Yalnızlık Mı Toplumsal Yaşam Mı ?

Yalnızlık

Yıllardır arzuladığım şeydir yalnızlık. Bazen huzur istediğim için bazen korkulardan ve çaresizlikten kurtulmak için, pişmanlıklar, sorumluluklar, kızgınlıklar, umutsuzluklar daha bir çok nedeni var  yalnızlığa olan düşkünlüğümün.

Toplumun insanı boğan yapısı bir çok kişiye aynı hissi verebilir, kaçıp kurtulmak için bitmek bilmez bir istek duyarlar. Fakat kaçıp kurtulmak, adındaki gibi, bizleri gerçekten kurtuluşa ulaştırabilir mi ? Ya yalnızlığın ortasında tamamen kaybolursak.

Hayatımızda Amaçların Önemi

Hayatımızı sürükleyen şeylerin başında ” amaçlar ” geliyor. İnsan sürekli yeni hedefler oluşturarak yoluna devam ediyor. Bu amaçlar en basitinden en kapsamlısına kadar geniş bir alanı kapsıyor ve sadece belli bir plan ve düzenlemeden sonra ortaya çıkmıyorlar. Bizler farkında bile olmadan sürekli yeni amaçlar ediniyoruz. Muhakkak yalnızlığa sahip olduğumuzda da bir çok amacımız olacak. Yalnızlığın sunduğu amaçların, hayatın temel sorularına, bireysel olarak cevap verme odaklı olduğunu düşünüyorum. Yalnızlık, hayatta sürekli sorduğumuz ” neden ” ile başlayan sorulara, bir takım cevaplar sunabilir.

Ancak bu cevapların doğru olma ihtimali var mı ? Bireysel olarak evet, mutlak olarak mümkün değil. Bizler bulduğumuz cevapları mutlak sanabiliriz fakat bu onları mutlak yapmaz. İnsanlar çok bağlı bir şekilde, sonuna kadar inandıkları düşüncelerini kesin doğru olarak görüyorlar, fakat bir düşünceye çılgınlar gibi inanmak onu mutlak olarak doğru yapmıyor. Bu çok basit bir farkındalıktır.

Toplum ve Bilimin Önemi

Sorulara mutlak cevapları verebilmenin yolu bilimden geçiyor. Bireyin tek başına, toplumun gösterdiği gelişmeyi sağlayabilme olanağı mümkün olmadığına göre, yalnızlık sadece bireysel sorulara, bireysel cevaplar ve doğrular sunabilir. Tabi ki, eski dönemlerde üstün zihinlere sahip bir çok düşünür ve bilim insanı kendi zekaları ve imkanları ile üst düzey sorulara üst düzey cevaplar vermişlerdir. Fakat mutlak cevabı sadece gelişim ve akabinde bilim verecektir.

Toplum içinde tahammül edilmesi gereken şeyler, bazı dönemlerde insanları iyice bunaltabilir. Özellikle bireyin umutsuzluğa düşmesini sağlayabilecek etkenler yalnızlık isteğini güçlendirebilir. Yaşanılan toplumun ve dünyanın genel olarak yozlaşması ve kontrol edilemez şekilde olumsuzluk oluşturması ve barındırması, insana, ciddi ölçüde yalnızlığın bir kurtuluş olarak gözükmesine neden oluyor olabilir. Bireyin tek başına dünyanın ve yaşamın tüm alanlarını anlayabilme ve üstesinden gelebilme ihtimali yok denecek kadar azdır.

Gün içinde bir çok anda yalnızlık isteği gelir. Çevremdeki insanların önem verdiği konular ve hayatta gerçek öneme sahip meselelerin arasında ki uçurum her zaman şaşırtmıştır beni. Klasik ifade olsa da kendi gıdanı elde etmek, çeşit çeşit hayvan ve toprakla uğraşmak, bunları yaparken istediğini düşünmek için sınırsız zaman çok cezbedici geliyor. Özellikle toplumun önemli gördüğü şeyleri düşündüğümde.

Yine de yalnızlık sürekli arzu edip asla elde edemeyeceğim bir durum olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

 

Bu deneme yazısı şahsi görüşüm ve yorumumdur. Herhangi bir tavsiye niteliğinde değildir.