umut Mutluluk Gibi Duygusal İstatistikler

1. Hiç Mutlu Değiliz

Türkiye’de 2003 ile 2019 yılları arasında kendini çok mutlu hisseden insan sayısında yarı yarıya bir azalma var. Kendini çok mutsuz hisseden insanlar ise iki katı kadar artmış. Biraz daha dikkatli inceleyince mutlulukta düşüşün genel olmakla birlikte erkeklerde biraz daha fazla olduğunu görüyoruz. Sonuç şu ki son yirmi yılda pek de mutlu hissetmedik galiba.

2. En Mutlu ve En Mutsuz Şehirler

2013 yılında TÜİK yaşam memnuniyeti araştırması yapmış. İnsanlara kendilerini mutlu, mutsuz veya orta(ne mutlu ne mutsuz) olup olmadıkları sorulmuş. İnsanların %59’u mutlu, %10,8’i mutsuz, %30,2’si orta(ne mutlu ne mutsuz) hissettiğini söylemiş. Kendini en mutlu hisseden şehir %77,7 ile Sinop olmuş. Ondan sonra da Afyon, Bayburt, Kırıkkale, Kütahya ve Çankırı en mutlu illerimiz olarak üst sıralarda geziyor. En mutsuz şehirlerimizde birinci sırayı %42 ile Tunceli alıyor. Ondan sonra da Osmaniye, Diyarbakır, Antalya, Hatay ve Zonguldak takip ediyor.

3. Umutsuz Olduğum Bir Anda

TÜİK’in yaptığı araştırmada insanların geleceğe dönük umutları da sorulmuş. Toplamda insanımızın %77’si geleceğe umutla baktığını söylerken, %23’ü umutsuz olduğunu söylemiş. İllere göre en umutlu il %86 ile Balıkesir olmuş. %85’in üzerine çıkan sadece 6 il var ve bunlar sırayla: Balıkesir, Isparta, Rize, Bolu, Bayburt ve Giresun… Karadeniz’in bariz bir üstünlüğü var umut konusunda. Geleceğe dair en umutsuz şehirlerin ise %64 ile başını Diyarbakır çekiyor. Ardından Tunceli, Düzce, Mardin, Bitlis, Adana ve Muş olarak devam ediyor.

İlginç olan durum ise Antalya’nın %71,2 ile en umutsuz şehirler sıralamasında dokuzuncu, en mutsuz şehirler sıralamasında dördüncü olması…

Türkiye’nin İntihar İstatistikleri

2001 yılında Türkiye’de 2584 kişi intihar etmiş. 2019’a gelindiğinde bu sayı 3406’a çıkmış. Ancak oransal olarak pek bir fark yok. 2001’de yüz binde 3,97 olan intihar oranı 2019’da yüz binde 4,12 oranında…

Kültür Alanında İstatistikler

1. Halk Kütüphanelerinin Sayısı Azalırken, Kullanıcı Sayısı Artmış

2000 yılında Türkiye’de 1340 halk kütüphanesi varken, bu sayı 2018 yılında 1162’ye düşmüş. Yalnız halk kütüphanesi kullanıcı sayısı ise 2000 yılında 20 milyonken, 2018 yılında 28 milyona çıkmış.

2. Sinema Sayısı 5 Kat Artmış

2000 yılında Türkiye’de 606 sinema bulunmaktaymış. Bu sinemalara bir sene içinde toplam 7 milyon kişi seyirci olarak gitmiş. 2018 yılına gelindiğinde sinema sayısı 5, seyirci sayısı ise 4 kat kadar artmış.

3. Gazete/Dergi Tirajları Azaldı

TÜİK raporlarında gazete/dergi tirajlarının istatistiği en erken 2005 yılında başlıyor. 2005 yılındaki rakamlara göre Türkiye’de 4208 adet gazete ve dergi bulunuyormuş. Bir yıldaki toplam tirajları 1,6 milyarı geçiyor. 2008 yılında toplam tiraj 2,6 milyara kadar çıkarak en yüksek noktasına ulaşıyor. Bundan sonra internetin etkisiyle gazete ve dergilerin tirajları azalmaya başlıyor. 2018’deki istatistiğe göre 1,3 milyar civarlarında…

Türkiye’de İşsizlik Oranları

2005 yılında Türkiye’de işsizlik oranı %9,5’muş. Bu oran 2019 yılına gelindiğinde %13,7’ye çıkmış. Bu da demek oluyor ki gençler gerçekten iş bulamıyor.

