Wilson İlkeleri-Prensipleri Nelerdir, ABD’nin Gizli Amaçları Neydi ?

1. Dünya Savaşı’nda 1917 yılında ABD itilaf devletleri tarafında savaşa girmiş ve savaşın sonucunu belirlemişti. Savaşın sonunda 8 Ocak 1918 tarihinde, ABD Başkanı Woodrow Wilson barış için 14 ilkeyi ortaya attı. Bu ilkeler mağlup olan devletleri de gözetme, savaş sonrası barışı koruma iddaasındaydı.

Wilson’un 14 İlkesi

1- Açık barış antlaşmaları ve açık diplomasi

2- Karasuları dışında, savaşta ve barışta, denizlerin mutlak serbestisi

3- Bütün ekonomik engellerin mümkün olduğu kadar kaldırılması

4- Milli silahlanmaların azaltılması için gerekli ve yeter garantiler

5- Sömürge isteklerinin, ilgili halkların menfaatleri ile yetkileri sonradan tespit edilecek olan sömürgeci devletin istekleri aynı derecede göz önünde tutulmak suretiyle, mutlak bir tarafsızlıkla çözümlenmesi

6- Bütün Rusya toprakları boşaltışacak ve devletlerinde yardımı ile Rusya’ya kendi gelişmesini sağlamak için her türlü imkan verilecek

7- Belçika’ya tam ve bağımsız egemenliğinin geri verilmesi

8- İşgal edilen Fransız topraklarının boşaltılması ve Prusya’nın 1871 de Alsace – Loren meselesinde yaptığı hatanın düzeltilmesi suretiyle barışın teminat altına alınması

9- İtalyan sınırlarının milliyet esasına göre düzenlenmesi

10- Avusturya – Macaristan İmparatorluğu halklarına muhtar gelişme imkanlarının verilmesi

11- Romanya, Sırbistan ve Karadağ toprakları boşaltılacak ve Sırbistan’a deniz ulaşımı olan toprak verilecek, Balkan devletlerinin münasebetleri milliyetçilik prensibine göre düzenlenecek

12- Osmanlı İmparatorluğu’nun  Türk olan kısımlarının egemenliği sağlanacak, fakat Türk olmayan milliyetlere muhtar gelişme imkanları verilecek. Çanakkale boğazı devamlı olarak bütün milletlerin gemilerine açık olacak ve bu milletler arası garanti altına alınacak.

13- Bağımsız bir Polonya kurulacak

14- Büyük ve küçük bütün devletlere, siyasi bağımsızlıklarını ve toprak bütünlüklerini karşılıklı olarak garanti altına almak imkanını sağlamak amacı ile bir milletler teşkilatı kurmak

Wilson Maddelerinin ABD’ye Yararı

1. Dünya savaşı sonunda ABD, Wilson ilkeleriyle yeni bir dünya düzeni önerdi. Bu ilkelerin ardında ABD’nin ekonomik çıkarları ve kendi ideolojisini yayma isteği bulunmaktaydı. Ama bu istekler; açık diplomasi, genel silahsızlanma, ticari engellerin kaldırılması, sömürgeciliğe karşı bir duruşla maskelenmişti.

Amerika’nın savaşa girmesinin iki temel sebebi vardı. Bunlardan birisi İtilaf devletlerine gönderdiği ticaret gemilerine Almanya’nın saldırmasıydı. Bu Amerika’nın deniz ticaretine ne kadar önem verdiğini gösteren bir olaydır. Tüm dünya sömürgecilik yarışının sonucu çıkan büyük savaşta birbirini tüketmişti. 1. Dünya Savaşı sonrasında ise ABD güçlü bir sanayiye, zengin kaynaklara, tüm dünyaya uzanan bir ticaret ağına sahipti. Teknolojik olarak ilerlemişti ve ticaretinin devam etmesini istiyordu. 2 ve 3. maddeler ekonomik engellerin kaldırılarak ticaretin serbestleştirilmesini ister. Bu ABD’nin ekonomik amaçlı çıkarımıydı. 1 ve 4. maddeler bir iyi niyet gösterisiydi. 5’den 13’e kadar olan maddeler siyasi – askeri konulardı. Burada yeni dünya düzeninin sınırlarının nasıl çizileceği yer alıyordu. Bundan sonra 14. maddede de bu sınırları yani barışı korumak için Milletler Cemiyetinin kurulması öngörülüyordu.

Sonuç – Woodrow Wilson’un Niyeti

1. Dünya Savaşı sonrasında ABD güçlü bir sanayiye, zengin kaynaklara, tüm dünyaya uzanan bir ticaret ağına sahipti. Teknolojik olarak ilerlemişti. Dünya savaşı sonunda ABD, Wilson ilkeleriyle yeni bir dünya düzeni önerdi. Bu ilkelerin ardında ABD’nin ekonomik çıkarına ve kendi ideolojisini dünyaya yayma çabasına şahit olunsa da bu ilkeler iyi yönleriyle de işe yaramıştır. Bugün dünyada BM’ye üye olan 193 devlet bulunmaktadır. Bu kadar çok sayıda devlet olabileceği; 20.yy’ın başında kimsenin aklına gelmezdi. Self-determinasyon ilkesinin özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan onlarca devlete esin veya meşruiyet kaynağı olduğunu kabul etmek gerekir.

Wilson İlkelerinin dünya adına en önemli kazancı ise uluslar üstünde bir hukuk olması, Milletler Cemiyeti yada bugünkü adıyla Birleşmiş Milletlerin kurularak devletler arasındaki ilişkileri düzenlemesi düşüncesiydi. Bu devletlerin birbiriyle savaşmasına engel olabilecek hala yegane idealdir. Bu düşünce pratiğe dökülse de yine de ideal olarak kalmıştır.

Dünya barışı, self determinasyon, sömürge karşıtı idealist başkan… Woodrow Wilson’un 8 Ocak 1918’deki konuşması gerçekten tarihe altın harflerle kazınmıştır. Ancak bu güzelim anlayışı kendi bulunduğu kıtada hayata geçirmemiştir. Bu da niyeti hakkında kuşkulara yol açar. Wilson zamanında Meksika topraklarının üçte biri ABD tarafından alınmıştır.