Sağlık Alanında İstatistikler

1. Doktor Sayısı Arttı Lakin Hasta Sayısı Daha Çok Arttı

2009 yılındaki verilere göre 118.641 doktor bulunmaktaymış. 2018 yılına gelindiğinde toplam doktor sayısı 153.128’e yükselmiş. Lakin nüfusunda artması sayesinde kişi başına düşen doktor sayısında pek bir azalma olmamış. 2009 yılında kişi başına düşen doktor sayısı 612 iken, 2018’de bu sayı 536’ya düşmüş. Lakin burada ilginç olan bir durum var. Kişi başına düşen doktor sayısı azalsa da, doktor başına düşen hasta sayısı artmış durumda… Şöyle ki; 2009 yılında bir doktor 4447 hastaya bakarken, 2018 yılına gelindiğinde bir doktorun baktığı hasta sayısı 5110’a çıkmış. Yani doktor sayısı artsa da, doktora giden hasta sayısı daha çok artmış.

2. Hasta Yatak Sayısı

2000 yılında Türkiye’de toplam hasta yatağı sayısı 135 binken, 1000 kişi başına düşen yatak sayısı 2,08’miş. 2018 yılına gelindiğinde hasta yatağı sayısı neredeyse iki kat artarak 232 bine çıkmış. Lakin 1000 kişi başına düşen yatak sayısı ancak 2,83’e çıkabilmiş.

3. Sağlık Harcamalarının GSMH’da Oranı Azaldı

2000 yılında toplam sağlık harcaması 8 milyon TL iken, bunun GSMH(Gayri Safi Milli Hasıla’ya) oranı %4,7’ymiş. Sağlık harcamaları her sene artarak ilerlemiş. Öyle ki 2018 yılına gelindiğinde 165 milyon TL’ye çıkmış. Lakin 2018’deki sağlık harcamalarının GSMH’ya oranı %4,4… Yani bütçenin daha az kısmını sağlık harcamalarına ayırmışız.

Tatil Alanında İstatistikler

1. Yurt Dışına Gidenler Arttı

2003 yılında 3,6 milyon Türk Vatandaşı yurt dışına çıkmışken, 2019 yılına gelindiğinde bu sayı 10 milyona kadar çıkıyor.

2. Yurt İçi Tatile Gidenlerin Sayısında Bir Değişiklik Olmadı.

TÜİK verilerine göre 2009 yılında 60.888 kişi yurt içinde tatile gitti. Bunlar ortalama olarak 8,4 gece tatilde kaldılar. Kişi başına ortalama 201-TL harcadılar. 2019 yılına gelindiğinde ise bu sayıda pek bir değişiklik olmadı. 78.202 seyahat gerçekleşti. Ortalama 8,1 gece tatil yaptılar ve kişi başı 625-TL ortalama harcama yaptılar. Enflasyonu da düşününce ortada önemli bir fark olmadığını görüyoruz.

Hukuk ve Adalet Alanında İstatistikler

1. Hükümlü ve Tutuklu Sayısı 5 Kat Arttı

En ilginç bulduğum istatistiklerden biri de hükümlü ve tutuklu sayısının verileri oldu. 2000 yılında 50 bin tutuklu bulunurken, bu sayı 2018 yılına gelindiğinde 260 binin üzerine çıkmış durumda. Bu da demek oluyor ki toplumda büyük bir bozulma meydana gelmiş. 2000 yılında nüfus 68 milyonken, 2018 yılında 80 milyona çıkmış. Demek oluyor ki nüfusumuz 1/5 oranında artarken, suç oranlarımız 5 katı kadar artmış.

2. Hakim Başına Düşen Dava Sayısında Bir Değişiklik Yok

2000 yılında Türkiye’de 5500 hakim bulunmakta ve hakim başına düşen dava sayısı 860 kadarmış. 2013 yılına gelindiğinde hakim sayısı 8300’e çıkmış. Hakim başına düşen dava sayısı da 760 inmiş. Yani hakim başına düşen dava sayısında pek bir değişiklik olmamış.

Ulaşım İstatistikleri – Araba, Tren ve Uçak

1. Araba Sayısı 3 Kat Arttı

TÜİK’in Emniyet Genel Müdürlüğünden aldığı bilgilere göre 2000 yılında motorlu kara taşıt sayısı 8 milyon kadarken, bu sayı 2020 yılına gelindiğinde 3 katı kadar artarak 24 milyona yaklaşmış.

2. Trenlerin Yolcu Sayısı 2 Kat Artmış

2000 yılında demir yolları 8600 km’yken, 2018 yılında %20 kadar artarak 10.300 km’ye çıkmış. Lakin trenlerin yolcu sayısı 2000 yılında 85 binken, 2018’e gelindiğinde 185 bine çıkarak iki katından fazla bir artış göstermiş.

3. Uçağa Binenlerin Sayısında Büyük Artış

2000 yılında uçağa binen yolcu sayısı 35 milyonken, 2018’de 210 milyon kişi uçağa binmiş. Yani 6 katlık bir artış var. Ancak asıl artış iç hatlarda olmuş. 2000 yılında iç hatları kullanan yolcu sayısı 13 milyonken, 2018’de 113 milyona çıkmış.

Ülkelere Göre Türkiyenin Şaşırtıcı İstatistikleri